Ana içeriğe atla

nara

MALLREPORT

PANDEMİYE RAĞMEN BÜYÜMEYE DEVAM ETTİK

10.03.2021 - 13:59

25 yılı aşkın iş tecrübesiyle gıda sektörünün güvenilen isimlerinden olan Banu Arıduru, 2014’ten bu yana Çelebi Holding Gıda A.Ş - Little Caesars Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapıyor. Göreve gelir gelmez büyük bir değişim ve dijital dönüşüm sürecini başlatan Arıduru, Little Caesars’ın her yıl çift haneli büyümesine öncülük ediyor. Çevik ve esnek çalışan takımlardan oluşan şirkette hem işletmeci hem de çalışan ve yönetici pozisyonlarında daha fazla kadının yer almasına da özen gösteriyor. “Dijital dönüşüm gıda sektörü için daha da artan verimlilik ve kalite olarak etkisini gösterecek.” diyen Arıduru ile yeme içme sektörünü ve başarılarının sırlarını konuştuk.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Nasıl bir eğitim gördünüz, iş hayatına ne zaman başladınız?

Mühendislik eğitimim üzerine, MBA yaptım. 25 yılı aşkın süredir sürdürdüğüm profesyonel iş hayatıma 1994 yılında Migros’ta başladım.

Kariyer yolculuğunuz nasıl ilerledi? Bize iş yaşamınızın kilometre taşlarını anlatabilir misiniz?

Migros’taki Mağaza Müdürlüğü görevimin ardından Otacı/Kurtsan İlaçları'nda Satış ve Pazarlama Müdürü olarak çalıştım. 1999 - 2004 yıllarında Telsim’de Satış Planlama ve Geliştirme Direktörü olarak görev aldım ve 2004 yılında gıda perakende sektörüne adım attım. 6 yılı aşkın bir süre Domino's Pizza’da Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulundum. Ardından BigBiz Consulting (Franchise ve Perakende Çözümleri) firmasının Kurucu Ortağı oldum. Son 6 yıldır da Çelebi Gıda A.Ş ve Little Caesars Türkiye’de Genel Müdür olarak çalışmaktayım.

İş hayatınızda yakaladığınız başarıyı neye borçlusunuz? Bu yolda kendinize koyduğunuz öncelikli hedefler nelerdi?

Öncelikle merak ve öğrenme isteğimin, çalışma disiplinine sahip olmamın, işe tutkuyla bağlanmamın, veriye dayalı bakış açımın ve her zaman heyecanımı korumanın faydalarını hep gördüm. Elimden gelenin en iyisini ortaya koymak, her türlü zor koşulda dahi, yüksek motivasyonla, esnek ve çevik hareket edebilmek ve daha da ötesi bu şekilde takımlar kurmak ve birlikte başarılara imza atmak olmazsa olmazlarım.

Ülkemizin saygın kurumsal yapıları içinde uluslararası bir markanın Ülke Lideri olmak önemli bir hedefimdi, bu hedefime ulaştığımı söyleyebilirim. Şimdi burada yakaladığımız başarıyı daha da büyütmek, bu başarıya daha çok kişiyi ortak etmek ve daha büyük bir aile olmak yeni hedefim.

Türkiye’de kadınların iş hayatındaki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kadınların sahip oldukları yetenek ve özelliklerin, yaptığımız işe ve ortaya çıkardığımız sonuçlara büyük değer sağladığını görüyoruz. Bunlardan bazıları; eleştirel bakış açısı, iş geliştirmede izledikleri yollar, yüksek adalet ve empati duyguları iş yapış biçimimizi mükemmele yaklaştırmada itici güç oluyor.

Geleceğin dünyasının bir yetenekler arenası olduğunun da akıldan çıkarılmaması çok önemli. Süreçler daha fazla dijitalleştikçe, insanların çoklu yeteneklere sahip olması önem kazanıyor. Bunun bir sonucu olarak da terfi gibi önemli konularda tamamen yeteneğe ve liyakate dayalı seçimlerin yapılacak olması kadınların iyi yerlere gelmesinin önünü doğal olarak açacaktır düşüncesindeyim.

Kadın ve erkeğin iş dünyasındaki rolleri konusunda gidilecek uzun bir yolumuz var. Annelik ve anne adaylığı, yaşlı ve hasta bakımı ülkemizde hala kadın istihdamının önündeki engellerin başında geliyor. Daha modern ve çağdaş bir iş hayatı için eşitlikçi bir çalışma ortamını kurmamız gerekiyor.

Çelebi Gıda’da tüm yönetsel ve işe alım, performans yönetimi, ücretler ve yan haklar gibi tüm insan kaynakları süreçlerinde, özetle çalışana dokunduğumuz her alanda, eşitlikçi politikalar uyguladığımızı gururla söyleyebilirim. Kadın ya da erkek tüm çalışanlarımızın kendilerini geliştirmelerine ve eşit bireyler olarak şirket içinde yükselmelerine destek oluyoruz.

