Ana içeriğe atla

S

 

BİYOMETRİK VE MOBİL GÜVENLİK SİSTEMLERİNİN KULLANIM ORANI ARTIYOR

12.07.2019 - 16:51

KALE KİLİT PAZARLAMA VE İŞ GELİŞTİRME DİREKTÖRÜ SİNAN YORGANCIGİL: “TÜM DÜNYADA OLDUĞU GİBİ TÜRKİYE’DE DE AKILLI VE BİYOMETRİK TEKNOLOJİLER İLE PAZAR BÜYÜME EĞİLİMİ GÖSTERİYOR.”

Elektronik güvenlik sistemleri artık biyometrik ve mobil sistemler üzerinden ilerliyor. Kişisel korumanın yanında kurumlara hız ve anlık çözümler sunan yeni nesil güvenlik sistemlerinden bahseder misiniz? 
Biyometri bir bireyin fiziksel ya da davranışsal benzersizliğini ölçen ve mevcut kayıtlarla karşılaştırarak tanımlama işlemi yapan otomatik bir sistem. Başka bir deyişle, personel kimlik kartları, manyetik kartlar, anahtarlar veya şifrelerin kullanımı yerine biyometri kolay ve rahat doğrulama yöntemiyle bireyin parmak izlerini, yüzünü, irisini, avuç içi izlerini, imzasını, DNA ve retinasını kullanabilir. İnternet tabanlı işlerin hızlı şekilde büyümesi ve ihtiyaç duyulan tam doğrulama gereksinimi için biyometri, en uygun ve en kolay çözümlerin başında geliyor. Onun benzersiz, kalıcı, evrensel ve ölçülebilir özelikleri sayesinde makine, bireyi kendi başına doğrulayabiliyor veya kişinin tepkilerine yanıt vermesini kolay ve güvenli şekilde sağlayabiliyor. 

Türkiye’de biyometrik ve mobil sistemler üzerinden güvenlik sistemi nasıl ilerliyor? 
200 yıldır değişmemiş olan kapı kilidi, dijital teknolojinin entegre edilmesiyle akıllandı ve yepyeni bir güvenlik ürünü pazarı yarattı. Dünya genelinde ve Türkiye’de biyometrik ve mobil güvenlik sistemleri; ulaşılabilirliği, uygulama kolaylığı ve pratik bir çözüm üretmesi nedeniyle en hızlı büyüyen güvenlik ürünlerinden biri haline geldi.
Türkiye’deki güvenlik sektörü olarak baktığımızda büyüklüğünün (fiziki güvenlik de dahil olmak üzere) 18 milyar TL civarında olduğu öngörülüyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de akıllı ve biyometrik teknolojiler ile pazar büyüme eğilimi gösteriyor. Türkiye'de kilit sektöründe son yıllarda teknolojik ürünlerin de piyasaya girmesiyle birlikte yıllık 20 milyon adedin üzerinde satış gerçekleştiren sektör 230 milyon dolarlık büyüklüğe ulaşıyor. 
Kullanım alanlarına baktığımızda ise ülkemizde bireysel kullanımda insanlar biraz daha konforu ön plana çıkartıyor diyebiliriz. Yani elimde torbalarla alışverişten geldiğimde anahtarı cebimden çıkartmayayım, parmağımı basayım ve kapı açılsın diye düşünüyor. Ancak banka gibi güvenlik ihtiyacı yüksek yerlerde güvenlik, konforun önüne geçiyor ve hem mekanik hem de biyometrik güvenlik sistemleri birleştirilerek kullanılıyor. 

Oldukça avantajlı olan bu güvenlik sistemlerinin geleceğini nasıl öngörüyorsunuz? 
Güvenlik sektörü her yıl Türkiye’de ve dünyada önemli değişiklikler geçiriyor. Dünya akıllı kilit pazarında 2021 yılına kadar yüzde 81’lik bir büyüme öngörülmesi de, bunun en büyük göstergelerinden birisi. 
Biyometrik sistemler sahip oldukları teknoloji sayesinde birçok avantajı da beraberinde getiriyor. Öncelikle hızlı ve doğru tanıma imkanı sunuyor, şifre unutma ve çalınma sıkıntısını ortadan kaldırıyor. Yüksek güvenlik düzeyine sahip olduğu için üçüncü şahıslar tarafından kopyalanması güç. Ayrıca mobil sistemlerle de uyumlu çalışıyor. 
Biyometrik sistemler daha hassas tanımlama sağlıyor ve istenmeyen ihlal riskinizi azaltıyor. Biyometriyi güvenlik sistemine dahil etmek, zaman ve paradan tasarruf sağlıyor. Her geçen gün daha verimli hale gelen biyometrik güvenlik sistemlerinin gelecekte de hızla yaygınlaşması kaçınılmaz görünüyor.
 
 

GGG

Yukarı