Kapak

HER DEPARTMANIN BAŞINDA BİR ORTAĞIMIZ VAR, FAKAT TEK PATRON MAYDONOZ DÖNER

2022 yılında yüzde 100 büyüme oranı ile 2 ülkede faaliyet gösteren Maydonoz Döner, Avrupa ve Orta Doğu’da büyümek için çalışmalarını hızla sürdürüyor. Yılların getirdiği tecrübeler doğrultusunda kalite, servis ve temizlik prensipleri ile yola çıkarak ciddi cirolar ve başarılar yakalayan marka adına Franchise’dan Sorumlu Maydonoz Döner Yönetim Kurulu Üyesi Cuma Dağlı Mart sayımızda kapak konuğumuz oldu.

Okuyucularımız için kendinizi ve mesleğe nasıl başladığınızı anlatır mısınız?

Öncelikle, ülke olarak dünyada eşi benzeri çok zor görülecek bir felaketi yaşadık. 10 ilimizi etkileyen deprem tüm Türkiye’yi ve bizleri üzüntüye boğdu. Ama inanıyorum ki biz güçlü bir milletiz, her zaman olduğu gibi yaralarımızı birlik ve beraberlik içinde saracağız. Sizlerin vasıtasıyla da tekrar hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı ve sabır dilerken, bölgede bulunan vatandaşlarımıza da güç ve kolaylıklar diliyorum. 1988 yılında Aksaray ilinin, Eskil ilçesinin, Böget köyünde dünyaya geldim. Ailem çiftçilikle uğraşıyordu, tarım ve hayvancılıkla ilgileniyordu. Biz de çocuk yaşta kendimizi tarlaların içerisinde bulduk. Çobanlık ve çapa yaptım, tarlaya gittim, arpanın tozunu da yedim. Özellikle çalışma hayatımda tarım ve hayvancılık ile çocuk yaşlarda tanışmış olmam bana büyük katkılar sağladı. İlköğretimi köyümde, ortaokulu ise yatılı okudum. Liseyi Kayseri’de bitirdim. İlk paramı ise lise yıllarımda hafta sonları seralara gidip, domates stilleri ekerek kazandım. Üniversite sınavına girdiğim dönemde bir an önce mesleğe geçip paramı kazanmak istediğimden meslek yüksek okulu sınavına da girdim. Hem üniversiteyi hem de meslek yüksek okulu sınavını kazandım. Üniversite kaydımı yaptıramadığım için hakkım yandı bu yüzden meslek yüksek okuluna gitmeyi tercih ettim. Orada belli sağlık şartlarından dolayı elendim. Doktorun olumsuz rapor vermesinden sonra hayatımın bittiğini, köye geri döneceğimi, her şeyin yıkıldığını düşündüm. Böylelikle tekrar köye döndüm ama köyde kalmak istemiyordum bu yüzden üniversite sınavında bir daha şansımı denedim. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünü kazandım. Böylelikle üniversite hayatım başladı. Üniversitenin karşısında bir tane otel vardı. Yazın köye gitmek yerine ben burada stajımı bitirmek istedim. Otel müdürü ile görüştüm ve müdür tarafından olumlu geri dönüş aldım. 40 gün boyunca back office’te çatal, bardak, kaşık sil derken stajım orada bu şekilde devam etti. Otelin 400 metrekarelik bir restoranı vardı ve zemin temizliğini stajyerler olarak biz üstlenirdik. Asla “ben üniversiteliyim bunu yapmam” demedim. Böylece ailemin yanında çiftçilik yaparak ve okul yıllarımda çalışarak meslek hayatına atıldım.

Maydonoz Döner ile yollarınız nasıl kesişti?

