Ana içeriğe atla

ops

Alibaba; bir dünya devi ve taklit ile olan mücadelesi

26.05.2017 - 16:02

Yıllardır, dünyanın açık ara en büyük perakendecisi olarak bildiğimiz Walmart, 2016 Nisan ayından beri bu unvanını Alibaba’ya kaptırdı. Bu ay firmanın 18 yıl gibi kısa sürede katettiği olağanüstü başarı hikayesini ve dergimizin özenle gündeme getirdiği “taklitle mücadele” konusundaki örnek alınacak çalışmalarını inceleyeceğiz.
Alibaba, 1999 yılında, Jack Ma ve ortakları tarafından Malezya’da kuruluyor, ilk yıl global fon şirketlerinden 25 milyon ABD doları sermaye toplayıp henüz ikinci yıllarında kara geçiliyor. 2003’te tüketici e-ticaret platformu, ertesi yıl ise sonradan Çin’in en büyük ödeme sistemleri şirketi haline gelecek olan Alipay kuruluyor, firma şu anda 300 milyon kullanıcı ile pazarın yüzde 60’ına hakim. Daha sonra merkezini Çin’e taşıyan grup, 2007 yılında Hong Kong Borsasına kote ediliyor.  2008’de ise perakende web sitesi olan TaobaoMall (Tmall.com) kuruluyor. Grup, 2014 yılında, NY Borsasında, halka arz tarihinin en yüksek geliri olan 25 milyar dolara ulaştı. 2017 başında şirketin NY borsasındaki değeri 264 milyar dolara çıktı. Aynı yıl 804 milyon dolar yatırım ile radyo, TV ve prodüksiyon şirketleri satın alımı gerçekleşiyor. Şu anda grubun 450 milyon müşteriye hizmet verdiği biliniyor. ABD’de yerleşik, Boston Consulting Group’a göre 2035 yılında Çin dijital ekonomisinin toplam iş gücünün yüzde 30’u Alibaba’dan gelecektir. Bu fütürist yaklaşıma göre öngörülen toplam iş gücü, 415 milyon kişinin 122 milyonudur.
Alibaba ile ilgili söylenecekler bu derginin tümüne bile sığmayacağından şaşırtıcı başarılarından bazılarını paylaşmak istiyorum.  Jack Ma, 2009 yılında Amerikalıların çok övündükleri ve perakende satışların tavan yaptığı “Black Friday”e (25 Kasım tarihinde gerçekleşir) karşı Çin’in 11 Kasım tarihinde kutlanan “Bekarlar Günü”nü canlandırıp 2009 yılından itibaren alışverişe kanalize etti, grup 2015 yılı 11.11 Bekarlar Günü’nde 24 saatte gerçekleştirdiği 14.3 milyar dolarlık satış ile Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi. 2016 yılı satışı ise 17.8 milyar dolar olarak gerçekleşti ki bu rakam Black Friday cirosunun dört katından fazlaydı.
2016 yılında 8 saat süren ve canlı yayınlanan Tmall defilesini 6 milyon kişi izleyip 80 markanın ürünlerini satın alma imkanı buldular. Lüks araba markaları da genç kitleye hitap etme yolunda e-ticaretin cazibesini Alibaba ile öğrendiler, 2016 yılında 30 marka 100 bin adetin üzerinde satışı Tmall.com üzerinden gerçekleştirdi. Örneğin Alfa Romeo, Giulia Milano modelinin piyasaya ilk sunuşunu Tmall üzerinden yapıp, 350 aracı 33 saniyede tüketmiştir. Ağ üzerinden karar verilip, depozito ödemesi yapıldıktan sonra teslim alma ve servis işlemleri için galeriye giden veya galeride görüp ağ üzerinden sipariş veren müşteriler omni channel için tipik bir örnek oluşturuyordu. Bunun yanı sıra kendi üretimleri olan, sadece web üzerinden satılan ve elektrik ile çalışan OS RX5 markalı otomobile sahipler. 2014 yılında satın alıp geliştirdikleri Mobil Browser markası, UCWeb, Apple Safari’den sonra dünyada ikinci sırada yer alıyor.
