Ana içeriğe atla

ops

Nedir değil, nasıl?

15.05.2017 - 10:41

Markalara dijital PR, sosyal medya ve kreatif içerik konularında danışmanlık veren ve bir taraftan da mesleğiyle ilgili makaleler ve hikaye, roman türünce eserler kaleme alan Mürsel Ferhat Sağlam ile Dikeyeksen Yayıncılık etiketiyle raflarda yerini alan yeni kitabı Stratejik Marka Yönetimi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. 

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? Mürsel Ferhat Sağlam kimdir?
28 yaşındayım. İstanbul doğumluyum fakat aslen İskilipliyim. Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü, Tarih Bölümü ve İşletme Bölümü mezunuyum. Yüksek lisansımı tarih üzerine yaptım. Akademik kariyerime ise Halkla İlişkiler ve Reklamcılık alanında ve doktora seviyesinde devam ediyorum. 2012’de dijital ajans olarak konumlandırdığım Ajans Paradise’ı, 2014’te ise edebiyat, kültür ve sanat odaklı yayın yapan Şilep Dergi’yi kurdum. İlk üniversiteme 17 yaşında başladım ve o andan itibaren hem akademik, hem sanat ve hem de iş hayatının içerisindeyim desem yeridir. Zira ilk kitabımı 19 yaşında yayınladım. Şiir, deneme, hikaye, eleştiri, araştırma, akademik ve roman olmak üzere birçok türde kitap yazdım. Lakin henüz 5 kitabım yayınlandı. Kitabevlerinde sadece “Aşkzade” ile “Stratejik Marka Yönetimi” kitaplarım mevcut. 

Peki, son kitabınız Stratejik Marka Yönetim hakkında da bilgi alabilir miyiz? Okuyucular Stratejik Marka Yönetimi kitabında nelerle karşılaşacak?
Uzmanlığım olan dijital pazarlama, sosyal medya, içerik pazarlaması, itibar yönetimi ve marka yönetimi konularında hem konuşuyorum hem de yazıyorum. Tüm bunların yanında özellikle marka yönetimi odağında bir kitap hazırlamak istedim. Çünkü hem reklam, pazarlama, iletişim bölümlerinde okuyan üniversitelilerin hem de sektör profesyonellerinin yararlanabileceği, stratejik marka yönetimi kavramının pratiğine değinen bir kitap yazmanın herkese faydalı olacağını düşündüm. Bu kitap stratejik marka yönetimi kavramının “nedir”i ile ilgilenmiyor. Okuyucular bu kitapta meselenin “nasıl”ıyla karşılaşacaklar. Ayrıca çok farklı konu başlıkları çerçevesinde marka yönetimini işledim. Örneğin lüks marka, jenerik marka, GEO marketing gibi… Bunlara benzer kitapta toplam 35 konu başlığı var. Kısacası bu kitap kendini bu alanda geliştirmek isteyenlere bir başlangıç olacaktır. Diğer yandan bu kitap sektör profesyonelleri için farkındalık barındıran bir çalışma oldu diyebilirim.  

Kitabın hedef kitlesi kimlerden oluşuyor? Diğer bir ifadeyle bu tarz kitapları sadece belli bir kitle mi okuyor yoksa kitabın herkese hitap eden yönleri var mı?
Az önce belirttiğim gibi aslında bu kitap hem üniversite öğrencilerine hem de hangi sektörde çalışıyor olurlarsa olsunlar tüm profesyonellere hitap ediyor. Kitapta girişimciler de bir şeyler bulabiliyor, bir şirketin CEO’su da… Yine biraz önce söylediğim gibi kitap birçok konu başlığından oluşuyor. Kısaca Stratejik Marka Yönetimi, birçok konuda farkındalık sunan bir kitap oldu diyebilirim. O nedenle kitabın kitlesini salt belli bir gruba indirgemek mümkün değil. 

