Ana içeriğe atla

ggh

MEHMET AKALIN: “ İŞ HAYATINIZDA YA TOZU DUMANA KATARSINIZ YA DA TOZU DUMANI YUTARSINIZ“

06.09.2021 - 10:44

Mall Mart Türk Genel Müdürü Mehmet Akalın AVM Yatırımcıları ve perakende sektörü için verdiği demeçlerin ardından başarı ile ilgili “Rekabet üstü olmanın artı değer sağlayan başlıca kaynaklarından biri, “yaratıcılıktır”. Bunun hep faydasını gördüm. Harekete başlayın, başladınız mı sakın durmayın. Karar, disiplin, tutku, netlik ışığınız olacaktır.” dedi.

 

Pembe Panter, “dının nının nın nın nının nınıı” ezgisi ile aklımıza kazınan sofistike, kurnaz ve yaramaz bir karakter olan Pembe Panter’i ve maceralarını bir çoğunuz hatırlar.  Pembe Panter, başından eksik olmayan, nereye gitse tepesinde gezen kara buluta rağmen pes etmeden maceralarına devam ederdi. İşte sektörümüzün omurgasını oluşturan Avm Yatırımcıları ve perakendeciler ile sektörle ilişkili tüm iş insanlarının uzun zamandır Pembe Panter’in karabulutu ile gezmektedir. Hepimiz bu karabuluta rağmen ayakta kalmaya, ileriye gitmeye ve yılmadan yatırım yapmaya devam ediyoruz. En son Covid-19 belası ile çaya atılmış küp şeker gibi olduk. Ancak, bu sefer gündemi değiştirip gençler hakkında yazmak istiyorum. Gençlerin durumu bizden daha da beter. Onların taşıdığı kaygıları yakın çevremden daha net dinliyorum. Biraz olsun onların kaygılarını azaltmak için bir süredir sohbetler etmeye başladık. Bu sohbetler planlı ve programlı mini “Kariyer Hikayeleri” toplantıları halini aldı. Bugün, yaptığımız toplantılarımızdan filtre ettiğim, gençlerden gelen soruları ve verdiğim cevapları sizlerle paylaşacağım.

 

Her insanın hayalinde bir meslek vardır.  Profesyonel hayatınıza başlamadan önce hedefleriniz ve hayalleriniz nelerdi?

Bazı insanların hayalleri, umutları, beklentileri vardır; bazısının da hedefleri, planları ve eylemleri… Hayaller kurmaya vakit olmayan, umutların hep kırıldığı bir ülkede yaşıyoruz.  Hedefleri, planları ve eylemleri olan insanların istediklerine kavuşabildiklerini çoğunlukla gözlemledim. Onlar, günlük ve acil işleri ilk sıraya almayıp uzun vadeli hedefleri planlayıp eyleme geçenlerdi. Yani kavanozuna önce büyük taşları doldurur. Sonrasında çakıl taşları ve ardından kumları… Kısacası hayalimde meslek olmadı ama hedeflerim vardı. Meslek beni hedeflerime götürecek araçtı. Çalışma hayatım bana hep yeni vasıflar, bilgiler, deneyimler kazandırmış, kazandırmaya devam ediyorlar. Ancak şunu da net olarak söylemeliyim ki, “tutku, çalışkanlık, adanmışlık ve yaratıcılık” sahip olduğum en değerli özellikler. Bunlar olmasa hedeflerime ulaşamazdım.
 

Doğru kariyer, doğru eğitim stratejisiyle başlar, yolun başında ki gençlere neleri tavsiye edersiniz?

 

“Kazanmak ve başarmak için kişinin sahip olması gereken birkaç nitelik var;

Hedefinin kesinliği,

 Ne istediğini bilmek,

 Ona sahip olma konusundaki dayanılmaz bir arzu,

 Çalışkanlık,

 Yaratıcılık,

 Tutku…

Kişi hayatının her alanıyla ilgili neler başarmak istediğinizi tespit etmelidir. Kişi kendine dürüst bir şekilde neyi ne kadar yapabileceğini söylemelidir. Kendinle yüzleşme kendine açıklık çok önemlidir. Ne istediğinizi bilmeniz ve başarmanın yollarının net bir şekilde belirlenmesi gerekir. Ne yapacağınızı, hangi sıra ile ve neden yapacağınızı bilmeden bir iş yapmak kesinlikle başarısızlık getirir.     “Başarı merdivenini tırmanmaya başlamadan önce, onun doğru binaya yaslı olup olmadığını kontrol edin.” (Stephen R. Covey). Covey’nin bu sözüne Türkiye’nin gerçeklerine göre birde ilave yapmak lazım. “….ve aklınızı kiraya vermeyin”.

Rekabet üstü olmanın artı değer sağlayan başlıca kaynaklarından biri, “yaratıcılıktır”. Bunun hep faydasını gördüm. Harekete başlayın, başladınız mı sakın durmayın. Karar, disiplin, tutku, netlik ışığınız olacaktır.

