Ana içeriğe atla

playpark

 

Sarah Jio’ya rakip!

18.01.2018 - 10:54

Eserleri birçok dile çevrilen, Türkiye’de birçok hayranı bulunan Sarah Jio’ya rakip olarak gösterilen Cansu Çevik Turan ile okuyuculardan oldukça ilgi gören ilk kitabı Yol Ayrımı hakkında bilgiler aldık. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği kitap; ayakları yere sağlam basan ve hayatın tüm karmaşasında kendi kendine yetebileceğini düşünen, insanlara karşı her zaman mesafesini koruyan ama günün birinde gerçek aşk karşısına çıktığında kendini asla yapmam dediği şeylerin başrolünde bulan bir kadının hikayesini anlatıyor.

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? Cansu Çevik Turan kimdir?
İstanbul’da yaşıyorum, 28 yaşındayım ve halkla ilişkiler bölümü mezunuyum. Yazı yazmayı, seyahat etmeyi, bisiklete binmeyi ve hayvanları çok seviyorum.

Edebiyat aşkı ve tutkunuz nereden geliyor?
Yıllar öncesinde yani ben ilkokuldayken en sevdiğim dersler hep Türkçe ve edebiyat olmuştu. Daha o zamanlar sevdiğim yazarların kısa kısa öykülerini okuyarak başladı bendeki okuma tutkusu. Bende kendimce hikayeler uydurmayı çok severdim ve o öykülere benzer şeyler yazmaya çalışırdım. Edebiyat derslerinde öğretmenimiz kompozisyon yazdırsın diye her ders heyecanla beklediğimi hatırlıyorum. Kısa hikayelerimin yanı sıra ilk günlüklerimi ve kısa notlarımı da ilkokul yıllarında yazmaya başladım.

Yol Ayrımı kitabını yazma fikri nasıl ortaya çıktı?
Kitap yazmak zaten hep hayalini kurduğum bir şeydi. Birkaç yıl önce günlüğüme de 5 yıl içerisinde gerçekleşmesini istediğim beş büyük hayalimden birinin kitap yazıp çıkarmak olduğunu yazmışım. Ve 2 yıl kadar önce küçük küçük aldığım notları bir araya getirip çok keyifli bir yolculuğa başladım ve böylelikle ilk kitabım Yol Ayrımı ortaya çıktı.

Eserlerinizin konularını seçerken beslendiğiniz yerler neler? Konularınızı nasıl buluyorsunuz? Karakterlerinizi nasıl seçip oluşturuyorsunuz?
Aslında yazmaya başlarken hikaye nasıl gelişecek, kitap kahramanlarım kimler olacak ve sonu nasıl bitmeli gibi çok kilit detayların hiç birini bilmeden başladım yazmaya ve her şeyi akışına bıraktım. Elbette daha önce izlediğim filmlerin, okuduğum kitapların ya da çevremde tanık olduğum aşk hikayelerinin de etkisi olmuştur, ama kitap yazma sürecinde daha çok hayal gücümden beslendiğimi söyleyebilirim.

Yazarken yaşadığınız zorluklar var mıydı? Varsa hangi noktalarda zorluk yaşadınız? 
Yaşadığım ufak çaplı zorluklar olmadı değil tabii. Örneğin kitap kahramanlarının yaşadıkları olaylara verdikleri tepkiler için, “Acaba gerçek hayatta yaşansa bu durumun sonucu yine bu şekilde mi olurdu?” diye düşünüyordum. Yani fantastik bir hikaye yazmaktan ziyade hikayemi gerçek hayata uyarlamamam gerektiğini düşündüm hep, bu yüzden zaman zaman çevremdeki insanların fikirlerini de aldım. Ama en çok hikayenin gidişatında Melda’nın aldığı kararı yazmak çok zorladı beni; çünkü kitabın iki ana karakteri de bence mutlu olmayı sonuna kadar hak ediyordu, ama ne yazık ki hikayenin sonu toz pembe değildi.

