Ana içeriğe atla

ggh

BİLİNÇLİ YATIRIMCI HAZIRLIKSIZ MARKALARI TERLETECEK

12.08.2020 - 11:23

Erem Yayın Grubu ve MedyaFors Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Erem ile franchise sistemini konuştuk. Özellikle bilinçli yatırımcıyı sisteme çekerken zincir markalardan hazırlıklı olmalarını isteyen Erem, “Bilinç yatırımcı kolay ikna olmaz, kılı kırk yarar. Öyle sorular sorar, öyle talepleri olur ki, hazırlıksız, yetersiz markaları terletir.” dedi.

‘Bayim Olur musun?’un franchise sistemindeki yerinden bahseder misiniz?

Üçlü yatırım bacağı olarak; döviz, emlak ve borsa deriz ya hep… Aslında literatüre henüz girmemiş olsa da, dördüncü bacağın franchise ve bayilik yatırımı olduğunu hepimiz biliyoruz. Yatırımcıları diğer üçlü bacaktan bu tarafa çekmek de bizim işimiz; zaten fuarıyla portalıyla ‘Bayim Olur musun?’ gerçeği, bugün artık 48 bin franchise ve bayilik yatırımcı üyesiyle, sektörümüze rehber olmaya, yatırımcılarla markaları buluşturmaya, eşleştirmeye devam ediyor.

Bu yatırımcıları franchise sistemine çekmek zor bir iş mi?

Pandemi sürecinde, şu son birkaç ayda borsaya yatırımcı olarak giren ve borsada yatırım yapan yaklaşık 200 bin kişi, toplam yatırımcı sayısını arttırarak, BİST İstanbul borsamızı tüm zamanların en yüksek yatırımcı sayısına ulaştıran yatırımcılar var ya, işte onlardan bahsediyorum. Borsa yatırımcısı nispeten bilinçli bir yatırımcıdır. Aracı kurumlar kızmasın bana, meşhur borsa mottosu; “Kâr cebe yakışır” diyenlerin cebindeki o kârlarla, franchise sektörüne yatırım yapılması için uğraşıyorum, hepten borsayı terk etsinler diye değil.

Ancak zorludur borsa yatırımcısı. Bilinçlidir, kolay ikna olmaz. Kılı kırk yarar, yukarıda dediğim gibi, “parayı bilir”. Öyle sorular sorar, öyle talepleri olur ki, hazırlıksız, yetersiz markaları terletir. Mesela, ‘Bugüne kadar ilk görüşmelerde, franchise yatırımcı adaylarına sunduğunuz gelir gider projeksiyonları gerçekleşti mi?’, ‘Eğer gerçekleştiyse bu projeksiyonu gerçekleştiren franchisee’nizdan onaylı bir denetim raporu istediniz mi?’, ‘Bu gerçekleşmiş onaylı raporu, franchise yatırımcı adayınızla paylaştınız mı?’, ‘Sizden böyle bir raporu görmek isteyen, bilançonuzu, kar zarar tablonuzu görmek isteyen bir yatırımcı adayıyla karşılaştınız mı?’ gibi sorularla hazırlıksız markaları köşeye sıkıştırır.

Bayilik veren firmalar ile yatırımcı arasındaki ilişki nasıl olmalı?

Az önce ‘bilinçli yatırımcı’ derken hemen gerilmeye gerek yok. Sadakat beklediğiniz, markanızın adeta uç beyi konumunda olacak ve kendi sermayesini size güvenerek ortaya koyacak, amacı ise tamamen kar etmek, kazanmak olan bir yatırımcı adayından bahsediyorum. Sonuçta bu yatırımcı sizin markanızın ortağı olmayacak, yarın öbür gün markanızı satarsanız bundan bir pay da almayacak. Sadece ve sadece günübirlik kazanç bekleyen, bunun için çalışacak, çabalayacak ve bunu yaparken de, yol boyunca markanıza değer katmış olacak bir yatırımcıdan bahsediyorum. ‘Yol boyunca’ demişken; eğer franchise yatırımcınız yol boyunca size borçlanıyorsa ve bu borç makul periyodik tedarik süreci ötesinde, gelir gider uçurumundan kaynaklanan, giderek artan bir borçsa, burada sizden yani markanızın yönetiminden kaynaklanan büyük bir hata var demektir. İstisnalar da kaideyi bozmaz. Şu yaşadığımız pandemi süreci gibi, topyekûn bir kriz döneminden bağımsız olarak yapıyorum bu değerlendirmeyi tabi ki.

Bu ilişkide itibar da önemli değil mi?

Bir marka için tüketici nezdinde yarattığı itibar kadar, markanın kendi franchise yatırımcısı, bayisi nezdinde itibar sağlaması ve bunu iyi yönetmesi de, o kadar kıymetlidir. İtibar, yatırımcı adayınızla daha ilk tanıştığınız andan, sözleşmelere ıslak imzaların atılmasıyla başlayan operasyonel sürecin sonuna kadar da korunması gereken gözle görülmeyen, elle tutulmayan bir değerdir, bir asettir.

Son olarak ayrılma hakkı ve geri ödeme konularında bilgi verir misiniz?

marka-bayi ilişkisi sonsuza kadar devam edecek diye bir şey yok. Süresinden önce, iki tarafın da rızasıyla ve hukuka intikal etmiş etik dışı bir süreç yaşanmıyorsa, ayrılığın da centilmenlik kuralları dâhilinde bir erdem olduğunu, iki taraf da bilerek hareket etmek durumundadır. Ayrıca, işin başında alınan franchise bedelinin eksiksiz olarak iade edilmesi, franchise bedeli alınmamış, sadece yatırım yaptırıldıysa, yatırımın yapıldığı tarihteki miktarın yine eksiksiz olarak yatırımcıya iade edilmesi gerekir. Ayrılma hak ve şartlarının her türlü detayıyla, franchise sözleşmelerinde yer alması bana göre bugün yaşanan ve tatsızlıklara sebep olan ayrılma biçimlerini en aza indirgeyecektir. Bu şekilde franchise veren bir marka, orta ve uzun vadede, kendi liginde, en üst sıralarda yer alan, yer alacak bir markadır. Eğer bir franchise yatırımcısı, işler başta düşündüğü, hayal ettiği gibi gitmediği anda, markadan yatırımını eksiksiz olarak geri alabileceği bir sözleşme imzalayabiliyorsa, bunu uygulayacak markalarımız için sektör bir yatırımcı cennetine dönüşecektir.

nb

Yukarı