 

İnsan kaynakları yönetiminde hangi kriterleri değerlendiriyorsunuz?

İşletmelerde, çalışanların yetenek ve yetkinliklerinin düzeyi giderek önemli bir performans kriteri haline gelmektedir. Ben birde buna yaratıcılık yönetimini ilave ediyorum. Yaratıcılık, çalışanın düşünme ve yorumlama yeteneklerini geliştirmeye uygun ortam hazırlayan bir yönetimdir. İnsan işletmedeki en önemli “özkaynak”tır. Çalışanlarımıza, kendilerinin kalite ve verimlilik artışının temel kaynağı olarak değerlendirmelerini sağlamalıyız.

 

Başarılı kariyeri nasıl tanımlarsınız?

Tarih iki tür insan kaydetti: Tarihi yapanlar ve tarihe malzeme olanlar. Başarılı kariyerde böyledir. Yükselen ve tarihe geçenler ile diğerleri… Mesele siz hangisi olacaksınız? İş hayatında ya tozu dumana katarsınız, ya da tozu dumanı yutarsınız. Eğer kendi kariyeriniz ile ilgili planlarınız yok ise, planı olanların planlarına dâhil olursunuz. Kariyerde başarı tutku, azim gerektirir, adanmışlık gerektirir, tutku, azim ve adanmışlık ise irade. Diğer yandan da birey değil ekibinle birlik olmak gerekir. Buna örnek bir alıntı aktarmak istiyorum.

 “USA’da dünya paralimpik olimpiyatı düzenleniyor. Yüz metre yarışı; Down Sendromlu koşucular… Yarış başladığında koşuculardan birinin ayağı takılıyor, düşüyor ve acıyla bağırmaya başlıyor. Çok ilginç bir şey oluyor, diğer koşucular geriye dönüyorlar ve düşen atleti kaldırıyorlar. Down Sendromlu bir kız, oğlanı öpüyor: ‘Bu onu iyileştirir’ diyor. Kollarına girip teselli ediyorlar ve hep beraber yürüyerek yarış çizgisini geçiyorlar.

Bize, ‘başarı başarı’ diye öğrettikleri şey belki de bence başarı değildir. Sadece kazanmak… Başarı ile kazanmak arasında ki çizgi çok ince. ‘Birilerini modelle, onun yaptıklarını yap, sen de başarırsın…’ bence başarmak değil kazanmak oluyor. Acaba birbirini hırsla geçmeye çalışan bizler mi daha insanız, yoksa düşen arkadaşlarını kaldırmaya çalışan özel insanlar mı?

Aldığımız eğitimler ile çalışacağımız sektörler her zaman paralel gitmiyor. “Evet! Bu benim işim” diyebilmenin anahtarı nedir? 

Birçok genç için aldığı eğitim ile paralel iş hayatında kariyer yapması ülkemizde düşük ihtimaldir. Meslek açısından kişinin kendisini ölçmesi tartması ve en önemli kendine dürüst ve açıklık içinde olması gerekiyor. Bu kişiye meslek seçiminde bir kısa liste oluşturuyor. Bu kısa listeyi okul hayatında edinilen akademik bilgi ve deneyimler biraz daha kısaltıyor. Bundan sonrası için geriye kalanlar içinde ülkemizin gerçekleri, yüksek mevkilerde tanıdıklar ve biraz şans ile meslek sahibi oluyorsunuz. Kader payını da unutmayalım elbette. Evet bu benim işim diyebilmek için bunu söyleme anını beklemeden o ana giden yolu baştan planlamak gerekiyor. Bunu yapabilenler hem başaranlar hem de kazananlardır.

 

 

Genellikle üniversitelerde teorik bilgi veriliyor. Şirketler ise mezun olan öğrencilerin yalnızca bu bilgilerle dolu olmasına sıcak bakmıyor. Sizin bu durum hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

 

Tüm üniversiteler için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Çok azda olsa bazı üniversiteler bireyi akademik olarak eğitirken, hayata karşıda yoğurmaktadır. Bu üniversitelerde hayatına yön verebilen, farkındalığı yüksek, ne istediğini bilen, düşünen, geliştiren ve yaratıcı bireyler yetiştirmekteler. Bu üniversite öğrencilerinin iş hayatında çabuk iş bulmaları ve hızla yükselmelerinin en önemli sebebi budur. Ancak, şu da bir gerçek ki, birçok şirket salt teorik bilgiler ile gelen yeni mezunları tercih etmemekte, deneyim aramaktadır. Herkes deneyimli arıyorsa, peki bu kişiler nasıl deneyim kazanacak? İronik bir durum ortaya çıkıyor. Bunun kırılma noktası bu genç insanlara fırsat verme cesaretini gösteren profesyonellerdir. Kendimden örnek vermem gerekirse yeni mezun almaktan imtina etmediğim gibi başvuru yapan genç arkadaşları cesaretlendirmeye çalışıyorum.

nb

Yukarı