Sizin için Türkiye’nin Sarah Jio’su diyorlar. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Edebiyat alanındaki iddianız nedir?
Sarah Jio benim de çok severek okuduğum yazarlardan biri. Kitaplarını çok sevdiğim bir yazarın Türkiyeli kadın yazar versiyonu olarak anılmak elbette gurur duyduğum bir şey. Bu benim ilk kitabım, daha yolun çok başında olduğumu düşünüyorum. İddiadan ziyade benim hayal gücümün ürünü olan hikayeler başkaları tarafında seviliyor ve sahip çıkılıyorsa bence bir yazar için en büyük mutluluk bu olsa gerek. 

Geçtiğimiz ay düzenlenen Tüyap Kitap Fuarı’nda ilk kez kitapseverlerle buluştunuz. Okuyuculardan nasıl tepkiler aldınız? 
Kitabımın çıkış tarihinin Tüyap Kitap Fuar’ına denk gelmesi benim için de sürpriz oldu. Okuyucularla ilk kez orada bir araya gelme şansı bulduk. Aslında fuara giderken böyle bir ilgi olacağını asla aklımdan bile geçirmiyordum. Ama fuarın ilk gününde bile, ben daha gitmeden, Pena Yayınları’nın standına uğrayıp benim ne zaman orada olacağımı soran okuyucular olmuş. Biz kitap basılmadan önce Melda’nın hayatına dair çok keyifli bir video ve fotoğraf çekimi gerçekleştirmiştik ve zaman zaman sosyal medyada bununla alakalı hikayeler paylaştık, fuara gelenler de oradan haberdar oldular muhtemelen. Çok güzel insanlarla tanıştım, hiç tanımadığım kadın-erkek bir sürü okuyucu kitabımı alıp imzalamamı istediler, inanılmaz bir duyguydu gerçekten. Asla bu kadarını beklemiyordum destek veren herkese çok ama çok teşekkür ederim. 

Son olarak, hangi tür kitapları ve yazarları okumaktan hoşlanıyorsunuz? 
Kitapları çok seviyorum ve her türden kitap okuyorum. Ama özellikle içinde aşk hikayesi geçen kitapları yani benim yazdığım kitabın konusuna yakın olan kitapları okumayı daha çok seviyorum. En sevdiğim yazarlar ise; Zülfü Livaneli, Azra Kohen, Sarah Jio, Jojo Moyes, Khaled Hosseini.

Kitap hakkında da ayrıntılı bilgi alabilir miyiz? Okuyucular Yol Ayrımı’nda neler bulabilecek?
Yol Ayrımı, ayakları yere sağlam basan ve hayatın tüm karmaşasında kendi kendine yetebileceğini düşünen, insanlara karşı her zaman mesafesini koruyan ama günün birinde gerçek aşk karşısına çıktığında kendini asla yapmam dediği şeylerin başrolünde bulan bir kadının hikayesi. Melda’nın hikayesini okuyunca herkesin kendinden bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum. Yaşadığı hayal kırıklıklarına, küçücük şeylerle kendini mutlu etmeye çalışmasına ve bu süreçte kendisiyle yaptığı vicdani muhasebeye tanıklık edeceğiz; yani herkesin bir dönem kendi hayatında da yaşadığı iç çatışmayı okuyacağız.

Eklemek istedikleriniz…
Kitabım çıktıktan sonra çevremde birçok kişiden benim de aslında zamanında kısa da olsa yazdığım hikayelerim vardı, ama devamını getirmedim gibi şeyler duyuyorum. Ve onlara diyorum ki hiçbir hikayeyi yarım bırakmayın, ben de daha önce defalarca denedim, ama hikaye hep bir yerlerde tıkanıyordu ve ben kurguyu tamamlayamıyordum. Sonra hiç tahmin etmediğim bir zamanda oturup bu hikayeye başladım, ki kafamda hiçbir kurgu ve planlama yapmadan. Ve ben ne olduğunu anlayamadan kelimeler akıp gitti, sonra da kitabım ortaya çıktı. Şimdi diyorum ki demek ki her şeyin bir zamanı vardı ve bu hikayede yazılmak için doğru zamanı bekliyormuş.

playpark

Yukarı