Okulumun bitmesine yakın doçent hocalarımızdan bir tanesi kolumdan tutup, “Okulun bitiyor uluslararası bir markada çalışmak ister misin?” diye sordu. Gittim ve gerekli görüşmeleri gerçekleştirdim. Sonrasında marka beni kabul etti. Firmaya gittiğimde tabii ki ilk yaptığım iş performansı en yüksek olan kişiyi bulup bana işi öğretmesi için diretmek oldu. Onunla birlikte çok sıkı çalıştım ve marka yönetimi konusunda ciddi eğitimler aldım. 8 buçuk yıl bu alanda faaliyet gösterdikten sonra belli bir noktaya geldim. Donanımımdan emin olduktan sonra ise kendi adıma ticaret yapmak istiyordum. Bu yüzden de çalıştığım yerden ayrıldım. Ayrıldığımı duyan, daha önce beraber çalıştığım ve zamanında bana işi öğretmesini istediğim kişi bana ulaştı. Bana; “Oradan ayrıldığını duydum. Ben şöyle bir marka kurdum ve şu miktarda borcumuz var. Sen gelirsen birlikte sırt sırta veririz, biz bu markayı toparlarız.” dedi. Bende bu iş teklifini kabul ettim fakat şirketin ciddi derecede hatrı sayılır bir borcu vardı. Benim 10 yıl çalıştığım ve eşimle birlikte yaptığımız birikimlerimiz borcun sadece 10’da 1’ine tekabül ediyordu. Kendi adıma bu kararı vermek hiç kolay olmadı. Ben bu işe girmeye karar verdiğimde bana herkes “Sen delisin, ne yaptığını biliyor musun, bu borcun altından kalkabilir misin?” diyordu. O dönemde uykusuz geceler geçirdim. Ben her zaman şunu söylerim; “Başkasının işinde kendi işin gibi çalışmazsan ve yeri geldiğinde riski kabullenmezsen, hiçbir zaman kendi işinin sahibi olamayacaksın.” Maydonoz Döner ile serüvenimiz işte bu şekilde başladı. Maydonoz Döner’in arkasındaki başarıyı anlatır mısınız, büyümenizdeki etken rol neydi? Biz bu işe başlarken 2 kişi ile altından kolay kolay kalkamayacağımızı öngörüyorduk. Daha önceden tanıdığımız ve ticaret hayatındaki tecrübelerine güvendiğimiz 2 kişiyi daha aramıza katarak markaya 4 kişi ortak olduk. İlk olarak departmanları, herkesin görev tanımlarını ve sınırlarını belirledik. Hızlı bir şekilde yönetim oluşturduk. Daha sonra kalite, servis ve temizlik olarak markanın standartlarını belirledik. Kollarımızı sıvadık ve sahaya indik. Hazırladığımız standartların eğitimini tek tek bayilere verdik. Dedik ki; “Bundan sonra biz varız. Duvara çivi çakarken dahi bizi arayabilirsiniz. Bundan sonra marka sizin yanınızda.” Bu eğitimleri verdikten sonra mutlaka bu eğitimlerin sonuçlarını görmek istediğimizi belirttik. 17 şube sayısına ulaştığımızda, standartları yerine getirmemesi nedeniyle 3 bayi ile yollarımızı ayırmak durumunda kaldık. Halihazırda 17 şubeyken 14 şubeye gerilemek bu süreçte beni tedirgin etti. Fakat şunu çok iyi biliyordum; bizim Maydonoz Döner olarak ileriye gidebilmemiz için standartlarımızı yerine getirmeyen ve ayak bağı olarak gördüğümüz bu şubelerden kurtulmamız gerekiyordu. Nitekim geri çekildik ve tekrardan sıçrama fırsatı yakaladık. Bu çalışmaları yapmamızla birlikte bayiler para kazanmaya başladı. Bayilerin para kazanması ile birlikte markamıza olan talep arttı. İşler artık büyümüştü ve ekibimizi genişletmeye başladık. O dönemde franchise ve operasyonu ben yönetiyordum. Yine alanında uzman ve başka markalarla çok güzel işlere imza atmış 5. bir ortağı ailemize kattık ve operasyon departmanını kendisine teslim ettik.

