Ana içeriğe atla

playpark

 

Yapay Zeka Perakende Sektörü İçin Ne Anlam Taşıyor?

27.06.2018 - 11:40

En basit tanımıyla “Yapay Zeka”, bilgisayarların insanlar gibi düşünmesini sağlamaktır. Biraz açarsak; bir   bilgisayarın veya onun kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri, zeki canlılara paralel şekilde hareket geçirmesi ve karmaşık problemlere insanlar gibi çözüm üretebilmesini sağlayan bilim dalıdır. Kısaca, insanların zeka kullanarak gerçekleştirdikleri görevlerin, bir yazılım veya makine tarafından yerine getirilmesidir. 
Bazıları için halen kurgu olarak gözüken Yapay Zekayı bizler günlük hayatımızda kullanmaya başladık ve yaşantımıza önemli etkileri olmakta, ki bu gün geçtikçe artma eğilimindedir. Google ve benzeri arama motorları ile Apple’ın Siri’si gün boyunca en sık kullandığımız Yapay Zeka örnekleridir. Genel olarak bu teknolojiyi kullanan iş kollarını sıralarsak; 
Ulaşım: Sürücüsüz metro ve trenler, navigasyon için ideal güzergah belirleme
Bankacılık: Yatırım seçenekleri, raporlama, kredi kartı sahtekarlığına karşı önlem alma
Kişisel Asistan: Siri ve Cortana gibi dijital asistanlara ilaveten çeşitli platformlar (Örneğin Alibaba)
Video Oyunları
Basın Yayın: Ekonomik konularda raporlama ve hava durumu raporları, spor değerlendirmeleri
Güvenlik: CCTV operasyonunda yüzlerce kamerayı birden değerlendirebiliyor
Müzik ve Film: Spotify, Netflix
Tıp: Özellikle onkolojik teşhisler ve çeşitli ameliyatlar
Akıllı Ev Aletleri: Isıtma, aydınlatma otomasyonu
Hayati Tehlike Barındıran Görevler: Bomba imha ve yangınla mücadele robotları, petrol borularının hassas kontrolleri
Perakende: Aşağıda detaylı olarak inceleyeceğiz. 
Son dönemde Yapay Zeka alanında en büyük gelişme kendisinin bir alt kırılımı olan “Otomatik Öğrenme” (Machine Learning) konusunda olmuştur. Otomatik Öğrenme iki kategoride gerçekleşiyor;
Süpervize Öğrenim: En çok kullanılan tekniktir, Yapay Zeka eğitimi için çok yüksek sayıda etiketlenmiş örnek kullanılır. Bir örnekle açıklarsak; bilgisayara köpekleri tanıması için bolca köpek resmi yüklenir ancak şimdilik başarılı bir sonuç almak için resim miktarı milyonları bulabiliyor.
Süpervize Gerektirmeyen Öğrenim: Burada kullanılan teknik, algoritmalar yoluyla öğrenmeyi sağlamaktır. Google’ın her gün aynı konudaki hikayeleri gruplaması buna basit bir örnektir.
 Başlıca teknoloji firmaları Otomatik Öğrenme tekniğini şirket içinde kullanılır hale getirip bulut üzerinden satmayı amaçlamaktadır. Bu konuda Google’ın Yapay Zeka şirketi “DeepMind” adından en çok söz ettiren olmuştur. Bulut platformlarının üç büyüğü;  Amazon, Google ve Microsoft firmalarında Yapay Zeka için gerekli altyapı mevcuttur. Bunlar depoladıkları datalar ile Otomatik Öğrenme analizi için gerekli datayı servis etmekte, ilaveten model geliştirmek için yazılım sağlamaktadırlar. Bahsedilen bulut platformları, kullanıcısı için özel Otomatik Öğrenme modellerini basitleştirmekte ve konu hakkında tecrübesi olmayanlara bile hitap etmektedir. Sadece ABD firmaları değil, Çin’den Alibaba, Lenovo ve Baidu Yapay Zekayı e-ticarette ve insansız araçlarda kullanmak üzere dev yatırım yapıyorlar. Örneğin, Baidu bu yıl tam otomatik insansız aracı tamamlayıp, 2021 yılında üretim bandından çıkaracağını açıkladı. Firma bu teknolojiyi diğer üreticilerle de paylaşabileceğini belirtiyor.
Biraz da konunun bizi ilgilendiren kısmına değinirsek, öncelikle NRF’nin bu yılın Ocak ayında gerçekleşen konferansında açık ara öne çıkan başlık tahmin edebileceğiniz gibi Yapay Zeka oldu. Hatta bir adım öteye gidip, “Perakende kelimesi artık Yapay Zekadan ayrı olarak hecelenemez” vurgulaması kabul gördü. 
