Ana içeriğe atla

playpark

 

NOSTALJİ SEVERLER İÇİN BERGAMA RÜYA GİBİ GELECEK

10.04.2018 - 14:19

İZMİR BERGAMA’NIN UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NDEKİ BERGAMA ANTİK KENTİ’NİN ÜNÜNÜN GÖLGESİNDE KALMIŞ, TATLILIKTAN ÖLEN YERLEŞİMLERİ VARMIŞ. BERGAMA’NIN MAHALLELERİ NOSTALJİ SEVERLER İÇİN BİR RÜYA; HER YER DÖNEM DİZİSİ SETİ GİBİ…

Tabelaların tasarımından, eski usul kahvehane sandalyelerine, kapı önünde oturan mahalleliye, dükkanının önüne “Kunduracı Ahmet” gibi ismini yazan esnafına, kefeli terazi kullanan bakkalından, pedallı dikiş makinası kullanan terzisine… Birçok şey bozulmadan ve estetik duygusunu koruyarak, çocukluğumuzdaki gibi yaşamaya devam ediyor.
Bergama’nın nüfusu 100 bini aştığından, daha çok şehirleşmiş bir ilçenin kenarında bir antik kent bulacağınızı sanabilirsiniz. Ancak hem bu kadar nüfusu ağırlayıp, hem de İzmir gibi büyük bir şehrin parçası olup da, bu kadar otantikliğini korumuş bir yerleşim bulmak gerçekten harika…

BERGAMA’DA GÖRMENİZ GEREKENLER
Bergama’nın Mahalleleri

1.Kale Mahallesi
Kale Mahallesi, Rumlardan kalan taş evlerin içinde mahalle hayatının devam ettiği, müthiş tatlı bir yer. Tüm binalar mübadele vakti giden Rumlar’dan kalmış. Öyle terk edilmiş, hayalet binalar ya da anca yaşlıların kaldığı mahalleler değil bunlar.
Aileler, çocuklar, komşuya gitmeli gelmeli, mahallece kapı önünde hep beraber fasulye ayıklamalı, yaşlı teyzelere gençlerin cep telefonundan YouTube izlettiği, “yaşayan” mahalleler. Daracık sokaklarda çocuklar bağır çağır top oynuyor. Her yer akşam sefası dolu. Güneşi batmasına doğru mis gibi kokular yükseliyor sokaklardan. Sokakları gezmesi müthiş keyifli.
2.Atmaca Mahallesi
7 gün 24 saat rengarenk olan Atmaca Mahallesi, sadece Bergama’nın değil Türkiye’nin müzik üretimi açısından oldukça önemli yerleşim yerlerindendir. Özellikle klarnet ustaları ile ünlü olan  mahalle, bugüne kadar birbirinden özel birçok müzisyeni yetiştirmiştir.
3.Bergama Merkez
Bergama merkez ise ilçenin ticari kalbi olmasına rağmen nostaljik dokusunu koruyarak gelişmiş. Kolonya doldurma dükkanları, satmaya getirdiği çiftlik hayvanlarını kaldırım boyunca dizmiş köylüler tanıdık manzaralar…

Bergama Antik Kenti
Bergama Antik Kenti, dünya tarihi için önem taşıyan bir yer. Hatta birçok açıdan kendi devrinde dünya lideri olarak tabir ediliyor. Çok büyük ve zengin bir krallıkmış. Efes’ten önce kısa bir süre Roma İmparatorluğu’nun doğudaki merkeziymiş.

Asklepion
Asklepion Antik Yunan’daki şifa tanrısının ismi. Tıp / Hekimlik simgesi olan asaya dolanmış yılan ilk burada kullanılmaya başlanmış. Yılanın neden tıbbın sembolü olduğuna dair birçok açıklama var. En akla yatanlarından bir tanesi o dönemde insanlara yılan zehrinin tedavi amaçlı kullanılması… Farmakoloji kelimesi de zaten Yunanca ilaç / zehir anlamına gelen” pharmakon”dan türemiş.
Asklepion Dünya’da; ilk psikoterapi yapan, ilk tedavi amaçlı uyuşturucu (anestezi niyetine) ve psikedelik madde kullanan ve ilk kamu sağlığı politikaları üreten kurum olarak da tarihe geçmiş.
Asklepion’u içinde meşhur kütüphanenin, bir tiyatronun, telkin ve fizyoterapi tekniğinin uygulandığı uyku odalarının olduğu, açlık-susuzluk kürlerinin, şifalı otlar, yağlar ve sularla tedavilerin yapıldığı ve çamur banyolarının bulunduğu bir kaplıca ve dinlenme merkezi olarak düşünebilirsiniz.

Bergama Halısı
Kendine has ilmek tekniği, renkleri, desen yapısı ile dünyada ayrı bir ekol olan Bergama halısından da azıcık bahsedelim isterim. Burada 15. yüzyıldan bugüne birçok köyde dokumacılık yapılıyor. Halı türleri 4 çeşide ayrılıyor; Kız Bergama, Sarı Namazlık, Yağcıbedir, Holbein.
Dünya’da koleksiyonerlerin özellikle peşine düştüğü ise Kız Bergama halısı. Kök boya ile renklendirilmiş özel yapağıdan dokunan halılar bu özelliklerinden dolayı koku yapmıyor ve kullandıkça ipek görüntüsü alıyormuş. Bergama’dayken mutlaka bir halıcıya girmenizi tavsiye ederiz!

