Ana içeriğe atla

https://www.dsdamat.com/

 

MALLREPORT

EĞLENCE SEKTÖRÜNDE ASIL KRİZ AVM'LER AÇILDIKTAN SONRA YAŞANACAK

11.04.2020 - 10:36

Bowlingo&Playpark Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Keçebir: Bu süreç bittikten sonra açık alan eğlence merkezlerinde müşteri artışı bekleniyor. Ama kapalı alanlar için tam tersi söz konusu olacak. Eğlence sektörü AVM’ler açılsa bile eski cirosunu hemen yakalayamayacak. Önümüzdeki süreç, kapalı eğlence merkezleri için çok zor olacak. Bu da kiralar açısından mücbir sebep olmasının ötesinde insani bir sebeptir.

Koronavirüs sebebiyle bütün eğlence etkinlikleri iptal edilirken, bu kapsamda faaliyet veren firmalar da kapılarını belirsiz bir süreliğine kapattı. Birçok işletmeci bu olumsuz durumdan etkilenirken, özellikle kira konusunda tartışmalar yaşandı. Yüksek kira giderleriyle dikkat çeken AVM’ler de bu tartışmaların merkezine oturdu. AVM’ler, son dönemde sadece alışverişin değil eğlencenin de merkezi haline gelmeye başlamıştı. Artan rekabette farklılaşmak isteyen AVM’ler, yeni eğlence konseptleri arayışlarına girerken, bu durum hem çocuklara hem de yetişkinlere özel eğlence hizmeti veren şirketlerin sayısının artmasına sebep olmuştu. Sektör ivme kazandığı bu süreçte koronavirüs sebebiyle adeta frene bastı. Özellikle AVM içerisindeki eğlence sektörü, virüsten ilk büyük darbeyi alan sektör oldu. Mallrepot Dergisi olarak sektörün yaşadığı sıkıntıları Bowlingo&Playpark Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Keçebir ile değerlendirdik. İşte Keçebir’in sorularımıza verdiği cevaplar:

- Eğlence sektörünün yatırımlarının büyük bölümü AVM'lerde. Bu zor süreçte AVM'lerin kira alacaklarına ilişkin tartışmalar hâlâ sürüyor. Tarafların kira sözleşmesini tek taraflı olarak sonlandırması mümkün müdür?

Bu durumun hem hukuki hem de sahada yaşanan pratik boyutu var. İkisini birbirinden ayırmamak gerekiyor. Böyle bir kriz dünyanın ilk defa karşılaştığı olağan dışı bir durum. Asıl sorun, hayat normalleşmeye başladığında görülecek. Normalde tek taraflı feshin şartları var derdim ancak yakın gelecekte bu şartlar dışında da tek taraflı fesihler yaşanacaktır. Bu kapsamda birçok dava açılacak. Bu davalar Yargıtay’ın önüne gidecek. Yargıtay tarafından emsal kararlar çıkacaktır. Ve bugüne kadar görmediğimiz kararları göreceğiz.

ORTAK GİDER DE SORUN YAŞANACAK

- Peki, koronavirüs salgını kira noktasında mücbir sebep olarak değerlendirilebilir mi?

AVM’ler ile aynı gemideyiz, AVM’nin bu işten hasarla çıkması sektörleri de olumsuz etkileyecektir. AVM’lere sinerji katan sinema ve eğlence sektörleri vb. işletmelerin zarar görmesi, AVM’lerin de zarar görmesi demektir. AVM’lerin bu çekim merkezlerini kaybetmemesi lazım. Karşılıklı bir senaryo ile bu süreç yürütülürse zarar en aza iner. İçinde bulunduğumuz virüs krizinden önce sektör başka sorunlarla karşı karşıyaydı. Öncesinde kur krizi sebebiyle zor günler geçirmiştik. Üstüne bir de böyle kapatmayla karşılaşmamız bizi etkiliyor. Geri dönüş sürelerini uzaması, bizim sektörümüzde görülmeyen hasarlara yol açıyor. Kira konusunda şu an direnen AVM yok gibi. Ancak ortak giderler de sıkıntı yaşanacak. Marketler açık olduğundan dolayı güvenlik, temizlik gibi hizmetler veriliyor. Ortak personel gideri de var. Bu ortak giderin karşılanmasında sıkıntılar olacaktır. Muhtemelen davalar da açılacaktır.

- Türkiye’nin yanı sıra yurtdışında da yatırımlarınız var. Bu ülkelerde süreç nasıl işliyor? Kiralar ödeniyor mu? Ne tür önlem paketleri alındı?

Biz 5 farklı ülkede faaliyet gösteriyoruz. Özellikle Balkanlar, Kıbrıs ve Ukrayna’da operasyonlarımız var. Bu şubelerimiz, Türkiye’den bir iki gün önce kapandı. Ancak o ülkelerde, buradaki gibi karmaşa ortamı olmadı. Kapalı kalınan süre boyunca herhangi bir fatura yansıtılmayacağı belirtildi. Kapalı kaldığınız bir dönemde zaten herhangi bir bedel ödemeniz mümkün değil. Bu mücbir değil, insani bir sebeptir.

- İnsanlar bundan sonra eğlence merkezlerine daha çekingen mi bakacaklar?

Açık alan eğlence merkezlerinde bir artış bekleniyor. Ama kapalı alanlar için tam ters söz konusu olacak. Biz farklı bir algıyla karşı karşıya olacağız. AVM’ler içindeki kapalı eğlence merkezlerindeki etkinliklerin tamamı değişecek. İnsanların sosyalleşmeye ihtiyacı var ama içinde bulunduğumuz psikolojik ortam bunun tam  tersini bize öğretiyor. Bu da kısa sürede değişmeyecek. AVM’ler içerisindeki eğlence alanları bu algıyı değiştirebilmek için reklamlar ve PR çalışmaları yapmak zorunda kalacak. Önümüzdeki süreç, kapalı eğlence merkezleri için çok zor olacak.

