Ana içeriğe atla

playpark

 

Raftakiler

10.04.2018 - 09:57

DURU BİR UMUT MELİSA ÇANKAYA
Yaptığınız iyilik yaşamınızı bir felakete sürüklerken gerçek aşkı bulsaydınız ne yapardınız?  Aşka ve iyiliğe sırtınızı döner miydiniz yoksa her ikisi için de savaşır mıydınız?
Duru savaşmayı tercih etti…
Sima, bebeğini  Duru’ya bırakıp kaçmıştır. Üstelik doğum belgelerine anne olarak Duru’nun adını yazdırarak! Duru genç yaşına rağmen bu büyük sorumluluğu üstlenir ve bebeğin babasını bulmaya karar verir. Bir çocuğu olduğunu öğrenen Toprak ise ailesi, nişanlısı ve hiç tanımadığı bir kadın arasında kalır ve hayatı eskisinden daha da karmaşık hale gelir…
Koca bir yalan sonucu yeşeren aşk ve beraberinde getirdiği yıkım sizi satırlara hapsedecek…
The Wattys 2016’da “Yazarın İlk Eseri” kategorisinde ödüle layık görülen ve bugüne dek Wattpad’de 5 milyonun üzerinde tıklanan Duru Bir Umut çarpıcı üslubu ve heyecan veren olay örgüsüyle dikkat çekiyor. Melisa Çankaya büyük yankı uyandıran ilk kitabında okurlarını şaşırtıcı bir yolculuğa davet ediyor.

KIRLANGIÇ ÇIĞLIĞI AHMET ÜMİT
Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.
 Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.
Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.
Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.
Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.
İnsanın insanı öldürdüğü o ilk anı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim.
Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.
İşte bu yüzden geri döndüm...

OTUZUNDAN SONRA TUBA EZİCİ
Neden mi otuzundan sonra?
Çünkü kadın dünyadaki tüm acıları, tüm tecrübeleri, tüm zevkleri bu yaşa kadar deneyimledi ve adına “erkek” denilen fakat birçoğunun “adam” diye bile tanımlanamayacağı o iki ayaklı, sözde kalp ve beyin taşıyan fakat bu ikisi arasındaki dengeyi kurmakta oldukça zorlanan varlıklar olmadan da hayata devam edilebileceğini ve kendi ayakları üzerinde durabileceğini otuzundan sonra anladı.
Aslında kadın kimseye ihtiyacı olmadığını, kendi kendine yetebileceğini bu yaşta fark etti. Kimilerine göre geç oldu belki ama zararın neresinden dönerse kardı ona göre artık.
Var olsun kadınlık, var olsun güçlü kadınlar, var olsun bu kitap sayesinde kendinden emin, hayatına devam edecek olanlar…

playpark

Yukarı