Arasta
Bergama merkezde çarşı anlamına gelen Osmanlı’dan kalma bir Arasta bulunuyor. Fakat öyle büyük bir arasta düşünmeyin. Çınar ağaçlarıyla kaplı bir avlunun altında, yan yana sıralanan birkaç dükkan ve onlara bakan çay bahçeleri var. Vakit geçirmek için değil de çay, kahve ve böğürtlen suyu içip mola vermek için ideal.

Kızıl Avlu (Sarepeion Tapınağı)
Kızıl topraktan yapılma olduğundan rengi kızılımsı olan Kızıl Avlu, Bergama Antik Kenti’nin yayıldığı bölgede bugüne kadar ayakta kalabilmiş, Mısır yeraltı tanrısı Serapis’e adanmış bir tapınak olan Sarepeion’un bir parçası. Aslında MS. 2. yüzyılda tapınak Roma İmparatoru Hadrianus döneminde inşa edilmiş ama daha sonra 5. yüzyılda çeşitli eklemelerle kiliseye çevrilmiş. Osmanlı ile beraber camiye dönüştürülen yapının bir bölümü bugün bile cami olarak işlev görüyor. Anlayacağınız, dönem dönem hem bir tapınak, hem bir kilise hem de bir cami görevi görerek kutsal mekan olma konusunda kombo yapmış bir yer.

İzmir Bergama Müzesi
Bergama Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarından elde edilen Erken Tunç Dönemi’nden Bizans’a kadar geçen süre dilimine ait buluntuların, heykellerin, mozaiklerin, bölge etnografyasına ait kilim, el işi, dekorasyon ürünlerinin sergilendiği bir müze. 
Bergama İlçe Halk Kütüphanesi
Antik Çağ’da kütüphanesiyle Mısır ile kapışan, icat ettiği parşömeni ile Mısır’ın papirüsüne kafa tutan Bergama’ya da böylesine güzel bir halk kütüphanesi yakışırdı. 14 bin kitap, çeşitli dergi ve 3 bine yakın aktif üyeye sahip bu halk kütüphanesinin tarihi binası da oldukça hoş. Kütüphane pazar ve pazartesi günleri kapalı ama diğer günler 08:30-17:30 saatleri arası açık.

Kozak Yaylası
Kozak Yaylası, fıstık çamı ormanlarıyla kaplı devasa bir yeşil alan. Bu yaylada kasım-mart arası çam kozalağı toplama dönemi oluyor. Toplanan kozalaklar yaz aylarında güneşe seriliyor ve kurutuluyor. Kurutulunca açılan kozalaklardan fıstıklar çıkarılıyor. Bizim iç pilavlara, zeytinyağlı dolmalara ve sarmalara koymaya alışkın olduğumuz bu fıstıklar hem iç pazarlarda hem de Avrupa’da dış pazarlarda alıcı buluyor. Bu bölgede kozak toplayamayana kız yok. Ayrıca bu dönemde çam ağaçlarının dibinde yetişen bir mantar türü olan çıntar da hem Bergamalıların sofralarına hem de ceplerine ek gelir kaynağı olarak giriyor.

BERGAMA’DA NE YEMELİ?
Çiçeksever Köfte’de Bergama Köftesi Yiyin

Bergama’da ne yenir sorusunun nokta atışı cevabı. Salaş ama temiz bir yer. Zaten menü belli: Kasap köfte, piyaz… Üstüne de kaymaklı, cevizli, tahinli Kemalpaşa tatlısı. 

Bergama’nın Neyi Meşhur? Çığırtması!
Çığırtma, genel olarak Ege Bölgesi’ne ama özellikle de patlıcanlısı ile Bergama’ya has bir kızartma yemeği. Bol sarımsaklı, biberli, domates soslu yani bol ekmek banmalı. Akropolis Restoran, Bergama Sofrası ve Çığırtma Evi çığırtmayı layığıyla yapan yerler. Bu üçünden birinde mutlaka deneyin.

Arasta’da Böğürtlen Suyu İçin
Arasta Nargile Cafe hem çok sevimli bir yer, hem de taze böğürtlen suyu cennetlik. Yaz sıcaklarında daha ötesi yok.

90’ına Merdiven Dayamış Eşref Amca’nın Yerinde Kahvaltı Yapın
Günlük hayatta “İşleyen demir ışıldar” atasözünün kanlı canlı örneklerine rastlamak kadar insanı iyi hissettiren bir şey daha yok. Yenigün Kahvaltı Salonu, 90’ına merdiven dayamış Eşref Amca’nın ekmek teknesi. Her sabah yaş baş demeden dükkanın kapılarını kendisi açıyor, işinin başına geçiyor. Tüm gün ihtiyacınız olacak enerjiyi, Eşref Amca’nın ballı, kaymaklı, sıcak sütlü ve bol yaşam enerjili kahvaltısında bulabilirsiniz.

playpark

Yukarı