Ana içeriğe atla

S

 

MALLREPORT

HEDEF LESCON’U BİR DÜNYA MARKASI YAPMAK

14.02.2020 - 13:33

LESCON’un marka hikayesini dinlediğimiz Erbay Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erbay, LESCON’u bir dünya markası yapma vizyonu ile çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.
 

Sizi tanıyabilir miyiz?
1955 yılında Gaziantep’in Nizip ilçesinde doğdum. 15 yaşından itibaren askerlik dönemime kadar geçen gençlik yıllarımın tümünü çalışma hayatına atıldığım Bursa’da geçirdim. Askerliğimi de tamamladıktan sonra kazanmış olduğum tüm deneyimlerimle Nizip’e geri döndüm. 1976-1980 yılları arasında geçen süreçte mobilya mağazacılığı sektöründe iş hayatımı sürdürdüm. 1980 yılından sonra plastik ayakkabı (yalnız plastik ayakkabı) sektöründe Türkiye’de çığır açacak bir marka oluşturdum. 
Gelecekte oluşturmayı planladığım markanın gelişim ve sürekliliğinin sağlanması ve her birimizin bu vizyon içinde etkin ve güçlü bir görev dağılımına sahip olması gerekliydi. Bunun için çocuklarımın yüksek tahsillerini muhakkak tamamlamaları gerekiyordu. Bu sebeple büyük bir adım atarak İstanbul’a taşınma kararı aldım.
1992 yılında LESCON’u kurduktan sonra, planlarıma paralel tüm süreçleri zamanı geldikçe sırasıyla uygulamaya koydum. Şu anda İkitelli’deki merkez fabrika lokasyonunda dört çocuğum ve tüm ekibimle; LESCON’u bir dünya markası yapma vizyonu ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. 
 

HALI SAHA AYAKKABISINI TÜRKİYE’DE İLK ÜRETEN FİRMA
 

LESCON’un marka hikayesini sizden dinlemek isteriz...
Gaziantep’in Nizip ilçesinde plastik ayakkabı üretimi yapıyorduk. Zamanla daha ne yapabilirim, nasıl fark yaratabilirim diye düşünmeye başladım. 90’lı yıllarda İtalya’ya yaptığım seyahatlerde kendime iş hayatım için bir vizyon oluşturdum. Hareketli yapımdan dolayı olsa gerek; kendime iş hayatım için bir spor markası oluşturmayı hedef edindim. 1992 yılında şirket merkezimizi İstanbul’a taşıyarak, spor ayakkabı üretimine başladık ve sonrasında halı saha ayakkabısını Türkiye’de ilk üreten firma biz olduk. 
Farklı şeyler yapmam gerektiğini hissettiğim, arayış içerisinde olduğum bir dönemde, bir petrol işçisinin yere düşmesi neticesinde, benim onu ayağa kaldırmam ve ayağında düz tabanlı bir spor ayakkabı olduğunu görmemle başladı halı saha ayakkabısının hikayesi…Beyaz spor ayakkabının tabanı dümdüz, kendisi mazot ve yağdan simsiyah olmuştu. Orada benim aklımda bir fikir belirdi ve dedim ki: “Altı kaymadan yeri tutan tabanlı olmalı, düzleşmemeli, üstü koyu renk olmalı, tabanı pvc değil de kauçuk olmalı.” Sonrasında araştırmalarıma başladım. Bizim asıl amacımız bu tarz zor şartlarda çalışanlara yönelik bir ayakkabı yapmaktı ve bunu gerçekleştirdik. Sonrasında da bu ayakkabıya çok ciddi talepler gelmeye başladı, ihtiyaçmış demek ki… Fakat bir gün bu ayakkabı için talep farklı şekilde geldi: ”Halı saha ayakkabılarınızdan istiyoruz.” Bu tabir bizim için bile çok yabancıydı. (O zamanlarda futbol oynanan halı sahalar daha yeni yeni oluşuyordu.) Dedik : “Hangi halı saha ayakkabısı?” Meğer bizim çalışanlar için yaptığımız ayakkabılar halı saha ayakkabısıymış.İlerleyen yıllarda ürün portföyümüze halı saha, krampon, her türden spor ayakkabıyı da ekleyip, ürün yelpazemizi çeşitlendirerek, oldukça ciddi çeşitlilikte bir spor ayakkabı koleksiyonu oluşturarak spor ayakkabı sektöründe bütün çeşitli branşları tamamlayan bir marka haline geldik. Ancak kalıcı marka olmak gibi bir hedefimiz vardı ve tek ürün çeşidi ile ilerlemek alanımızı daraltmak anlamına gelirdi. Bu sebeple ürün gamımıza spor tekstil ürünleri ve spor aksesuarını da ekleyerek, Türkiye’nin ilk ve tek aktif spor giyim markası haline geldik.
 

