AVM

GELECEĞİN AVM’LERİ YENİ KİMLİKLERİNE HAZIRLANIYOR

Perakende sektöründe AVM’lerin rolü oldukça büyük. Giderek değişen iş yaşamı ve müşteri davranışlarında, teknoloji ile alışkanlıklar doğrultusunda AVM’ler nasıl pozisyon almalıdırlar?

Artık eski nesil alışkanlıklardan farklı olarak, açık ve kapalı alanların daha fazla entegre olduğu, sosyal mesafenin daha geniş ve teknolojik deneyim alanlarının olduğu alışveriş merkezleri tercih ediliyor. Pandemi dönemi, bir mecburiyet olarak alışverişte teknoloji kullanımını ve online alışverişi arttırmış olsa da aynı zamanda offl ine alışverişin, alışveriş deneyiminin ve bunlara bağlı olarak alışveriş merkezlerinin önemini tüm paydaşlara gösterdi. Bundan sonra AVM’ler, teknolojiyi ihtiyaçları oranında kullanan, online alışverişle barışık ama aynı zamanda herhangi bir teknoloji platformuyla tatmin edilemeyecek fi ziksel deneyimi 360 derece sunan ve mağaza karmasını da, etkinliklerini de bu yöne eviren yapılar olmak zorundalar. Artık AVM’lerde değişen trendlere adaptasyon, sunulan deneyimler, ziyaretçi ve mağazaların aradığı teknolojik altyapının eksiksiz olması, başarının ve farklılaşmanın en önemli kriterleri haline geldi.

Pandemiden oldukça etkilenen AVM sektöründe klasik alışveriş deneyimine ek olarak müşteri memnuniyeti ve yaşam merkezi olma yolunda ekstra konseptler yükselişte. Bu konuya dayanarak yaptığınız çalışmalar, geliştirdiğiniz projelerden bahseder misiniz?

JLL Türkiye olarak doğru konumlanmış, amacına uygun mağaza karmasına sahip alışveriş merkezlerinde pandeminin etkisinin süratle azaldığını görüyoruz. AVM’ler artık sadece alışveriş ihtiyacının giderildiği yerler değil, aynı zamanda birer yaşam ve deneyim merkezi kimliğine bürünmek zorundalar. Özellikle Z Kuşağı olarak adlandırdığımız yeni nesil, sosyalleşme konusunda alışveriş merkezlerini buluşma lokasyonu olarak seçiyor. Bu durumda, etkinlikler, konserler, eğlence alanları önemli tercih sebepleri haline geliyor. Biz, yönettiğimiz AVM’lerde ihtiyaca binaen ve bu dönemi bir fırsat görerek, çeşitli renovasyon projelerine başladık, bazı AVM’lerimizde de yeni başlamaktayız. Bu renovasyonlarda, ilgili AVM’leri sadece mimari ve altyapı değişiklikleri olacak şekilde değil, yeniden pozisyonlanacak şekilde ve hedefl eri doğru belirlenmiş olarak rekabette farklılaşan bir yöne taşıyoruz.

Sektörünüzde yurt dışı yatırımlarınızı anlatır mısınız? Türk markalarının yurt dışında şu an ki konumu nedir, geleceğe dair görüşleriniz nelerdir?

İçinde bulunduğumuz dönemde, Türkiye’de olduğu gibi yurt dışında da organize perakende alanlarına olan yatırımlar yavaşladı. Yatırımlardaki bu genel yavaşlamanın temel sebebi, sanıldığı gibi pandemiden kaynaklı müşteri azalması değil, fi nansmanın maliyetlerindeki artış ve tedarik zincirinde yaşanan kopmalardır. Özellikle kendini yıllar içinde çok geliştirmiş ve uluslararası devlerle rekabet edebilen Türk markalarının yurt dışında giderek büyüdüğünü gözlemliyor ve onlara gerekli destekleri sağlıyoruz. Öncelikle yakın coğrafyamızda sektör lideri konumuna gelmiş Türk markalarımız, diğer Türk markalarımıza da cesaret veriyor. Türk lirasının son dönemdeki volatil yapısı, diğer para birimleriyle ciro yapmayı daha da önemli hale getirdi. Rusya ve Ortadoğu bölgelerinde yaşanan politik ve ekonomik son gelişmeler, bu pazarlara süratli bir giriş yapılması adına Türk markalarına fırsat yaratmıştır.