Bu konuda sessiz bir devrim gerçekleştiğini görebiliyoruz. Facebook’un otomatik etiketlemesine veya Siri’ye alıştığı ölçüde beklentileri artan tüketici, Yapay Zekanın günlük hayatında olmasından çok mutlu. Teknolojinin perakendeci ile tüketici arasındaki ilişkiyi geliştirme gücü de yadsınamaz. Örneğin, ABD kökenli Stonewall Kitchen firması, online müşterileri için konuşma ara yüzü üzerinden sağladığı “Sanal Müşteri Temsilcisi/Asistanı”, müşterinin geçmiş deneyimlerine dayanarak kendisine özel kombinler hazırlıyor, hatta alışverişin sonunda “ilave ürün” sunma becerisi sergiliyor. Yine ABD’li iç giyim firması Cosabella, 2020 yılı itibarı ile tüm işlemlerinin yüzde 85’ni Yapay Zeka yardımı ile gerçekleştireceklerini ve bunu özellikle pazarlama, e-posta otomasyonu ve ürün tavsiyesi/seçimi konularına uyarlayacaklarını belirtti. Alibaba’nın konuşma ara yüzü de müşterilerine destek ve ürün tavsiyesi hizmeti vermektedir. eBay ise şu anda müşterilerinin akıllı telefonlarından çekip yolladıkları resimlerdeki herhangi bir ürünün muadilini stoklarında bulup sunabilmektedir. 
IV. Sanayi Devrinde Perakendede ana hedef; müşteri ihtiyaçlarına odaklanıp, alışveriş sürecini müşteri memnuniyetini artıracak şekilde yeniden tasarlamak olmalıdır. Bu konuda küçük adımlar atılarak yapılacak başlangıç örneklerine bakarsak; Yapay Zeka kullanarak geçmişte sorulan her soru hakkında cevapları derleyerek müşteri hizmetlerini destekleyebiliriz, bu teknoloji hiçbir şeyi unutmayıp, gün geçtikçe daha da çok öğrenmektedir. Bir diğer avantajı da, aynı anda birçok soruyu cevaplayabilmesidir. Diğer basit bir uygulama ise şu yaygın soruna çözüm getirecektir: Mağaza içerisinde müşterilerin ürünlere nasıl yaklaştığını görebiliyoruz ancak bunu bir data olarak alıp aksiyona geçemiyoruz. Halbuki “vision” teknolojisi ile müşterinin mağazanın hangi bölgesindeki hangi rafa daha çok yöneldiklerini saptayıp, ‘merchandising’i buna göre ayarlayabiliriz. Söz konusu  gözlemlemeyi bir yere kadar satış danışmanımız da yapabilir ancak Yapay Zekanın bunu otomatikman yapması ile danışmanın kendi işine yoğunlaşması sağlanacaktır.
Perakendecilerin özellikle üzerlerinde inovasyon için baskı varken, yakın vadede teknolojiye daha çok kaynak aktaracakları bir gerçek. Bilgi Teknolojileri Danışmanlığı Şirketi IDC/ (ABD)’nin fütürist raporuna göre; perakendecilerin yüzde 37’si müşteri deneyimlerini dizayn etmek üzere ya Yapay Zekayı halihazırda kullanıyorlar, ya da 12 ay içerisinde kullanmaya başlayacaklar. Yapay Zeka mevcut müşteri davranışlarının yerine; sosyal şartlar, potansiyel ihtiyaçlar ve karar vericilik haritası yerleştiriyor. Bu teknoloji hakkında en hassas nokta ve en merak edilen konu, Yapay Zekanın işlerimizi elimizden alma tehlikesi. Öncelikle Yapay Zeka tüm sektörleri etkilemiyor ve tüm işlerimizin yerini alacağını pek söyleyemesek de işin tabiatını değiştireceği kesin, ancak bunun ne kadar çabuk oluşacağı, işyerinde otomasyona geçişin nasıl olacağı hala soru işareti. Yeni teknolojinin özellikle rutin işlerin yerini alacağına kesin gözüyle bakılıyor. Örneğin ABD’de sayıları 3 milyona yaklaşan kasiyerler için tehlike büyük. İdari işler görevini yürütenler de yazılımların daha gelişmesine paralel olarak işlerini kaybedecekler gibi görünüyor. Oxford Üniversitesi’nin yüzlerce teknoloji uzmanı arasında yaptığı araştırmaya göre beklenti, 2031 yılına kadar perakende sektöründe Yapay Zekanın insanın yeteneklerinin üzerine geçeceği yönünde.Tabii teknolojinin gelişmesiyle yeni işkolları da gelişecek ve istihdam yaratılacaktır. Unutmayalım ki son 50 yıl içinde kaybolan meslek grupları olduğu gibi, ortaya çıkan daha fazla yeni işkolu bulunmakta ve bu dönüşüm her zaman sürecek gibi duruyor.
Hoşça kalın,

playpark

Yukarı