Ana içeriğe atla

playpark

 

MARKA YARATIYORSANIZ HAKKINI VERMELİSİNİZ

07.03.2018 - 09:05

KOZMETİK DÜNYASINA HIZLI BİR GİRİŞ YAPAN IVANA SERT GECE GÜNDÜZ BU İŞİ DÜŞÜNÜR OLDU... ÇOK GÜZEL HEYECANLAR BUNLAR. HAYAL ETMEK, ÇOK ÇALIŞMAK VE BAŞARIYA ULAŞMAK İÇİN VAR GÜCÜNLE EMEK VERMEK...ÜNLÜ ORGANİZATÖR BANU NOYAN BU GÜZEL VE ÖZEL KADINLA KEYİFLİ BİR SOHBET GERÇEKLEŞTİREREK OKUYUCULARIMIZLA PAYLAŞTI.

Ivana Sert kimdir,  kısaca kendinden bahseder misin?

Öncelikle bir anneyim... Anne, tasarımcı, moda yorumcusu, takı tasarımcısı… Şimdi de kozmetikte bir marka yarattım, Ivana Sert olarak. Show yapan bir kadınım aynı zamanda ve dans eden... Yani show girl diyebiliriz. Hepsi bir arada yani… Yazarım diyemem ama kitabım da çıktı. Ve aynı zamanda 3 tane de filmim var, oyuncu da dense yanlış olmaz sanki. 

Ülken Sırbistan’da Belgrad Güzeli seçildin. Sence güzellik kavramı nedir?

Yani içiniz güzelse her şey de daha güzel oluyor bence. Tabii ki bakımlı olmalısınız, ama en önemlisi içinizin güzel olması ve içinizden gelen o güzel enerjiyi yansıtmak. Benim için gerçek güzellik bu. Yoksa her kadın benim için güzeldir.

2002 yılında Türkiye’ye yerleştin. Seni bu kadar ülkemize bağlayan unsurlar neler?

Burayı, bu toprakları çok seviyorum. Kendimi hiçbir zaman yabancı hissetmedim. Her zaman Türk televizyonlarına verdiğim bütün röportajlarda kendimi hep bir Türk gibi hissettim, öyle tanıttım. Bu yüzden burada hakikaten kendi ülkemdeymişim gibi hissediyorum.

Programında yarışmacılara herkes çok ağır konuşurken sen hep zarafetini korudun ve hiç kimseyle yüz göz olmadan, son derece itinalı seçtin cümlelerini? Bu durumu nasıl değerlendiriyorsun?

Şöyle bir şey var; jüride olan da karşımızda yarışmacı olarak bulunan da, yani hiç kimse doğuştan yetenekli değil. Hepimiz her gün yeni bir şeyler öğreniyoruz. Ben bugüne kadar öğrendiklerimi karşı tarafa da vermek isterim, eğitim olarak. Ve bunu yaparken hiç kimseyi de bu konuyla ilgili kırmak istemem. Çünkü kendim de eskiden yanlışlıklar yaptım ve doğrusunu öğrendim. Şimdi doğrusunu biliyorum ve yapıyorum. Bu şekilde beğeni ve güven kazandım. Bu yüzden herkese insancıl yaklaşıyorum.

Peki, marka senin için ne demek?

Marka, güven demek aynı zamanda. Yani bir marka yaratmak sadece üzerine isim yazdırmak değildir. Ben ünlüyüm ya da sosyetik bir insanım, o zaman bir ürün yaratayım şeklinde olmaması gerekiyor. Bir ürün yaratmak ya da bir ürüne sahip olmak tabii ki herkesin hoşuna gider, ancak bu işi yapmak isteyenlere bu konuyla ilgili bir tavsiyede bulunmak isterim, güvenilir olmak çok önemli. Bu yüzden bence mutlaka önce o ürünün kalitesinden yüzde 100 emin olmalılar. Çünkü boşu boşuna para harcama riski de var. Önce insanlar üzerinde güven oluşturursanız, size inanmalarını sağlarsanız, sonrasında markanız zaten iyi bir yola giriyor. Tabi bir kerede bitmiyor bu iş. Sürekli üzerinde çalışmak, yeni ürünleri takip etmek gerekiyor. Moda nasıl takip etmeyi gerektiriyorsa, hangi ürünü çıkartıyorsanız sizin de o sektörü sıkı takip etmeniz gerekiyor. Mesela ben Polonya’da bir kozmetik fuarına katılacağım. Oraya gideceğim, çünkü artık kozmetik sektörünün içerisindeyim ve ne gerekiyorsa yapmalıyım.
Bir şişenin üzerinde İvana Sert yazıyorsa, ben hem kendimden hem de insanlara karşı mahcup olmayacağımdan emin olmalıyım. Bir marka yaratmak tabii ki zor ama asıl zor olan o markaya adını vermek ve arkasında durmaktır. Özellikle ünlü biriyseniz bu çok daha riskli bir durum... O yüzden bir marka yaratıyorsanız hakkını vermelisiniz.