SEKTÖR DERNEKYEŞİYOR

- Özelikle sektörde dernekleşenler seslerini daha iyi şekilde duyurabiliyor. Eğlence sektörü olarak dernekleşme yolunda çalışmalarınız var mı?

Dernekleşme çalışmalarında son aşamaya geldik. Sadece AVM içindeki eğlence merkezleri değil eğlence sektörüyle ilgili tüm yan unsurlar, tüm imalatçıları, bu çatı altında faaliyet gösteren tüm birimleri içine alan bir derneğimiz olacak. 15 kişilik bir yönetim kurumuz var. Mustafa Mertcan Bey başkanlığını yapacak. Çok zor bir süreçte böyle bir adım atılmış olundu. Dernekleşmeyen birkaç sektörden biriydik. Dernekleşmenin önemi, böyle çalkantılı dönemlerde daha iyi anlaşılıyor.

- Milli Dayanışma Kampanyası’na ilgi büyük oldu. Yine birçok firma, özellikle sağlık çalışanlarına yönelik ekstra kampanyalar düzenliyor. Sizlerin böyle bir girişimi olacak mı?

Bununla ilgili açıklamayı önümüzdeki günlerde yapacağız. Bunun üzerinde çalışıyoruz. Burada sadece sağlık çalışanları olarak kısıtlamak istemiyoruz. Evinize gelen kargocudan kamu çalışanlarına kadar birçok kahraman var. Bizim evde kalmamız için çalışan tüm çalışanlar için uzun soluklu bir kampanya çalışmamız var. Bu çalışmayı dernek çatısı altında beraber hareket ettiğimiz tüm paydaşlarımızla birlikte yapacağız.

ESKİ CİROLARI HEMEN YAKALAYAMAYACAĞIZ

- AVM’ler açılsa bile cirolar eskisi gibi olmayacak. Bu durumda nasıl bir yol izleyeceksiniz?

İnsanların iç içe olduğu AVM’lerimiz bundan sonra farklı bir strateji geliştirecekler. Bizim zaten cirolarımız düşüyordu. Şu an ciromuz sıfır. Böyle bir şeyle ilk defa karşılaşıyoruz. Mart ayında biz olması gereken ciromuzun yüzde 74 altındaydık. Bu demek oluyor ki AVM’ler açıldıktan sonra uzun bir süre olması gereken ciroların çok çok altında seyredecek bizim sektörümüz. Bu da kiralar açısından mücbir sebep olmasının ötesinde insani bir sebeptir. Aksi takdirde AVM’ler eğlence merkezi açmak zorunda kalır. AVM içinde çocuklar için ücretsiz oyun alanları zaten kuruluyordu. Ancak bir şey ücretsiz olunca ne güvenlik ne de hijyene önem verilmiyor. Bazı AVM’ler bunu abartmıştı. Yaralanan çocuklar oluyordu. Umuyoruz tekrar öyle bir durum yaşanmaz. AVM’lerle uzlaşmamız olur. Yani asıl sorun AVM’ler açıldıktan sonra ortaya çıkacak.

- Açılış sonrasında ciro üzerinden kiralamaya dönme konusunda çalışmalar görülecek mi?

Bu ister istemez görülecek. Bir sinema salonu işlemecisi, AVM’ler açılsa bile hemen eski cirosunu yakalayamayacak. Eğlence sektörüyle başka bir sektör temsilcisini aynı kefeye koymak imkansız. Normalleşme süreci, açılıştan kaç ay sonrasına kadar devam eder bunu kestirebilmek zor. Bana göre en az 6 ay sürer. Bu da başarılı bir PR çalışması ve kampanya yürütülürse mümkün olur.

TÜRKİYE BU KRİZİ DE ATLATACAKTIR

- Dernek olarak alınan ekonomik tedbirleri yeterli buluyor musunuz? Sektör temsilcilerinin krizin aşılması konusundaki önerileri ve beklentileri nelerdir?

Sektör olarak yapılan tüm desteklere ek destek isteriz. Ancak her ülkenin kendi iç dinamikleri ve kaynakları var. Türkiye, kendi kamu kaynaklarını açtı ve açmaya devam edecektir. Mayısın ilk haftasında kısa çalışma ödeneği yatacaktır. Kısa çalışma ödeneği en önemli destek noktası firmalar için. Bu ve bunun gibi destekler ne kadar fazla da olsa eksik sayılır. Bu noktada hayatta kalma mücadelesi vermek lazım. Türkiye çok farklı krizlerden geçti ve eminim bunu da atlatacaktır.

- Salgın sonrasında sektörü nasıl bir gelecek bekliyor?

Hiçbir şey eskisi gibi olamayacak. Hatta sözleşmelerimiz bile değişecek. İnsanlar ve çocuklarımız nasıl bir reaksiyonla dönüş yapacaklar, biz bunları nasıl karşılayacağız, bunu zaman içinde göreceğiz. Ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Nasıl büyümeyi öğrendiysek bundan sonra nasıl küçüleceğimizi öğreneceğiz. Bir adım geriye atalım ki akabinde iki adım ileriye atabilelim. Büyümek için borçlanmayalım, ortak alalım. Ortaklık kültürüne geliştiren ülkeler, bu tür krizlerde daha fazla ayakta kalabiliyorlar. Bankalara borçlanarak değil, ortak alarak büyümek çok daha sağlıklı olacaktır.

 

 

ds

Yukarı