Ana içeriğe atla

S

 

KONFORU KORUYARAK ENERJİ MALİYETLERİNİ DÜŞÜRMEK MÜMKÜN

14.02.2020 - 15:34

Alışveriş merkezlerinde yapılabilecek enerji tasarrufları üzerine bilgilerini paylaşan ISS Stratejik Müşterilerden Sorumlu Genel Müdür Dağhan Yalçın;  alışveriş merkezlerinde ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerinin yoğun miktarda enerji tüketimine sahip olduğunu söylüyor.
 

Alışveriş merkezlerinde enerji verimliliği için nelere dikkat ediliyor?
Sektörde de bugünlerde en çok konuşulan, maliyetleri düşürmeye yardımcı unsur olarak da tanımlanan enerji verimliliği, son yıllarda ülkemizde ciddi artışlar gösteren elektrik/doğalgaz fiyatları ile birlikte sanayi ve bina sektörlerinde önem teşkil eden bir husus oldu. Alışveriş merkezleri gibi ülkemizde yoğun miktarda enerji tüketimine sahip olan ve her geçen gün daha çok talep gören tesislerde en yüksek enerji tüketim paydaşları genellikle ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemleri olarak tanımlanabiliyor. Bizler ISS Türkiye olarak, hizmet sektöründe dijital altyapı çözümleri ile benzer sistemlere dokunuşlarımız, Türkiye ve dünyada birçok tesiste 7/24 dinamik işletme ekipleri ile sunduğumuz çözüm önerileri ile sektörün ve verimlilik artırıcı projelerin vazgeçilmezi olarak çalışmalarımıza son hız devam etmekteyiz. 
 

Hangi kısımlarda nasıl tasarruf yapılıyor? İyileştirmeye en açık ve en riskli alanlar neler? 
Alışveriş merkezlerinde hem çalışan hem müşteri konforunu sağlayan ekipmanlar en büyük risk faktörünü oluşturuyor diyebiliriz. Enerji tüketim oranlarının yüksek bir paydasına sahip olan soğutma sistemlerinde ekipman seçimi ve mevcut ekipmanların verimlilik ölçümleri enerji tasarrufu konusunda ilk sırada yer alır. Fakat günümüzün değişen teknolojisi ve dijitalleşmeye evrilen tesis yönetim alt yapısı uzaktan kontroller ve takip mekanizmaları ile mevcut sistemlerin verimi konusunda daha kolay ve güvenilir sonuçlar doğurmaktadır. Uzmanlık alanımız olan tesis yönetiminin biraz daha detayına indiğimizde sıcak/soğuk su iletim hatlarında kullanılan sirkülasyon pompalarının seçimi, kazan sistemlerinin baca gazı değerlerinin raporlanması veya daha önce altını çizdiğim konfor şartlarını etkileyen aydınlatma sistemlerinin LED dönüşümü vb. enerji verimliliği konusunda başlıca faaliyetleri sahada ekiplerimiz ile yürütmekteyiz. Tabii ki bahsi geçen teknik işletmelerin yanı sıra alışveriş merkezlerinin ekosistemini değerlendirdiğimizde dijitalleşme dönüşümleri ile yüzde 10’lara kadar çıkan tasarruf potansiyeli önemli bir rol oynamaktadır. Aktif operasyonun yürütüldüğü alışveriş merkezi gibi büyük tesislerde ortak alanlarda ortam konforunu bozmayacak şekilde aydınlık seviyeleri ölçülendirilebilir ve anlık veri analizi doğrultusunda gün ışığı ve/veya dimleme metodolojisi kullanılabilir.  Bu ve benzeri günümüz trendi olan dijitalleşmeye yönelik değişimler marka katma değerini yükseltirken enerji maliyetlerini düşürecektir. Belirtmek isterim ki tüm bu süreci yönetirken müşteri memnuniyetinin ve konforunun ilk öncelik olduğu alışveriş merkezlerinde mevcut şartların optimum düzeyde korunması gerektiğini mutlaka vurgulamalıyız. 