Bir markada olmazsa olmaz nedir?

Bir marka kesinlikle bir ürünle kalmamalı. Yani sürekli kendini yenilemesi, modayı, trendleri takip etmesi ve çalışanlarının da sürekli eğitim alması gerekiyor. Çünkü dünya modası sürekli değişiyor. Sadece moda sektörü değil herhangi bir sektörde gündemde olmak çok önemli bir konu… 

Özelikle İvana SERT rujlarıyla harika bir ikili oldun. Bu projeye nasıl başladın, bize biraz hikayesinden bahseder misin?

Ben televizyoncu olarak, 10 seneye yakın bir zamandır kamera ve ışıklar karşısındayım. Sürekli kendi makyajını yapan bir kişiyim. Kullandığım kozmetik ürünler çok kaliteli olmalı. Çünkü ben herhalde 24 saatin bir 15 saatini o çok sert olan kamera ışıklarının karşısında makyajlı olarak geçiriyorum. Ve ben bugüne kadar Türkiye’de ve yurt dışında hep iyi markaların ürünlerini kullandım. Bunları kullanırken fark ettim ki, özellikle rujlar sürekli kullanıldığında kısa zaman sonra siliniyor, bazen akıyor, bazen parçalanıyor. Sürekli aynı problemleri yaşamaktan sıkıldım. Bunu bir marka olarak yapacağım demedim o zamanlar ama insanlar benim dudak makyajımı çok merak ettiler. Sürekli “İvana’nın rujları hangi marka? Nerden alıyor?”  sorularını duyuyordum. Ben aslında buradan yola çıktım. Biraz bunun etkisi oldu, onların gücünü de arkamda hissettim.

İnsanlar sana güveniyorlar mı yani?

Aynen.  Dedim ki “Ivana sen bu işe girmelisin” Çünkü ben eskiden beri bütün makyaj malzemelerine çok meraklı bir insanım. Modayla ne kadar ilgiliysem kozmetikle de ilgiliydim. Fuarları gezdim, araştırdım, zaten az çok biliyordum bu konuyu. Bilgim de olduğu için o zaman karar verdim ve çok sorun yaşamayacağımı düşündüm. “Tamam, o zaman bunu en iyi şekilde yaparsın” dedim kendi kendime. 1,5 sene bu ürün için çalıştım. Hiç kimse piyasaya ruj çıkartmamışken, benim ürünlerimin o zaman testerları başlamıştı. İş birliği yaptığım firma zaten bu konuya hakimdi. 
Yaptığın bir işi beğenmezsen “Bu olmadı” der misin? Ve kanalındaki değişim projeni de anlatır mısın?
Tabii ki kesinlikle öyle… Bir Youtube kanalı açtım ve orada insanlara farklı imajlar yaratıyorum.
Nasıl seçiyorum bu kişileri söyleyeyim; önce fotoğraf yolluyorlar bana, biraz kendilerini tanıtıyorlar. Ona göre kiminle çalışacağıma ve kiminle en iyi sonucu çıkartabileceğime karar veriyorum. Harika sonuçlar alıyorum. İnsanlar kendi gözlerine inanamıyorlar. İnsanlar için çok güzel bir psikolojik destek, onların iyi hissetmesi için gayret ediyorum.

Peki, bundan sonraki hedeflerin nelerdir? Eklemek istediğin notlar varsa onlardan da bahseder misin lütfen?