Daha önceleri edebi türden kitap yazarken, daha sonra neden böyle bir kitap yazma gereği duydunuz?
Klasik olacak ama ben kendimi bildim bileli yazıyorum. Şiir, deneme, hikaye, roman işin edebi boyutu elbette ama bir de benim bir işim ve akademik kariyerim var. Yazma yeteneğimi mesleğime dair bilgi ve tecrübelerimi aktarmak için kullanmaya başlayınca ortaya Stratejik Marka Yönetimi gibi bir kitap çıktı. Bu ve benzeri türde yani reklam ve pazarlama odaklı içeriğe sahip kitaplarım da tıpkı edebi türdeki kitaplarım gibi yayına hazırlanıyor. Zamanı geldiğinde yayınlanacaktır. 

Edebi türdeki eserlerinizin konularını seçerken gerçek hayattan mı ilham alıyorsunuz diğer bir ifadeyle kitabı kurgularken kişisel tecrübe, gözlem ve hayallerinizi mi baz alıyorsunuz? Bu soruyla bağlantılı olarak; yazacağınız konuları nasıl belirliyorsunuz ve özellikle hikaye ve romanlarınızdaki karakterleri nasıl seçiyorsunuz?
Aslında ilk sorunuzun iki yanıtı var. Hem gerçek hayattan ilham alıyorum hem de kurguya hayal gücümü dahil ediyorum. Sanırım hikaye ve roman gibi türlerin temelinde bu var. Ben de bunu uyguluyorum. Konuları belirlerken ise uzun uzun plan veya program yapmıyorum, aniden gelişiyor. Kurgu da kitabı yazarken gelişiyor.  Kısacası bir başlangıç yapıyorum ve sonra kitap kendini götürüyor. Açıkçası kitabın sonunda ne olacağını yazdığım esnada ben de merak ediyorum. Kitaptaki karakterleri ise gözlemlerimden ve hayal gücümden yardım alarak oluştururum. 

Bir eserin başarılı olabilmesi için sizce olmazsa olmaz koşul nedir?
Bir eserin başarısı okuyucuyu yakalamasına bağlıdır. Bir eserin okuyucuyu yakalaması içinse yazarının iyi bir okuyucu olması gerekiyor. Başarılı eserler ortaya çıkarmak için en önemli koşulsa iyi bir Türkçe bilgisidir. Örneğin yazarın, kelimelerle arasının iyi olması, gramere ve kurguya hakim olması gerekir. Tüm bunlar türü fark etmeksizin bir kitabın kalıcılığı için önemli detaylardır. Kitabın PR açısından başarılı olması içinse dijital mecralar kullanılmalıdır. Özellikle sosyal medyada kitabı öne çıkaran viral kampanyalar kurgulanabilir. PR açısından bakıldığında işin temelinde yine strateji var. 

Peki, tekrar Stratejik Marka Yönetimi kitabına dönecek olursak. Örneğin markalaşmak veya fenomen olmak isteyen kişi ve işletmeler için bu kitap ne tür öneriler sunuyor? 
Markalaşmanın en önemli koşulu farkındalıktır. Farkındalık oluşturmak içinse farklı olmak gerekir. Farklılığı ise temas ederek yani iletişim kurarak anlatabilirsiniz. İletişim kurmak için hedef kitleye ulaşacağınız kanalları iyi kullanmanız lazım. Kısacası bu bir döngüdür. Fakat hem bu döngüye ait hem de bu döngüden bağımsız bir olgu var. İşin temelinde olan o olgu ise hikayedir. Yani bir kişi veya işletme marka olmak istiyorsa öncelikle bir hikayeye sahip olmalıdır. Firmalar hikaye oluşturmak veya varolan hikayeye yenilik ve süreklilik kazandırmak için para harcarlar.  Çünkü hikayesi olan farklıdır ve hikayesi olan markalaşır. 

ops

Yukarı