Alibaba sadece Çin’de, 2016 yılında, 10 milyon Çin firmasının ürünlerini satarak 30 milyon vatandaşına iş sağladığını açıkladıktan sonra, Jack Ma, Ocak 2017 tarihinde Donald Trump ile yaptığı görüşmede, 5 yıl içinde 1 milyon ABD vatandaşına da iş sağlayacağı konusunda görüş birliğine vardıklarını açıklamıştır. Yatırımlarını bölge ülkelere de kaydıran firma sadece Hindistan’da e-ticaret konusunda 680 milyon dolar tutarında yatırım yapmıştır. Tüm hızlı büyüyen ülkelerdeki şirketler gibi Alibaba’da Ar-Ge’ye büyük önem vermekte. 2008 yılında kurdukları Ar-Ge Enstitüsü büyük projelere imza atıyor, örneğin Alipay ödeme sistemleri şirketleri için geliştirdikleri ve işlemlerin yüzde 99’un da kullandıkları yüz tanıma sistemi, mühendislik konusunda dünyanın bir numaralı üniversitesi olan MIT tarafından ilk 10 teknoloji projesi arasında gösterilmektedir. Firma “yapay zeka” konusunda da öncü bir rol almış ve 2015 yılında piyasaya sürdüğü PAI  2.0 platformu “Machine Learning” ile bilgisayarlara bilgiyi yükleme, ayırt etme paterni ve kesin olmayan bilgiden arınmış programlama imkanı  sağlamaktadır.  Yapay zekayı tıp alanında da kullanmak isteyen firma, bilgisayar yardımı ile teşhiste karar vermeye yardımcı oluyor. Örneğin hedeflerinin başında akciğer kanserinin erken teşhisi ve yapay zeka yardımı ile geleneksel ilaçların entegrasyonu sağlanmaya çalışılmaktadır.
Biraz da Alibaba’nın kurucusu Jack Ma’dan bahsedersek, gurubun en büyük hissedarı, profesyonel bir davranış gösterip 10. yılın sonunda CEO koltuğunu devredip sadece yönetim kurulu başkanlığını üstleniyor ve bu tarihten sonra gönüllü olarak Çin ticaret ve kültür elçisi gibi hareket ediyor. 2016 yılında uçakta 800 saat geçirdiği ve ülke başkanlarını, prenslerini, iş adamlarını ziyaret ettiği biliniyor.  Fortune Dergisi, kendisini dünyanın 2 numaralı “yüce”  (Lofty) kişiliği olarak adlandırıyor.  Jack Ma, Çin hükümetinin taklit ile mücadele etmesi için önayak olan en güçlü şahsiyet.
Yukarıda bahsettiğimiz gibi, Alibaba aynı zamanda taklit ürüne karşı mücadelenin önemini ilk kavrayanlardan. Kendileri de bu konudan, tedarikçileri nedeni ile çok zarar görmüşler, örneğin 2011 yılında Tmall ABD’nin kara listesine girip gerekli tedbirleri alıp, bir yıl sonra listeden çıkmayı başarmış. 2016 yılında yerel polis ile işbirliği içinde bin 400 taklitçi firmaya baskın yapılıp, 880 kişinin tutuklanmasını sağlamışlar. Bu arada el konulan ürünlerin toplam değeri ise 435 milyon dolar tutuyor. 2017 yılında ise 18 bin uluslararası marka ile işbirliği içinde bu mücadeleyi sürdüreceğini beyan etmişler. 
Bizim bu zamana kadar bildiğimiz, genelde taklit ürünlerin Çin’den kaynaklandığı yolunda idi, ancak Alibaba bunun tersi ile de mücadele ediyor, örneğin Shell markalı motor yağlarının Malezya’da kaçak olarak ambalajlanıp Çin’e satıldığını saptayan şirket, Malezya hükümeti ile iş birliğine girerek bunu durdurabilmiş. Firmanın bu konuda faaliyet gösteren departman yöneticisi ZhengJunfang, uluslararası mücadelenin, ülkelerin değişik kanunlarından ötürü çok zor olduğunu vurguluyor.  Alibaba’nın da içinde olduğu “ChinaEntrepreneurs Club”, Çin Parlamentosu’nun sert cezalar içeren kanunlar çıkarması durumunda bu tümörün üç yıl içerisinde bertaraf edileceği görüşünde. Gurup hükümete yaptığı tavsiyede,  taklitçiliğin, alkollü araç kullananlara karşı yapılan davranışlarla aynı seviyede götürülmesini ve konunun her daim gündemde tutulmasını belirtmiştir. İlaveten ABD’de uygulanan cezalara dikkat çekilmiş ve taklitçilere ilk teşebbüste verilen 10 yıl hapis ile tekrarında 20 yıl hapis cezasına ilaveten iflaslarına yol açacak olan para cezaları vurgulanmıştır.
Yurdumuzda bu konuda en önemli mücadeleyi, benim de 6 yıl süre ile yönetim kurulunda görev aldığım Tescilli Markalar Derneği yapmakta olup, ne yazık ki yeterli desteği görememektedir. Taklitle mücadele bir ülkenin mülkiyet haklarına verdiği önemi gösterir ve söz konusu mücadele sadece birkaç şirketin iyi niyetli çabası ile çözümlenemez. Çözüm için; devlet yöneticileri, hukukçular ve tüketicilerden oluşan üç saç ayağının birlikte hareket etmesi gerekiyor. 
Taklit üründen arındırılmış bir ülke dileği ile hoşçakalın…

ops

Yukarı