Ana içeriğe atla

playpark

 

YENİ KONKORDATO HUKUKU

18.01.2019 - 18:11

Kulaklarımız çınlarcasına her gün o kelimeyi duyuyoruz: Konkordato. O firma konkordato ilan etti, bu firma da konkordato ilan etti ve şu firma da konkordato ilan etti. Haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Her konkordato haberinde kimimizi büyük bir endişe kaplarken kimimizi ise derin bir merak sarıyor. Ekonomik sıkıntılarla boğuşan her ticaret erbabı böyle bir habere konu olmanın tedirginliği ile ekonomik olarak düze çıkmanın gizemli bir yolunu keşfetme heyecanı arasında gidip geliyor. Bu tedirginlik ve heyecan duyguları arasındaki gerilim artıkça konkordato hukukunu bilmeye duyulan ihtiyaç da şiddetleniyor. 

Konkordatoyu kabaca “borçların yapılandırılması” olarak tarif edebiliriz. Teknik anlamıyla konkordato, mahkeme denetiminde borçlunun alacaklıları ile anlaşması ve alacaklarının belirli bir kısmını ödemekle borçtan kurtulmasına olanak sağlayan bir müessesedir. Başka bir anlatımla konkordatoda borçlu, elindeki mevcudu ile borçlarını kabul edilen yüzde oranında öder, geriye kalan borçlarından kurtulur. İşte borçlunun, alacaklılarının belirli bir kısmı ile yaptığı ve anlaşmayı kabul etmeyen alacaklıları da bağlayan bu anlaşmaya “konkordato” denir . 

Konkordato konusu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 hükümleri arasında düzenlenmiştir. 15 Mart 2018 tarihinde 7101 sayılı kanun ile konkordato konusunda kapsamlı ve önemli değişiklikler yapılmıştır. Konkordato müessesesinde adeta iç dekorasyon yapılmıştır. Konkordato kelimesinin gündelik hayata taşınması bu değişiklikler nedeniyle olmuştur. Zira “iflas erteleme müessesesi” kaldırılarak yerine yenilenmiş konkordato müessesesi konulmuştur. 19 Aralık 2018 tarihinde müracaat için istenilen belgeler konusunda (Md.286)önemli bir değişiklik yapılarak Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanaklarının da dilekçeye eklenmesi hükmü getirilmiştir.

KONKORDATO NE İŞE YARAR?
Bir borçlu vadesi geldiği halde borçlarını ödeyemiyorsa veya vade yaklaşmasına rağmen ödeyememe tehlikesi altında bulunuyorsa yeni bir vade elde etmek için konkordato isteyebilir. Burada borçlunun borçlarını ödeyecek malvarlığı vardır, fakat nakit parası yoktur. Böyle bir borçlunun ihtiyaç duyduğu şey zamandır. İşte böyle bir durumda “vade konkordatosu” talep edilmelidir. Vade konkordatosunun borçluya sağlayacağı en büyük avantaj belirlenecek yeni vadeye kadar faiz işlememesidir. 
Bazen borçlunun iflastan kurtulabilmesi için alacaklardan bir indirim(tenzilat) yapılması gerekebilir. Tenzilat konkordatosu ile borçların bir kısmının silinmesi talep edilebilir. Hemen aklımıza alacaklı neden buna razı olsun sorusu gelebilir. Çünkü alacaklıların da bunda menfaati vardır. Şöyle ki; iflas eden bir borçlundan hiçbir alacaklı alacağını tam olarak alamaz. Borçlunun iflas etmesini bekleyip alacağın yarısını alamamaktansa tenzilat konkordatosu ile örneğin alacağın yüzde seksenini almak daha kârlıdır.
Bir borçlu vade konkordatosu veya tenzilat konkordatosundan birini seçmek zorunda değildir. Karma bir taleple hem vade hem de tenzilat istemek de mümkündür. 
Konkordato süreci Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek bir dilekçeyle başlar. Bu dilekçe uygulamada genellikle borçlu avukatı tarafından verilir. Bununla birlikte iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Konkordato başvuruyla birlikte harç ve masraflarında yatırılması gerekmektedir. Yeni düzenlemenin getirdiği en önemli değişikliklerden biri de harç oranında ciddi bir indirim yapılmış olmasıdır. 