Yurt dışı çalışmalarınız, şube sayılarınız ve ileriye dönük hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

İlk aracımızı almaya 4 ortak gittik. Arabayı aldıktan sonra dördümüz de aşırı mutluyduk. Şimdi şirketimize sevkiyat aracı alınıyor ve inanın artık sadece rakamlarda görüyorum satın alındığını. Şu an itibari ile 6 ortağız. Bu işin ortaklıkla yapılabileceğini düşünüyorum. Maydonoz Döner’de her departmanın başında bir ortağımız var fakat tek patron var o da Maydonoz Döner. Maydonoz Döner ne derse bizde o olur. 2021 yılında 46 şubemiz vardı. 2022 yılında yüzde 100 bir büyüme gerçekleştirdik. 2 ülkede, 27 şehirde, 92 noktamız var. Maydonoz Döner olarak günlük 6 ton döner satışımız var. Ayda 1 milyon müşteri karşılıyoruz. Yıllık 30 milyon dolarlık bir ciroyu yönetiyoruz. Dünyada bilinen bir marka olmak için öncelikle kendi ülkende bilinen bir marka olman gerektiğini düşünüyorum. Biz de 2022’nin sonunda 100 şube olarak bilinirliliğimizi kanıtlamış duruma geldik ve 2023 yılının başında da bu ivmeyi sürdürerek 130 şubeye yaklaştık. Sonrasında Avrupa ve Orta Doğu’ya açılmayı düşünüyoruz. Yurt dışına yönelik Gürcistan Batum’da ilk adımımızı attık. Lezzetimiz bu ülkede çok sevilince Tiflis’te de Maydonoz Döner için bayilik verdik. Ayrıca Avrupa planımız da istediğimiz gibi ilerliyor. Avrupa’nın önde gelen döner üretim tesislerinden birine sahip olan Öztürk Döner ile anlaşmamızı imzaladık. Stuttgart’da da ilk noktamızı kiraladık. 2023 yılını, 3’ü Avrupa’da olmak üzere 4 ülkede 160 şube ile kapatmayı hedefliyoruz. Hedefimiz 2027 yıl sonunu 10 ülkede 450 şube ile kapatmak.

Ürünlerinizde özel olarak kullandığınız malzemeniz veya sosunuz var mı?

Soslu döner sektöründe yer almamızdan dolayı satışlarımızın yüzde 80’ini piliç döner, yüzde 20’sini ise dana döner olarak satıyoruz. Dürüm çeşitlerimiz, porsiyonlarımız, iskenderlerimiz, 10 çeşit piliç döner ve 10 çeşit dana dönerimiz var. Sosumuz ise 40 çeşit baharat ile hazırlanıyor. Bu sadece sosun içerisindekilerle değil; ekmeği yağladığımız, yağlarken kullandığımız ürünün içerisindeki sosa kadar 40 çeşit baharat kullanılıyor. Mideyi yakmaz, tamamen ürüne lezzet katan keyifli bir sosumuz mevcut.

Girişimci olmak isteyen kişilere tavsiyeleriniz neler olur?

Markayı kurmak da çok zor geliştirmek de çok zor. Bizler markayı büyütmek için büyük çabalar sarf ettik, büyük emekler verdik, ailemizden ve kendimizden fedakarlık yaptık. Doğru ekip ile üstesinden gelinmeyecek bir şey yok. “Her şeye maydonoz olmak” sloganı ile çıktığımız bu yolda, gençlere ve yatırım yapmak isteyen herkese benim tek tavsiyem var. Markaları tercih etmeden önce lütfen gidip sahada mevcut olan şubeleri ile görüşmeliler. Para kazanıyorlar mı, mutlular mı, iletişim kurabildikleri kişiler var mı? Bunlarla görüşmeden herhangi bir markaya yatırım yapmasınlar.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınızı bizimle paylaşır mısınız?
Mart ayının benim için özel bir anlamı var. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla, başta annem ve eşim olmak üzere hayatımıza ve yaşamımıza renk katan tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü de kutlamak isterim. Bizim ve çocuklarımızın yetişmesinde önemli rolü olan, bu rolleri sayesinde toplumları şekillendirecek önemli ve kutsal bir göreve sahip kadınları lütfen göz ardı etmeyelim.