Ana içeriğe atla

playpark

 

Hem başarılı, hem güzel; Özgür Akçaoğlu

13.12.2016 - 17:35

18 yıldır medya ve pazarlama iletişimi sektöründe yer alan ve gerek yerel gerekse global pek çok markaya hizmet veren başarılı bir iş kadını Özgür Akçaoğlu ve bu ayki özel konuğumuz… Türkiye’nin önde gelen medya ajanslarında görev alan Akçaoğlu,  şu an BPN Istanbul’un genel müdür yardımcılığı görevini devam ettiriyor. Akçaoğlu, her ne kadar çevresine anlatmakta güçlük çekse de mesleğini gerçekten severek yapıyor. Sektörde uzun yollar katetmesi belki de bundandır…  

Özgür Akçaoğlu kimdir? Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?
18 yıldır pazarlama iletişimi sektöründe çalışıyorum. İş hayatıma başladığım günden beri Coca Cola, Benckiser, Koç Holding gibi gerek lokal gerekse global, Türkiye’nin ve dünyanın en büyük markalarıyla çalışma imkanım oldu. Bu süreçte medya planlama ve özellikle bütçe yönetimi ile satın alma alanlarında uzmanlaştım. Son beş yıldır BPN Istanbul çatısında genel müdür yardımcılığı görevimi sürdürüyorum. 

Profesyonel iş hayatına nasıl başladınız?
Profesyonel iş hayatıma üniversite yıllarımda başladım. O dönemlerde de reklamcılık sektörü bugünkü gibi parlak ve çok rağbet gören bir sektördü. Ancak, medya planlama ise daha çok kreatif ajanslar bünyesinde yönetilen ve bu süreçten çıkmaya, bağımsız bir iş kolu olmaya çalıştığı bir dönemden geçiyordu. Ben de üniversite okuduğum dönemde yaptığım stajla medya planlama ve PR sektörlerinde çalışmaya başladım ve medya ajanslarının çoğalmaya başladığı dönemde de kariyerime bu yönde devam etme kararı aldım.    

Çocukluğunuzda hayalini kurmuş olduğu meslek var mıydı? Şu an hayalini kurduğunuz mesleğimi gerçekleştiriyorsunuz?
Herkesin çocukken hayalini kurduğu bir meslek vardır elbette. Benimki de buz patencisi olmaktı ve senelerce çocukluk dünyamı buz patencilerinin harika gösterileri süsledi. Saatlerce Katarina Witt izlediğimi bugün dahi tebessümle hatırlıyorum. Şu anki mesleğim elbette buz pateni yapmaktan çok uzak ancak yine de 18 yıl gibi uzun bir süredir içinde olmamdan da belli olduğu gibi, severek ve çok keyif alarak yaptığım bir mesleğim var. Bugün çocukluğumda varlığından bile haberdar olmadığım hatta bugün ailem dahil birçok insana anlatmakta ve nasıl bir iş olduğunu açıklamakta zorlandığım bir mesleğim var. 

BPN İstanbul’un çalışmalarından bahseder misiniz? Neler yapar BPN İstanbul?
BPN Istanbul yeni jenerasyon bir medya planlama ve satın alma ajansı. Türkiye’nin önde gelen reklamverenlerinden oluşan portföyüne bu alanlarda gelişmiş araçlarıyla tam hizmet veren ve markalarla tüketicileri en doğru, en etkili, en hesaplı şekilde buluşturmayı amaçlayan bir yapı. 2016 itibariyle medya ajansı yapımızı yeniçağa uygun bir şekilde yeniden yapılandırmaya başladık. İş süreçlerimizde yenilikler gerçekleştirdik. İçerik üretimi, dijital veri işleme, data analitiği departmanlarımızı kurduk.
Şirketler pazarlama yatırımlarının geri dönüşü konusunda her zamankinden daha fazla baskı altındalar. Değişen topluluklar, markalarla olan ilişkilerini de yeniden değerlendiriyorlar. Medya, her zamankinden daha hızlı değişiyor, yepyeni platformlar hayatımıza giriyor. Klasik medya planlama anlayışının ötesinde, ölçülebilir ve yenilikçi bakış açılarına ihtiyaç duyuyoruz. BPN, sektörde her reklamverenin ihtiyaç duyduğu bu dönüşümü genetik kodlarında barındıran bir ajans. 

BPN İstanbul kurulum aşamasından bugüne kadar nasıl bir gelişim süreci izledi?
BPN Istanbul’un temelleri 2006 yılında atıldı. Kurulduğumuz ilk günden beri gelişime çok açık olan bir ajansız. Bu doğrultuda ve müşteri portföyümüzdeki büyüme ile de birlikte Eylül 2014’te dünyanın önde gelen global networklerinden IPG Mediabrands ailesi altında yer alan ve RECMA verilerine göre dünyanın en hızlı büyüyen ajansı olan BPN ile stratejik ortaklığımız, bize iş yapış biçimimizde globalden beslenme, farklı toollara erişim, global araştırmalara yakınlık gibi imkanlar da sağlıyor. 

İşinizdeki başarıya neye borçlusunuz? Başarı için ödün verdiği şeyler oldu mu? 
Elbette çok çalışmak… Ama çalışırken aynı zamanda kişisel iletişim ve insan ilişkilerinizin de çok iyi olması lazım. İşin yarısı matematik ve teoriye bağlı ise diğer yarısı insan ilişkisi ve iletişime bağlı… Bu yoğun süreçte tabii ki en çok özel hayatınızda kendinize ayırmanız gereken zamandan ödün veriyorsunuz. Ancak yıllar geçtikçe tabii ki bunu biraz daha dengeleme ihtiyacı da hissediyor insan. 

Bir iş günü nasıl geçer?
Ben hayatım boyunca erkenci bir insan oldum. Sabahlarım genellikle sporla başlar ve daha işe gitmeden başlayan mail trafiği şehir trafiğine karışır. Masa başı işler, toplantılar, mail ve telefon trafiğiyle günün nasıl geçtiğini ve bittiğini anlamazsınız.  

Genç girişimcilere tavsiye ve önerileriniz nelerdir? Sizce gençler nasıl hareket ederlerse başarıya ulaşabilirler? 
Bundan bir beş yıl önce sorsanız başarımı bağlı olduğum yukarıda belirttiğim kriterlere borçluyum derdim ama su an yeni bir jenerasyon geliyor ve yaşam kalitesi anlayışları, başarı kriterleri değişiyor. Eskiden çok çalışarak başarılı olunuyordu ama günümüzde her şey o kadar hızlı değişiyor ve yenileniyor ki, önümüzdeki yeni jenerasyonun başarı kriteri bu hızlı değişimi iyi takip etmek ve buna hızlı adapte olmak olacak gibi görünüyor. Tabii işini sevmek, çok çalışmak gibi temel değerlerin her zamanki gibi önemlerini koruyacağını düşünüyorum.

playpark

Yukarı