Geleceğin enerji tasarrufu ve verimlilik uygulamaları nasıl olacak? 
İlerleyen dönemlerde yenilenebilir enerji kaynakları ile bütünleşmiş daha verimli enerji sistemlerinin kullanımı artarak devam edecektir. Verimlilik odaklarında kalıpların dışında uygulamalar kendine enerji sektöründe yer bulacaktır. Son 20 yılda bir şekilde hayatımızda olan sensör teknolojilerinde artık farklı dokunuşlar var. Ölçmek bilmek, bilmek yönetmektir politikası ile çıktığımız yolda günümüzün verimlilik artırıcı faaliyetlerini daha sürdürülebilir kılarak müşterilerimize farklı bir vizyon ile dokunmaktayız. 
Öncelikle büyük veriyi oluşturmakla işe başlıyoruz. Yani enerji analizörleri ile enerji dağılımını belirleyerek yola çıkıyoruz. Aydınlatmadan, prosese veya iklimlendirme sistemlerine kadar alt kırılımda görmek istediğimiz detaya erişene kadar enerji verisini toplamak ilk basamağımız. Sonra bu veriyi anlamlı hale getirmek, yani ilgili tesisin baseline dediğimiz temel enerji tüketim eğrisini oluşturuyoruz. Bu kısma kadar farklı bir dokunuş yok aslında. Ölçtük ve biliyoruz diyoruz. Daha sonra bu analizörlerden mahallerde bulunan “gateway” dediğimiz data geçiş kapıları ile verileri isteğe bağlı kablolu ve kablosuz olarak bulut ortamına gönderiyoruz. Buluttaki datalar çeşitli analitik işlemlerin sonrasında ilgili kişilerin görebileceği bir web portala taşınıyor. Bu web ara yüzü isteğe göre şekillendiriliyor ve gelen datalar anlamlandırılıyor. Aslında bütün hikâyede burada başlıyor. Bu noktada okuduğumuz datalara göre yazılım sistemimiz devreye giriyor. Çıktı olarak geçen sene aynı gün aynı saatte tüketilen enerji ile anlık olarak tüketilen enerjiyi karşılaştıran bir grafik ekranı sağlıyoruz. İşte farklı dokunuş da burada geliyor, bu aşamada bildiğimizi yönetmek aşamasına geçerek tasarruf önerilerimizi sunuyoruz. Tabii arka planda çalışan ve enerji bakanlığınca hem endüstriyel hem de ticari tesislerde yetkilendirme almış enerji mühendislerimizin katkılarını da unutmamak lazım.

Yatırımda enerji verimliliğine harcanan para tasarruf olarak nasıl geri döner?
Elbette ki tüm uygulamalar mutlaka bir yatırım bedeline sahip olacaktır. Aynı konfor şartlarında daha az enerji tüketerek aynı işi yapmak hedeflenir.  Bu tür verimlilik artırıcı projeleri uygulamadan önce mutlaka fizibilite çalışmaları yapılmalıdır. Belirlenen yatırım projelerinin geri dönüş süreleri sağladığı tasarruf ve yatırım maliyeti ile paralel olarak kısa, orta ve uzun olmak üzere değerlendirilir. Enerji kullanımı denilince aslında bir şekilde işin içerisine enerjinin tedariki de giriyor.  ISS olarak, hem tasarruf hem mevcut maliyetlerin takibi konusundaki eksikliği fark ettik ve bu noktada fark yaratmak üzerine bir duruşumuz olduğu için yine yazılım süreçlerini işin içerisine sokmadan edemedik. Bu alanda işin içine girdiğimizde fatura takibi,  yenilebilir enerji kaynaklarını destekleme mekanizması (YEKDEM) ve 5346 sayılı YEK kanununa tabi süreçler, enerji ihalelerinin yapılması gibi süreçlerde birçok firmanın bu işi basit bir satın alma mantığıyla yaptığını gözlemledik. Hâlbuki enerji satın alması birçok kurum için en temel harcama kalemlerinden bir tanesi olup, uzun dönemli stratejilerin kurulması gereken bir konudur. İşlettiğimiz tesislerde bu konulara hâkim olarak dokunuşlar yaptıkça, bu sefer birçok müşterimizden enerji tedarik süreçlerinin yönetilmesi ile talepler almaya başladık. Tabii fatura kontrolü ve buna bağlı mahsuplaşmalarda oluşan tasarruflarda ele alınması gereken bir başka konu. Hikâyemizin bu ayağında ise dijital fatura yönetim sistemi ile müşterilerimizin enerji tüketim takiplerini daha güvenilir ve şeffaf bir politika ile sürdürüyoruz. 
 

 

GGG

Yukarı