Ana içeriğe atla

https://www.dsdamat.com/

 

LOJİSTİK SEKTÖRÜNE HİBEYLE, KREDİYLE, ÖTELEMEYLE ÖZEL DESTEK SAĞLANMALI

03.05.2020 - 10:43

UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve ATC Group Genel Müdürü Ayşem Ulusoy: “Lojistik sektörü adına alınan net bir ekonomik paket yok. Bizim beklentilerimiz daha farklı. Özel bir destek paketinin gelmesini istiyoruz lojistik için. Hibedir, kredidir, ötelemedir; destek alması gereken bir sektörüz. Yatan araçların, yatan şoförlerin bize maliyetleri bu süre zarfında ağırlaşacak. Sürecin ne zaman biteceğini kestiremiyoruz. Her geçen gün maliyetlerimiz artıyor.”

Bütün dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle birçok ülke çeşitli önlemler aldı, sınır kapılarını kapattı. Bu durum, uluslararası çalışan firmaların iş yapmalarını zorlaştırdı. Bundan en fazla etkilenen sektörlerden biri de uluslararası taşımacılık oldu. Bir yandan bu sıkıntılarla boğuşan sektör, diğer yandan da ihtiyaç duyulan sağlık ve gıda gibi ürünleri yetiştirmeye çalışıyor. Hizmetix olarak sektörün nabzını tuttuğumuz canlı yayınlar kapsamında lojistik sektörün içinde bulunduğu durumu değerlendirdik. Instagram yayınımıza katılan UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve ATC Group Uluslararası Nakliyat Şirketi’nin Genel Müdürü Ayşem Ulusoy sorularımızı cevaplandırdı. Ayşem Ulusoy, erkek egemen sektörler arasında görülen lojistikte bir kadın yönetici olarak sektöre kendi imzasını atıyor. Ulusoy'un açıklamaları özetle şöyle:

YÜZDE 40’LARA VARAN İŞ KAYBIMIZ OLDU

- Salgın sebebiyle özellikle uluslararası çalışan firmalar zor durumda kaldı. Bu durumdan uluslararası taşımacılık ve lojistik hizmetleri nasıl etkilendi?

Sınırlar kapatıldı, lojistik faaliyetleri kısa süreli de olsa durduruldu. İlk etapta hepimiz kaygıya düştük, ne yapacağız diye. İlk salgın Wuhan’da ortaya çıktığında ayak sesleri geliyordu yavaş yavaş. ATC Group olarak eylem planımızı hazırladık. UTİKAD’da da acil toplantılar yaparak ne yapabileceğimize dair planlarımızı oluşturmaya başladık. İlk etapta çalışanlarımızı eve gönderdik; esnek çalışmaya geçtik. Esnek çalışma saatleri diyorum ama gecenin birinde mesajlaşıyoruz, ne cumartesimiz ne de pazarımız var. Sahada çalışanlar da aktif rol oynadılar. Ancak her şeye rağmen yüzde 35-40 iş kaybımız oldu.

MANEVRA GÜCÜMÜZÜN OLDUKÇA YÜKSEK OLDUĞUNU GÖRDÜK

- Tüm zorluklara rağmen lojistik sektörünün taşımaları devam ediyor. Bu devamlılığı nasıl sağlıyorsunuz? Ne tür alternatifler üretiyorsunuz?

Ticaret Bakanlığı, salgın karşısında gümrüklerde sınırlı ve kontrollü geçişlere izin verdi. Kontroller artınca lojistik de daha yavaş yapılmaya başladı. Öyle ki Batı kapısında kendi şoförlerimizi bile içeri alamadık; 14 gün karantina süreci yaşandı. Korkunç bir süreç takibi yaşandı. Anlık değişiklikler yaşandı. Ülkemizin tedarik zincirini aksamaması adına inanılmaz derecede aktif, dinamik çalışıldı. 2 ay eve gidemeyen şoförlerimiz var. Hepsine teşekkür ediyoruz. Çok ciddi bir bilgi akışı da sağlandı bu süreçte. Çok kolektif bir ruh vardı o dönemde. Manevra gücümüzün oldukça yüksek olduğunu gördük hem ülke olarak hem de lojistik sektörü olarak. Diğer ülkelere göre manevra gücümüz oldukça fazla.

- Hem çalışanların hem de ürünlerin hijyenini sağlamak adına aldığınız tedbirler hakkında bilgi verir misiniz?

İlk etapta ofisleri boşalttık. Saha elamanlarımızı dahi nöbetleşe çalıştırma duruma gittik. Depoları, araçları dezenfekte ediyoruz. İnsan sağlığını ön plana alarak, kontrollü bir şekilde anlık çözümler ürettik. Anlık, hızlı değişimi olan bir dönem yaşadık. Süreci elimizden geldiği kadar doğru yürütmeye çalıştık. Kapanan sınırlar karşısında farklı lojistik çözümler üretmeye uğraştık. Sağlıkçılardan sonra lojistik sektörü canla başla çalıştı bu süreç içinde

KİRA SORUNU KARŞISINDA AYLARDIR UĞRAŞIYORUZ

- Türkiye'deki ekonomik önlemlere bakacak olursak, sektör için alınan tedbirler yeterli mi? Sıkıntılarınızın aşılması konusunda öneri ve beklentileriniz nelerdir?

