Ana içeriğe atla

nara

10.03.2021 - 14:04

Hayatımızdaki çoğu şey gibi, alışveriş de koronavirüs salgını nedeniyle tamamen değişti. Bir AVM’ye bir mağazaya adım atmak artık 1 yıl öncesine çok farklı. Perakendeciler, AVM sahipleri, AVM işletmecileri ve müşteriler 1 yıldır ne zaman biteceği bilinmeyen salgının etkisiyle birçok değişikliğe uyum sağlamaya çalıştılar. COVID-19 riski azaldıktan ve kontrol altına alındıktan sonra normalleşme dediğimiz sürecin getireceği kalıcı değişikliklere de alışacağız.

Gerçek alışveriş deneyiminin yanı sıra, geleceğin fiziksel perakende mağazaları da AVM’ler de salgın döneminde değişti, salgın sonrasında da değişmeye devam edecek. COVID-19 sonrası yeni perakende alanlarında göreceğimiz değişikliklere birkaç örnek vermek gerekirse;

  • Mağaza büyüklüklerinde değişiklikler olması muhtemeldir. Markaların yeni mağaza açma kararlarında eskiden planladıklarından daha küçük mağazalarda yer almayı istemesinin yanında mevcut büyük alanlı mağazalarını da e-ticaretlerine destek amaçlı ikmal alanlarına dönüştürmesi ihtimal dahilindedir.

 

  • E-Ticaret ile entegrasyon sağlanması en önemli değişiklik olacaktır. Markaların ve hatta AVM’lerin çevrim içi alışverişleri mağazadan teslim, AVM’lerin kendi sanal AVM’lerini kurarak hinterlantına dağıtım kanalı oluşturması gibi değişimler başladı ve hızla yaygınlaşacak. Ayrıca, mağazadan teslim uygulamasında AVM açık/kapalı otoparklarında AVM yönetimlerinin araca teslim noktaları oluşturması da yakın zamanda göreceğimiz değişikler içindedir.

 

  • Kapalı alanlardan kaçınma eğilimi açık AVM’lerin tercih edilmesine sebep oldu. Bu durumun kalıcı etkileri de AVM’lerde mimari değişimleri beraberinde getirecektir. Ayrıca, yeni AVM yatırımlarında yatay, en fazla iki katlı, yüksek tavanlı ve büyük rekreasyon alanlarına sahip projeler yeni trend olarak karşımıza çıkacak. 

 

  • Fiziki Mesafe: Salgınla birlikte fiziksel mesafe kuralları oluştu. Buna bağlı olarak hem AVM’ler de hem de mağazalarda birbirinden 1,5 metre uzaklıkta işaretler konularak fiziksel mesafeler oluşturuldu. Böylece, müşterilerin nerede durması gerektiği belirlendi. COVID-19 sonrası, bu işaretlemelerin daha sevimli şekilde sosyal düzen açısından AVM’ler ve mağazalarda devam edeceğini düşünüyorum.

 

  • Mağazada Kalma Süresi: Tüm markalar müşterisinin mağazada daha fazla kalmasını teşvik etmek üzere tasarlanmıştır. Ancak, salgın döneminde ürünü alıp hemen gitme eğilimi hâkim oldu. Bundan sonra mağazalar, daha hızlı ve akıcı alışverişi sağlayan ve mağaza içi geziyi kolaylaştıran tasarım ve ürün yerleşimleri yapacaklardır.

 

  • Psikoloji: 1 yıldır evlere kapanan müşterilerin eski günlerdeki gibi güvenle mağazalara akın etmesini beklemeyenlerdenim. Müşterilerin sadece mağazalar için değil tüm ev dışı hayatında oluşturduğu olumsuz psikolojiyi bilinçaltı yöntemlerle pozitife çevirmek adına mağaza atmosferinde belki de müşterilerin doğrudan hiç fark etmeyecekleri yumuşak aydınlatmalar, baskın mavi-yeşil renkler, rahatlatıcı müzik ve en önemlisi mistik kokular müşterilerin endişelerini farkında olmadan azaltabilecektir.

 

  • Otonom araba olurda otonom mağaza olmaz mı? Toplumumuz için erken gibi gözükmekle birlikte müşteri temsilcisi ve kasiyer olmayan mağazaların AVM çatısı altında da yakın zamanda olacağını ve hızla artacağını düşünüyorum. Müşterilerin bu modelde kendilerini özgür ve güvende olma hissi giderek artacaktır.

 

  • Yeni yapılacak AVM’lerin havalandırma sistemleri için hem ekonomi hem de insan sağlığı açısından planlarını değiştireceği kesin. Mevcut AVM’lerinde zaman içerisinde havalandırma sistemlerinde kademeli olarak değişikler yapması kaçınılmazdır.

 

  • İkea’nın liderliğinde mağaza içi showroomların öneminin artacağı, farklı perakende kategorilerinde bu felsefenin hayat bulacağı değişimleri de göreceğiz.

 

  • AVM girişlerinde, gişelerde, mağaza kasalarında, bankalarda görmeye alıştığımız pleksiglas ayırıcılarında bundan sonra kalıcı şekilde kullanımına devam edileceğini düşünüyorum.

 

  • AVM ve mağazaların kısıtlamalar kapsamında kapalı kaldığı günlere istinaden daha az personel, daha az mesai saati gibi kavramların alışverişçi müşteri oranlarının artmasına bağlı olarak yeni bir çalışma düzenine dönüşmesi muhtemeldir. Diğer yandan, yıllardır ara ara ısıtılıp gündeme getirilen AVM’lerin 7 gün açık kalması düzenine de bu vesile ile “haftada bir gün kapalı kalsalar olur” oldu bitti kararı da hiç şaşırtıcı bir değişiklik! olmayacaktır.

 

  • Son iki senede enerji girdi maliyetlerinin yüzde 100’lere varan artışları ve bunların devam edeceği kaygısı hem AVM tarafında hem de markalar tarafında maliyetleri düşürebilmek için işletme ve dekorasyon prosedürlerinde de önemli değişikleri beraberinde getirecektir.

Özetle, koronavirüs salgını sebebiyle hayatımızdaki değişikliklerin önemli bir bölümü kalıcı olarak hayatımıza girerken COVID-19  sonrası süreç yepyeni değişiklikleri de peşinden getirecek gibi gözüküyor.

nara

Yukarı