Biz kendi şirketimizde üst yönetimde kadın erkek %50 oranını yakalamış olmaktan mutluluk duyuyorum, kararlarımızda, çevik ve esnek bir şirket yönetmemizde bu çeşitliliğin önemi büyük. Şimdi sırada işletmecilerimiz arasındaki kadın sayısını arttırmak var.

EN ÖNEMLİ FARKIMIZ LEZZETİMİZ

Little Caesars Pizza, 1959 yılında ABD’de Michigan’da kuruluşmuş olup, günümüzde beş kıtada 6 bine yakın şube ile hizmet veriyor. Ülkemizde ise Little Caesars Çelebi Holding tarafından işletilmektedir. Rakiplerimizden en önemli farkımız, donmuş ya da haftalık hamur değil, taze/günlük hamur üretip, kullanıyor olmamız. Biz her şubemizde her gün taze hamur yapıp, pizzalarımızı hazırlarız. Ayrıca taze mozarellamız ve mevsiminde toplanan domateslerden yapılan sosumuz da pizzalarımıza lezzet katan diğer önemli diğer iki unsur. Bu nedenle bu kadar çok lezzetli pizzalar yapıyoruz. Kurumumuz, son 12 yıldır Amerika’da “ödenen paranın karşılığını en iyi veren marka” seçiliyor.

Yukarıda bahsettiğim yüksek kalite standartlarının yanısıra, şirketimizde sürekli var olan ve pandemi döneminde daha da fazla geliştirdiğimiz yüksek hijyen ve kalite standartlarımız sayesinde, güven duyulan bir marka olduğumuzu kanıtladık, 2020 yılını hem restoran sayısı hem de müşteri sayımızdaki artış ile başarılı bir şekilde tamamladık.

Diğer yandan Online platformlara gerekli yatırımlarını yapan, marka değeri yüksek şirketlerin pandemiyi büyüyerek atlattığına şahit olmaktayız. Bu da eve servis gıda kategorisindeki şirketlerin diğer kategorilere oranla daha şanslı olduğunu gösterdi.

BEYAZ YAKALILARI YATIRIMCIMIZ YAPIYORUZ

Peki, Little Caesars olarak girişimcileri desteklemek konusunda neler yapıyorsunuz?

Salgın dönemi boyunca hiç kapanmadan -sokağa çıkma yasağı olduğu dönemde dahi- hizmet vermeye devam eden ve nakit getirisi olan bir marka olduğumuz için; bunun yatırımcıların ilgisini çektiğini görüyoruz.

Little Caesars Türkiye’nin her şey dahil şube açma yatırım maliyeti 700.000 TL + KDV’dir. Bu bedele isim hakkı ücretinden inşaata, fırın ve soğuk odalardan bilgisayar sistemlerine kadar her şey dahildir. Yatırımın geri dönüşü; 35-36 aydır. Rakamlardan da görüldüğü üzere geri dönüşü oldukça hızlı olan bir yatırım modelimiz var.

Beyaz yakalı olup, kendi işini kuran franchiseelerimiz’de de büyük bir artış var. İşimizde bütün süreçleri standart modellerimiz üzerine oturttuğumuz, her türlü işletme desteğini ve eğitimleri de Little Caesars olarak biz verdiğimiz için; işi kolaylıkla öğrenip, yönetebiliyorlar. Hatta beyaz yakalı Franchisee’lerimizin oldukça başarılı olduklarını da söyleyebiliriz. Bu nedenle kendi işini yapmak ve farklı sektörlere adım atmak isteyen herkesi bizimle görüşmeye davet ediyoruz.

GENÇ KADINLARA İLHAM VERMEYE ÇALIŞIYORUM

Ben de şirket içinde yaptığımız çalışmaların yanı sıra kişisel olarak da kadınların iş hayatında daha fazla yer edinmesi ve başarılı olması, Yönetim Kurulu seviyesine kadar ilerlemesi ve çeşitliliği en üst kademeye kadar yayabilmek adına, aktif bir şekilde çalışıyorum. Hem derneklerde görev yapıyor hem de üniversitelerdeki panellerde genç arkadaşlarımıza bilgi aktarımlarında bulunarak ilham vermeye çalışıyorum.

Ayrıca Yönetim Kurulunda Kadın Derneği’nin (YKKD) de üyesiyim ve derneğin eğitim programlarına katılıp, çok deneyimli kişilerden mentorluk alarak, Yönetim Kurullarında yer almak üzere hazırlanıyorum. YKKD sayesinde en üst düzeyde çeşitliliğin artması hususunda farkındalık oluşmaya başladığını düşünüyorum.

Diğer yandan YenidenBiz platformunda mentor olarak çalışarak, iş hayatında yer almış, çalışıp ara verdikten sonra tekrar iş hayatına dönen veya dönmek için hazırlanan arkadaşlara destek veriyor olmaktan mutluluk duyuyorum.