Bizim için alınan çok net bir ekonomik paket yok. Bizim beklentilerimiz biraz daha farklı. Havalimanlarında ofislerimiz var. Bunların kirası karşısında herhangi bir hibe ya da öteleme almadık. Antrepolara teminat artırımına gidildi yüzde 20-25 oranında. Kiralar için aylardır uğraşıyoruz. Kısa bir süre sonra tahsilat sorunlarımız da başlayacak. Sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Özel bir destek paketinin gelmesini düşünüyorum lojistik için. Hibedir, kredidir, ötelemedir; destek alması gereken bir sektörüz. Yatan araçların, yatan şoförlerin bize maliyetleri bu süre zarfında ağırlaşacak. Sürecin ne zaman biteceğini kestiremiyoruz. Her geçen gün maliyetlerimiz artıyor.

- Lojistik faaliyetler şu an hangi ülkelere devam ediyor?

Batı Avrupa’ya devam ediyor. Sınırını kapatan ülkelere gidemiyoruz doğal olarak. Biz birçok alternatif kullanıyoruz ulaşım adına. Lojistiğin durmaması için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.

SÜRDÜRÜLEBİLİR YENİ İŞ MODELLERİ OLUŞTURMAK ÇOK ÖNEMLİ

- Salgınla birlikte tedarik zincirinin kolayca kırılabildiğini gördük. Tedarik zincirlerinin sürekliliği için hangi adımlar atılmalıdır?

Tedarik zincirlerinin en kritik dönemlerde bile çok fazla kırıldığını düşünmüyorum. Bu dönemde de alternatif i çözümler üretmeye devam ettik. Her sektörde olduğu gibi bizim de iş kaybımız var. Bu dönem tanıdık olduğumuz bir ekonomik kriz değil. Bugüne kadar ATC olarak birçok ekonomik krizi fırsata çevirmiştik. Ancak şu an iş akışı tamamen yön değiştirdi. Sürdürülebilir yeni iş modelleri oluşturmak çok önemli.

- Dijital dönüşümünü önceden tamamlayan firmalar nasıl bir avantaj elde etti? Bu konuda sizin attığınız adımlar nelerdir?

Dijital dönüşümünü sağlayan firmalar bu işi bir adım önde yürüttüler. Evlerinden, tabletlerinden işlerini bir şekilde yürüttüler. Tamamen bu iş akışının sürmesi adına gümrüklerde de dijitalleşme çok önemli. Temassız ticareti bu süreçle birlikte hayata geçirebilirsek güzel bir dönüşüm yakalayacağız. Artık yeni petrolümüz bilgi. Veri birikimini çok iyi kullanıyorsanız petrolün bir değerinin olmadığını gördük.

MASTER EYLEM PLANLARI OLUŞTURULMALI

- Virüs sonrasında sektörü nasıl bir gelecek bekliyor?

Lojistik sektörü olarak dijitalleşeceğiz, hepimiz birer yazılım şirketine dönüşeceğiz. O bilgiyi daha verimli kullanabileceğimiz sürece iş akışında doğru senaryolar kurabileceğiz. Bu süreç nasıl bitecek yaşayıp göreceğiz. Biz bunu fırsata çevirmek istiyoruz. Her ülke kendi sıradanlığından kurtulacak. Master eylem planlarıyla böylesi dönemlere hazırlık için alternatif yollar, bütçe senaryoları oluşturacağız.

DESTEK SAĞLANIRSA ÜRETİCİLERİMİZ ÇİN’E KARŞI BU SÜRECİ FIRSATA ÇEVİREBİLİR

- Pandemi sonrasında Çin’e bağımlıkta azalma olacak mı? Türkiye için fırsata dönüşebilir mi?

Ben bir önyargı olacağını düşünüyorum Çin’e karşı. Ama bu ne kadar uzun sürer bilemiyorum. Türkiye olarak ihracat yapıyoruz, markalar oluşturuyoruz, fark yaratan tasarımlara imza atıyoruz. Yine bu dönemde sanayi bantlarımızı çok hızlı değiştirebildiğimizi gördük. Maske üretime geçti birçok firma. Örneğin ayakkabıda da Çin’den çok daha iyi olduğumuzu düşüyorum. Çin’i geçebiliriz, geçmemek için bir nedenimiz yok. Üreticilerimiz Avrupa’yı besleyebilir Çin’in yerine yeter ki desteklensinler. Avrupa’ya Çin’den çok daha kısa sürede gidip geliriz. Gerekli destekler sağlanır ve yolumuz açılırsa istenen yere ulaşabiliriz. 1996 yılında ihraç mallarımız Avrupa’da serbest dolaşıma girdi. Ancak araçlarımızın serbest dolaşımı yok. Devletimiz sorunu da ikili ilişkilerle aşmalı. Şoförlerimizin vizeleri neden 3 aylık? Bu pandemi süreci içinde araçlarımızın su gibi akıp geçeceği bir sistem kurulmalı. Önce master eylem planı yapıp daha sonra bunu diğer ülkelerle paylaşmalıyız. Master eylem planı oluşturulmalı bu tür süreçlere karşı. 

BU SÜREÇ BİZİ BLOK ZİNCİRE GÖTÜRECEK

- Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Temassız ve kağıtsız ticarete geçmemiz için UTİKAD olarak iş akış planlarımızı oluşturduk. Gümrüklerde dokunmadan, değmeden, elemeden geçmek çok önemli. Bu süreç, bir noktada bizi blok zincire götürecek. Bunu altında güven ve şeffaflık var. Akıllı sözleşmeler olacak. Bu akıllı sözleşmelerin temelinde mühürlerin ortadan kalktığı blok zincir olacak. Paydaşlar, şeffaf bir ortamda ama taahhüt altında olacaklar. Eşyanın, bilginin, yükün, aracın, verinin, sermayenin her şeyin dolaşımını serbest yapmak zorundayız. Başka şansımız yok. Bu da ancak akıllı sözleşmeler altında blok zincir ile mümkün olabilir.

ds

Yukarı