Ana içeriğe atla

https://www.dsdamat.com/

 

12.10.2020 - 11:11

Covid-19, dünyada ve Türkiye’de perakendeciler üzerinde kategorilere göre farklı sonuçlar yarattı. Bunlardan birçoğu, temel kategoriye yüksek talep ve stok yetersizliği şeklinde yansırken; ihtiyaç listelerinde görece alt sıralara yerleşen kategorilerde fiziksel mağazaları geçici/kalıcı kapatma, pazarlama yatırımlarında tasarruf yolları arama ihtiyacına yol açtı. Bunun yanında tüketiciler eve kapandığı süreçte pek çok çevrimiçi mağazayı keşfetme fırsatı buldu.

Perakendede dalgalanmalar yaşanırken; e-ticarette büyük sıçramalar oldu. Avrupa’da her 3 alışverişçiden 1’i en az bir çevrimiçi mağaza keşfetti ve bunların yüzde 85’i bu yerlerden alışveriş yapmaya devam ediyor. Yine de eve kapanma sonrası perakende dünyası yaşanan kayıpları çok hızlı toparladı. Ekonomik zorluklar süregeliyor olsa da, insanlardaki özgürlüğünü geri kazanma duygusu alışverişleri tekrar perçinledi.

İNTİKAM HARCAMALARI

Normalleşme sürecinin gözden kaçmaması gereken önemli noktası ilk örneğini Çin’de gördüğümüz ve süreç ilerledikçe ülkemizde de ortaya çıkmaya başlayan “intikam harcamaları” süreci oldu. İntikam harcamaları, yeni normale geçişi kutlamak amacıyla, lüks ürünlere ve gerekli olmayan eşyalara daha esnek harcamalar yapma arzusu olarak açıklanabilir.

Daha ağustos ayı verilerini görmeden, perakende mağazaları evde kaldığımız iki ayın açığını kapatmaya başlamıştı. Genel perakende satışları yüzde 100 artış gösterirken, teknoloji tarafında bu oranın %95 oranına geldiğini gördük. Markalar, mağaza açılışlarını ve sahaya geri dönüşlerini özel ürün ve tekliflerle destekleyerek bu intikam harcaması psikolojisiyle yapılan alışverişlerden kendine daha büyük bir pay oluşturabilir.

GİZEMLİ HEDİYELER

Önümüzdeki günleri şekillendirebilecek bir başka taktik ise, globalde örneklerini gördüğümüz “gizemli hediyeler”. Şans ve olasılıkların cezbedici olması, satın alınan ürünü daha pozitif duygularla almamızı sağlıyor. Örneğin global bir örnek olarak Xiaomi,“bilinmeyen bavul” kampanyasıyla satılan valizlerin içine sürpriz hediyeler ekliyor. Pandemi sebebiyle sekteye uğrayan turizm gibi sektörler için, bu tür küçük promosyonlar önemli tetikleyiciler haline geliyor.

Perakende mağazalarını ürünlere özel teklif ve kampanyalarla desteklemenin yanı sıra, perakende sistemini bir sonraki basamağa taşıyacak aksiyonlar kampanyalardan da önemli. Sistemi alışverişçilerin talep ettiği esnekliğe ve akışkanlığa büründürmekten korkmayalım. Perakendeyi ülkemizde en kıymetli alışveriş yöntemi haline getiren şey, markalar ve alışverişçileri kol kola görebileceğimiz yakınlığı sağlaması. Bu yakınlıkla alışverişçilere satış değil, hizmet ve ihtiyaç tatmini vaad etmeliyiz.

ds

Yukarı