Ana içeriğe atla

S

 

Hem futbol hem de sanat kadını; Serenay Aktaş

16.01.2017 - 12:15

Bir yanda sanat bir yanda futbol aşkı… İki kelime hemen hemen yetiyor Serenay Aktaş’ı tanımlamak için… Futbol kariyerinin ardından, sanat dünyasına adımını atan Aktaş, kendisinin de belirttiği gibi Survivor Yarışması’nın ardından gönüllerimizi fethetti.  O gönlümüzde güçlü, hırslı bir o kadar sempatik bir karakter olarak yer edindi.  Sempatik ama bir o kadar seksi bir kadın aslında Aktaş… Bana göre bu yönünü, özellikle son rol aldığı dizi İlişki Durumu Evli’de gösterdi izleyicilere. 

Röportaj:Başak Tanrıverdi



Her yönüyle Serenay Aktaş’ı konuştuğumuz röportajımızı keyifle okumanız dileğiyle Mall Report okuyucuları…

Öncelikle sizi kısaca tanıyalım… Kimdir Serenay Aktaş? 

Serenay; kendi halinde, her şeyin bir zamanı ve her şeyin bir sınırı olduğunu düşünen, genelde burcu gereği (Terazi) her şeyi dengelemeye çalışan, rotasını bulan, hayal kuran, dünü de yarını da sık sık düşünen, dışardan görünenin ve tahmin edilenin aksine sıradan bir yaşam süren, maneviyatına önem veren, sakin, sabırlı ve çılgın, asi ama sulu göz, oldukça kararsız, olumsuz olaylar üzerinde pek durmayan, genelde pozitif, insanlarda ilk dikkat ettiği şey samimiyet olan, kameraya, spora, özellikle de futbola aşık, her adımını annesini ve ailesini düşünerek atan, hayallerinin peşinde koşan bir genç kız…

Futbolcu kimliğinizden bahsedersek, nasıl başladı bu serüven… Sizi bu mesleğe yönlendiren neydi? 
Futbola olan tutkum Galatasaray’dan geliyor. Küçükken babam beni omzunda Galatasaray maçlarına götürüyordu ve futbola tutkundum. Önceleri sokak aralarında top koştururken, 15 yaşında Zeytinburnu Spor Bayan Futbol Takımı’nda lisanslı olarak futbol oynamaya başladım. Daha sonra Vatan Spor ve son olarak 1207 Antalyaspor Bayan Futbol Takımı’nda yer aldım fakat futbolun bir geleceği olmadığını fark edeli üç yıl oldu. Üç senedir sadece hobim. Mesleğim gereği artık daha çok dikkat etmek zorundayım. Ertesi gün set var, o gün maçta Allah korusun sakatlık yaşadığım zaman işime engel olurdu. Bu sebeple ara vermek zorunda kaldım. 
Futbolla ilgilenen bir kadın bile hayli ilgi çekerken siz çıkıp oynuyorsunuz... Çevrenizdeki erkekler nasıl yorumluyorlar bu durumu?  
İlk başta inanmıyorlar tabii. Sonra birkaç golümü görünce şok oluyorlar. Bir de futbol yorumlamam çok hoşlarına gidiyor. Genel olarak seviyorlar bu durumu. 