Ayrıca Lead Network Türkiye organizasyonunun kurumsal üyesiyiz. Bu grupta perakende ve tüketim ürünleri alanlarındaki yetenekli kadın işgücünü daha üst pozisyonlara taşımak amacıyla çalışıyoruz. Bu dernekte üç dönemdir mentorluk yapıyorum ve benden daha genç yönetici arkadaşlarımın kariyerlerinde daha üst pozisyonlara ulaşma yolculuğunda onlara yardımcı olacak deneyimlerimi aktarmaya gayret ediyorum.

YEME İÇME SEKTÖRÜNDE KALİTE VE DİJİTALİN ÖNEMİ ARTMAYA DEVAM EDECEK

Yeni projeleriniz ve hedefleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Şirket olarak pandemi dönemini çok başarılı geçiriyoruz. Evlere servis ve perakende kategorisinde olmamızın avantajını yaşadık. Ayrıca Teknolojiye zamanında yatırım yapmış olmamız, e-ticaret uygulamalarımızın devrede olması, dijitalde yaptığımız yenilikçi projeler 2020 yılında 4 ayrı yarışmada 13 kategoride ödül almamızı sağladı. 2021 yılında da %25 LFL büyümesi başta olmak üzere, hem şube sayımızda hem de yenilikçi proje ve ürünler anlamında büyümeyi ve örnek gösterilecek başarılı işlere imza atmayı hedefliyoruz.

Türkiye’de yeme-içme sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Çelebi Gıda A.Ş olarak teknolojiye ve dijitalleşmeye oldukça önem veren bir markayız. Dijitalleşme ile gıda sektörünün geçmişi aslında eskiye dayanıyor. Bu süreç kurumların sipariş süreçlerini internet sitelerine taşımaları ve eski menülerini yeni tabletlerle değiştirmeleri kadar eski…Ve bu dijital dönüşüm de git gide ivmeleniyor. Çok yakında insan müdahalesi olmadan dijital cihazların birbirleriyle iletişim kurmasına izin veren Nesnelerin İnterneti (IoT) entegrasyonu, hızla değişen eve servis ve restoran dünyasında çok daha önemli bir rol oynayacak. Teslimat ve paket servisine yönelik hızlandırılmış geçişlerle, verimlilik, hız ve bakımlı ekipman gibi faktörler her zamankinden daha önemli hale gelecek.

Temel bir lojistik zorluk olan üretilmiş olan bir gıdanın dağıtımı, nesnelerin internetiyle birlikte daha kolay bir hale gelecek. Dijital çözümler; muazzam miktarda verinin toplanarak yorumlanması ve her şirketin ihtiyacına özel tasarlanmış uygulamalar perspektifinde şekilleniyor. Bütün üretim, dağıtım ve tüketiciye sunum üçgeninden konuya baktığımızda ise; Dijital dönüşüm gıda sektörü için daha da artan verimlilik ve kalite olarak etkisini gösterecek.

Özetle gelecekte hangi sektörden olursa olsun markaların işlerinde sürdürülebilirliği sağlayabilmesi için kuvvetli bir teknolojik altyapıya ve dijitalleşmiş iş süreçlerine ihtiyacı olacak.

Ancak unutulmaması gereken bir diğer önemli faktör de; Kalite ve Hijyen etkisi olacak. İnsanlar pandemi döneminin getirdiği belli başlı alışkanlıkları kolay bırakmayacak. Hijyen ve temizlik alışkanlıkları ile kalabalık alanlarda bulunmaktan kaçınma devam edecek. Eve servis tercihi önemini korumaya devam edecek. Biz de Çelebi Gıda A.Ş olarak bunun bilinci ile faaliyetlerimize ve dijital yatırımlarımıza devam ederek, rekabette fark yaratmayı planlıyoruz.

Yoğun çalışan birisi olarak güne nasıl başlıyorsunuz?

Güne sabah erkenden spor yaparak başlıyorum.

Bir iş gününüz nasıl geçiyor?

Önce günlük haberlere göz atıyorum, maillerimi kontrol edip arkasından yönetim takımından online olarak çok kısa bir günlük planı dinliyorum ve sonrasında da daha önce planlanan toplantılara katılıyorum. Araba ile eve dönüş yolunda telefon görüşmelerimi yapıyorum.

Peki, günü kaçta bitiriyorsunuz?

Pandemi döneminde biraz dengeler bozuldu, 24 saat çalışıyormuş gibi hissediyorum.

Ev, aile ve iş dengesini nasıl sağlıyorsunuz?

Akşam 7 gibi evde olmaya gayret ediyorum. Ailemle akşam yemeği yiyip oğlum ve eşimle vakit geçiriyorum. 22:00 den itibaren ev halkı uyuduktan sonra raporlara bakıp, gerekli okumalarımı yapıyorum.

Son dönemde okuyup etkilendiğiniz bir iş kitabı var mı?

Zirve – Anders Ericsson-Robert Pool - Outliers’ın bir üst versiyonu gibi gördüğüm bu kitap; sadece pratik yapmanın performansı bir yere kadar geliştirdiğini , yeteneğin doğuştan gelen bir kavram olmadığını “bilinçli pratik” ile çok büyük başarılara imza atılabileceğini bilimsel verilerle ispatlamaya çalışan bir kitap.

nara

Yukarı