Türkiye’nin ilk ve tek aktif spor markası olan LESCON için neden bu ismi seçtiniz? 
Dünya markası olabilmek için global bir isim bulmam gerektiğini düşünerek, birçok isim belirledim. Hepsini tek tek tescile göndermeme rağmen, bir türlü istediğim gibi bir isim oluşmuyordu. Ta ki bir dergide Amerika’daki Kızılderililerin mücadelesi içerisinde “Yükselen bir değer” anlamına gelen uzunca bir kelime görene kadar. Kelimenin başındaki ve sonundaki harfleri çıkardığımda, tam ortasında “LESCON” ismi kalıyordu. İşte benim aradığım marka ismi buydu. 1995 yılında Grup Ofis Marka Patent’ in aracılığıyla marka tescilimizi aldık.  Böylelikle “LESCON” adı artık bizim dünya markası olma yolunda ki global marka adımız olmuştu. 
 

HEDEF 81 İLDE 150-200 ADET MAĞAZA
Rekabet Piyasası koşulları gereği pek çok firma ünlü yüzlerle ve takımlarla reklam ve sponsorluk çalışmaları yapıyor. LESCON nerelere sponsor oluyor?
LESCON olarak, geçmişte pek çok süper lig takımları ve ünlü yüzlerin giydirilmesi konusunda reklam ve sponsorluk çalışmaları yaptık. Ancak bu süreçte yaptığımız temel bir gözlem oldu. Bu sponsorluk ve reklam faaliyetlerinin ticarete dönüşmediğini ve sadece marka algısı oluşturduğunu tespit ettik. Ünlü kişileri giydirme, sponsorluk faaliyetleri mağazalaşma ile bağlantılı bir konu. Hedef kitlemiz reklam çalışmalarında gördükleri ürünlere Türkiye genelinde kolaylıkla ulaşabilmeli ve o ürüne kolayca sahip olabilmeli. Bu süreci tam da istediğimiz gibi yönetebilmek ve Türkiye’nin her noktasında ulaşılabilmek adına mağaza adedimizi artırmamız gerektiğini düşünüyoruz. Şu anda 32 ilde 60 mağazamız ve 600 adet corner bayimiz var. Hedefimiz 81 ilde 150-200 adet mağaza sayısına ulaşmak.  Mağazalaşma hedeflerimizi tamamladıktan sonra gerek kulüpler, gerekse ünlü yüzlerle çalışma konusunda çok daha aktif ve stratejik olarak çalışmalar yapmayı planlamaktayız.

Üretiminiz tamamıyla yerli mi?

Sorduğunuz bu soru benim çok önem verdiğim bir konu. Aydın Erbay olarak, bu markayı kurduğum ilk günden beri Ar-Ge Tasarım, üretim ve satış olarak bütün faaliyetlerimi milli bir duyguyla Türkiye’de yapmayı hedefledim ve bugüne kadar da bu düşüncemden taviz vermemeye çalıştım. Ana ürün gruplarımızdan tekstil grubunun tasarım ve üretim olmak üzere tüm aşamalarını Türkiye’de yapıyoruz. Ancak ayakkabı ve aksesuar grubunda, maalesef ülkemizdeki hammadde ve yardımcı malzeme sektörü, ürünlerimizin uluslararası markalarla mücadele edecek seviyede ve o kalitede olabilmesi için yeterli değil. Örnek vermem gerekirse, taban teknolojisi ayakkabı ana bileşenlerinden saya malzemeleri kesinlikle bu yeterlilikte değil. Dolayısıyla bu gruplarda mecburen dünyanın da Ar-Ge ve üretim üssü olarak kabul edilen Uzakdoğu ülkeleri, özellikle de Çin’de faaliyet göstermek zorundayız. Buna rağmen ayakkabı grubunda da kendi bünyemizde, ayakkabı bölümümüzde üretim faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz.

lesson

 

GGG

Yukarı