Futbolculuk kariyerinizin ötesinde bir de oyunculuk var. Peki, oyuncu olma fikri nasıl ortaya çıktı?  
2011 yılından beri çabalıyorum, o yıl oyunculuğa başladım, ilk olarak Kanıt dizisinde 5 bölüm olay yeri inceleme ekibi olarak rol aldım, her bölüm 3-5 tane repliğim vardı. Ardından Umut Yolcuları, Yahşi Cazibe, Alemin Kralı, Kalbim Seni Seçti gibi dizilerde bölüm oyunculuğu yaptım. Daha sonra ortamı sevmedim, çekindim. Tam başladım derken uzaklaştım bir süre, daha sonra Türkiye Artistini Arıyor adlı tiyatro yarışmasına başvurdum, ön elemeleri de geçtim ama yarışma iptal oldu. Hamdi Alkan jüri üyesiydi, aklında kalmış olacağım ki bir gün beni aradı, TNT’de Arka Sıradakiler’e tekrar başlayacağını ve benden Van depremini yaşamış, ailesini depremde kaybetmiş “Gülüm” karakterini canlandırmamı istedi. 24 bölüm oynadıktan sonra şunu anladım; Eğer sen kendini bilirsen, dualarını da eksik etmezsen işte o zaman kendini koruyabiliyorsun. Yani ortamdan çekinmene gerek kalmıyor çünkü kendinden emin oluyorsun. Kendinden ödün vermeden ilerlemek hakikaten çok zor… Belki de bu yüzden yavaş ilerliyorum ama olsun, böylesi daha iyi, ben böyle mutluyum. Arka Sıradakiler’den sonra TeknoSA reklamında Dişi Arda oldum, ardından Kotex reklamı (2013) çektik. 2013 yılında, Kotex’ten sonra Muhteşem Yüzyıl Ayşe Hatun için görüşmek istediler ve anında kabul ettim. 14 bölüm de orada yer aldım. Bu dönemde biraz daha tanınırlığım arttı. Daha sonra Çılgın Dershane 3 filminde “Merve” karakterini canlandırdım. Tam yeni bir diziye başlayacaktım ki Survivor çıktı. Diziyi kabul etmedim, çünkü 2 senedir Survivor için görüşüyorduk. Muhteşem Yüzyıl devam edince gidememiştim ama 2014 için gelen dizi teklifini geri çevirip hayalim olan Survivor'a gittim. Giderayak da menajerim Selim Akar aradı; “Döndüğünde ilk başrol filmimizi çekiyoruz!” müjdesini verdi ve geldikten sonra Figüran filmini çektik. Filmden sonra dizi yapacaktık ama içime sinmemişti. Ardından Acil Aşk Aranıyor dizisinin kadrosuna katıldım. Son rol aldığım dizi ise İlişki Durumu Evli. 
4 aydır Serkan Atar’dan tiyatro eğitimi alıyorum. Şimdilerde ise “Benim Neyim Eksik” tiyatro oyunu ile sahnede izleyici ile buluşuyorum.

Tiyatro sahnesinde kendinizi nasıl hissettiniz? Birkaç kelime ile anlatır mısınız?  
Tiyatro sahnesi gerçekten bambaşka… O atmosfer, o sahne, o alkış… Beni çok duygulandırıp, ağlamama neden oldu. 

Şimdiye kadar oynadığınız roller içerisinde hangisini daha fazla sevdiniz? Neden?
Şimdiye kadar oynadığım rollerin hepsini severek canlandırdım. Fakat TRT TV filmleri adı altında çektiğimiz Makas filmindeki Berrak karakterinin yeri ayrı bende.

Survivor’da hayatınız nasıl geçti? Sizi en çok zorlayan neydi? Yarışmanın size kattıkları neler oldu?
Survivor'a nasıl gittiysem öyle çıktım açıkçası. Pek bir şey değiştirmedi ben de. Sadece yemek durumlarında daha dikkatliyim, mesela tabağımı evdeyken bembeyaz yapana kadar sıyırıyorum! Bir de önümdeki her şeyden tok dahi olsam bir kaşık bile olsa tatmak istiyorum, sanki başka zaman yiyemeyecekmişim gibi. Bana olan en büyük faydası kuşkusuz artık Serenay Aktaş’ı insanların tanıması. Daha önce birçok projede yer almama rağmen “Bir yerden tanıyorum ama pardon sizi nerden tanıyorum? Gülüm sen misin? Sen Ayşe Hatun musun?” oluyordu insanlar, yine de tanıyorlardı tabii, yoksa ünlülerde ne işim var? Ama artık iyice tanıyorlar, direkt Serenay diyorlar şimdi.
 

GGG

Yukarı