Bütün bunlar bir süreç, bir yol. Ben hiçbir zaman kendime “Sen modacı olacaksın, makyaj yapacaksın ya da oyuncu olacaksın, tasarımcı olacaksın” demedim. Yeteneklerimin olduğunu ve yeteneklerimin bana bu kapıları açtığını düşünüyorum. Kader, her şey kader... Çalışmazsan, disiplinli olmazsan hiçbir şey olmaz. Önce disiplinli olacaksın, sonra işini seveceksin sonrasında zaten başarılı olursun.

Bugüne kadar yaptığın ve duygusal olarak “İyi ki bunu yaptım” dediğin bir şey var mı?

Anne olmak... İnan bana, ben anne olmasaydım bu kadar başarılı olamazdım. Ateş bana ekstra güç verdi. Çalışmak için daha fazla güç kazandım. Her türlü güç kazandım. 
Ateş’i AVM’lere götürüyormusun? AVM’lerden alışveriş yapıyor musun?

Sürekli. Ateş de çok seviyor zaten giyinmeyi ama daha spor tercih ediyor.  Ateş basketbol oynuyor ve bu yüzden basketbol ayakkabıları onun için çok hassas bir konu.

Ateş için ya da senin için neler olması lazım bir AVM’de?

Yemek güzel olmalı mesela… Suşi mutlaka olmalı. Çünkü Ateş suşi hastası. Birde spor malzemeleri olmalı onun için…

Peki, eğlence yerleri nasıl olmalı?

Eğlence yerleri değil belki ama güzel bir sinema salonu olmalı mutlaka. Ferah ve temiz olacak.

Peki, yurt dışı ile Türkiye’yi karşılaştırdığında AVM olarak, bir fark görüyor musun?

Hayır, bence bayağı başarılıyız. Projeler gayet iyi. Zorlu Miami’nin projesi mesela... Bayağı aynı. Yani son standartlara göre gidiyoruz.

Bir alışveriş merkezi yönetseydin nasıl bir dokunuş yapmak isterdin oraya?

Biraz daha yeşillik olsun isterdim. Yani biraz daha doğal olsa güzel olurdu. Zaten binalar içinde her şey metal. Gri tonlar, koyu tonlar hakim. İnsanlar bir AVM’ye girdiği zaman kendilerini biraz daha doğal ve ferah bir ortamda hissetse çok daha güzel olur. Bence biraz daha ortamı ferahlatan renklerin katılması gerekiyor. Ve dediğim gibi doğa...

Peki bu kadar güzel giyinmeyi, bu kadar güzel makyaj yapmayı ne zaman öğrendin?

Ben zaten küçükken meraklıydım. Küçükken annemin kendine aldıklarını kesip giyerdim. Makyaja da her kız çocuğu gibi meraklıydım. İlk yaptığım makyaj berbattı.  Ama tabii zamanla öğreniyorsun. Kendini tanıyorsun, yüzünü öğreniyorsun. Sonrasında bambaşka bir şey oluyor, daha güzel yapıyorsun.

Ama çok da yeteneklisin, yetenek lazım…

Doğru. Ama yaşla da ilgili… Ben herkese yaş aldıkça makyajı azaltmalarını öneriyorum. Böyle bir kural var.

Filminiz ne zaman vizyona giriyor?

Antep Fıstığı 16 Şubat’ta vizyona giriyor. Gaziantep’te bizim galamız olacaktı ama maalesef ülkenin durumundan dolayı olmadı. Ama özel bir şey yapacağız. Askeriyeden geri dönüş geldi, “Biz gelemiyoruz” dediler. “O zaman biz geliriz” dedik. Onlara özel bir gala yapacağız. İnşallah en yakın zamanda hep beraber izleyeceğiz filmi.

Söylemek istediğin bir şey var mı? 

Türkiye’yi dolaşıp bütün kadınlarla kozmetik hakkında konuşmak ve eğitim vermek istiyorum. Aynı zamanda uygulama da yapmak istiyorum. Makyaj konusunda herkes kendinden emin olabilmeli. Doğru makyaj için sadece makyaj malzemesi almak yeterli değildir, yakıştırmak da önemlidir. Hatta doğru uygulamak daha da önemlidir. Tüm bunları anlatmak istiyorum.

playpark

Yukarı