Ana içeriğe atla

S

 

26.12.2019 - 14:47

İşletmelerin, belirli faaliyetlerini maddi kara dönüştürmek için yürüttüğü süreç de, güvenlik sektörünün pazarlama faaliyet alanı, hizmettir. Güvenlik sektörü, hizmete dayalı olduğundan dolayı hizmetin kavramı soyuttur. Hizmet ve mallar arasında en temel fark soyutluluktur. Hizmet kavramını göz önünde bulundurduğumuzda, tamamen soyut olan bir hizmetin, müşteri tarafından direk müdahale edilebilmesi kolay ve hemen bozulabilme niteliğindedir. Bu faaliyetin temel amacı veya unsuru olarak müşterinin isteklerini giderici nitelikte, belirlenebilen soyut çabalardır.
Güvenlik sektöründeki pazarlama, işletme ile müşteri arasındaki bağları kuran, ilişkiyi oluşturan soyut kavramların hizmete yönelik, soyut niteliklerini ortaya çıkartabilmesini sağlayan ve bir değişimin kullanılması amacıyla oluşturulan faaliyettir. Yani sadece hizmeti satmak için odaklanmak yerine, müşteri ilişkilerini kurmak ve ilişkileri geliştirerek uzun dönemli stratejik bir işletme varlığını müşteriye benimsetmektir. Müşteri ortaklığını kısa dönemli iş yapma faaliyetleri yerine, uzun dönemli müşteri bağlılığına yönetmektir.
Özellikle güvenlik sektöründe, her geçen gün güvenlik firma sayılarının artması, firmalar arasındaki rekabetin çoğalmasına ve sektördeki hizmetin asıl amacı olan can ve mal güvenliğinin sağlanması yerine farklı amaçların benimsenmesine ve müşteriye yansıtılmasından dolayı işletme ve müşteri arasındaki güvenin zedelenmesine neden olmaktadır.

GÜVENLİK SEKTÖRÜNDE “GÜVEN” 
Günümüzde insanlar arasındaki en büyük sorun olarak belirtilen soyut kavramın yani güvenin, insanlara pazarlanması husussunda nasıl bir strateji belirlenmesi gerekir? Yani güvenlik sektöründe, “Güven” nasıl pazarlanır?
Güvenlik hizmetinde, işletmeler ve müşteriler arasında güveni sağlamak üzere bir yandan çağdaş pazarlama anlayışını yansıtılmalı, bir yandan ise güven duygusunu pekiştirecek olan çıkarsız dostluk, karşılıklı etkileşim, sadakat ve en önemlisi de gözüm ortaklığı gibi kavramları sahiplendirilmelidir. İşletmeler tarafından sahiplenilen kavramların, müşteriler ile firmalar arasında ilişkilerin güçlü hale getirilerek uzun vadeli kalıcı ilişkiler kurmak, müşteriyle ortak olmak gibi pazarlama yaklaşımlarını sahaya yansıtmalıdır.
Güvenlik sektöründe, müşterilere güven aşılamak için pazarlama süreçlerinde saha araştırmasının yapılması, hedeflerin belirlenmesi, belirlenen hedefler üzerinde pazarlama stratejilerin oluşturulması ve planlanması, planların uygulanması, geri bildirimlerin kontrol edilmesi, rakip firmalar hakkında analizler yapılması ve yapılan analizler sonucunda, pazarlama stratejilerini sahaya yansıtılması, potansiyel müşterilerin güvenini kazanmasına neden olabilecek faktörlerdir.
Güvenlik firmaları pazarlama ilkelerini sahada uygulamaya başladığında, söz konusu pazarlama planlarına ek olarak insan faktörünü ve işletmenin fiziksel olanaklarını göz ardı etmemelidir. Göz ardı edilerek yapılan saha çalışmaları günü kurtarmak için yapılan uygulamalardır. Bu da işletme ile müşteri arasındaki güveni zedelemektedir.
Söz konusu faktörler arsında yer alan insan faktörü, personel, müşteri ve hizmetten yararlanabilecek diğer kişilerdir. Burada önemli olan hizmeti pazarlayan personelin iyi yetiştirilmesi, tatminkar ücretle çalıştırılması, kaliteli hizmet üretmesine neden olmaktadır. Bu düzeyde çalıştırılan personel işlerinde daha uzun süre kalma eğilimindedir.
İşletmeler, hizmetin talebine göre stratejilerini belirlemek zorundadır. Hizmet ihtiyacının yüksek ve düşük olduğu dönemlerde, uygulamalar farklılık göstermektedir. Güvenlik ihtiyacının yüksek olduğu dönemlerde, pazarlama alanındaki personel istihdamında kontrollü olmalıdır. Bu gibi durumlarda kurum içindeki personel atamaları ile desteklenerek fazla maliyetten kaçınılmalıdır.

HİZMETİN PAZARLANMASI
Güvenlik sektöründe hizmetin pazarlanması husussunda, müşterilere karşı firma itibarının korunması, yönetim kavramında sözüne inanılır kurum imajını ortaya çıkarmaktadır. Müşteri ilişkilerinde gösterilen tutarlı davranışlar, işletme ile müşteri arasında güven ortamının oluşmasına ve markanın imajının artmasına neden olmaktadır.
Şirket ile müşteri arasında kurulan gerçek bir bağlılığı ve itibarı baltalayan, onlar ve biz anlayışından uzak durulmalıdır. Eğer samimi ve gerçek olmayan davranışlar, ilişkilerin yıpranmasına neden olabildiği gibi şirketin itibarını ve sektördeki imajını zedeleyebilir.
Hizmetin gerçekleşmesi için verilen sözlerin arkasında durulması ve hizmetin pazarlanmasında ortaya koyulan performans, bilgi ve beceri düzeyinin yüksek olması son derece önemlidir. Güvenlik Sektöründeki işletmeler, müşteri ihtiyaçlarına yönelik tutumlara sahip pazarlama stratejilerini ortaya koyarak marka imajını yükseltmek önemlidir. Müşterilerinin güvenini kaybetmektense, parayı kaybetmeyi tercih etmeleri gerekmektedir. Yani işletmeler sadık müşteriler yaratmak için tüm kadrolarını tek tek müşterilerine yönlendirmelidir. Bu şekilde kazanılan müşteriler, şirketin bütün kadroları tarafından yönetilecek ve dinlenecektir. Belirtilen noktada işletmeler, müşterilerin ceplerini değil, gönüllerini ve güvenlerini kazanacaklardır.
Atalarımızın söylediği gibi; "Bin tane dil bilsen ne yazar, tatlı dili bilmedikten sonra." sözünü benimseyerek, memnun müşteri her zaman işletmelere bağlı müşteridir anlayışı ile önemli olan pazar payı değil, gönül payıdır diyerek bolca gönül kazançları hedeflenmelidir.

GGG

Yukarı