KONKORDATO BAŞVURUSUNA EKLENMESİ GEREKEN BELGELER
Konkordato başvurusuna eklenmesi gereken belgeler kanunda açıkça düzenlenmiştir. Bu belgelerin tarihinin başvuru tarihinden en fazla 45 gün öncesine ait olması gerektiği belirtilmiştir. Eklenmesi gereken belgeler şunlardır: Konkordato ön projesi, defter bilgileri, bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosu, ara bilançolar (kaydi değer bilançosu, rayiç değer bilançosu), maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacaklar ile borçlar gösteren liste ve belgeler, alacaklıları alacak miktarlarını ve imtiyaz durumunu gösteren liste, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo , Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartları’na göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları.
Bu belgelerin eksiksiz olarak teslimi üzerine mahkeme “geçici mühlet kararını” derhal verir. Burada belgelerin içeriği mahkeme tarafından daha sonra incelenecektir. Mahkemeden geçici mühlet kararını almak için belgelerin eksiksiz olarak verilmesi yeterlidir. Dolayısıyla burada mahkeme bir içerik denetimi yapmaz, sadece şekli bir denetim yapar. Geçici mühlet üç aydır. En fazla iki ay daha uzatılabilir. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.
Geçici mühlet kararı, Ticaret Sicil Gazetesi’nde ve Basın İlan Kurumu’nun resmi ilan portalında ilan olunur ve derhal ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilir. İlanda ayrıca alacaklıların, ilandan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilir. Şüphesiz konkordato talebinin kötü niyetli olduğunu düşünen alacaklılar böyle bir itirazda bulunacaktır. Ancak bu itiraz geçici mühlet kararının ilanı ile elde edilecek sonuçların doğmasını engellemez. Bununla birlikte alacaklıların süresinde sundukları itiraz nedenleri ileriki aşamalarda mühletin mahkeme tarafından kaldırılmasına ya da konkordato talebinin reddine yol açabilir. 
Mahkeme, geçici mühlet kararı ile birlikte borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. 
Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığını incelenmesi amacıyla bir “geçici konkordato komiseri” görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. Konkordato komiserlerinin nitelikleri 19 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan değişiklik ile yeniden belirlenmiş olup “Üç komiser görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.

GEÇİCİ MÜHLET KARARI İLE ELDE EDİLEN SONUÇLAR
Geçici mühlet kararının ilanı ile birlikte başlamış icra takipleri için ilgili icra dosyalarına yazı yazılır ve takipler durur. Yeni gelen takiplerin dosyası açılır ancak işlem yapılmaz. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz. Zamanaşımı süreleri işlemez. Rehinle temin edilmiş alacaklara faiz işlemesi durur. Konkordato mühletinin verilmesinden önce müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise bu devri hükümsüz sayılır. Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetlerinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hale getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. Borçlu tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen sürekli ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin onayıyla herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bunlar mühletin alacaklı bakımından doğurduğu sonuçlardır. 
Bir de mühletin borçlu bakımından doğurduğu sonuçlar vardır. Borçlu konkordatonun nimetlerinden yararlanırken tabiatıyla külfetlerine de katlanacaktır. Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine faaliyetlerini devam ettirmesine karar verebilir. Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda (bağışlamalarda) bulunamaz. Aksi halde yapılan bu işlemler hükümsüzdür.
Geçici mühletten kesin mühlet kararı alınabilirse bu sonuçlar hukuki yaşamlarını sürdürürler. Konkordato talebi kabul edilirse ödeme planı uygulanmaya başlar. Konkordato talebi reddedilirse, bu sonuçların hukuki yaşamı sona ereceği gibi bazen doğrudan iflas kararı verilmesi de söz konusu olabilir.
İmtiyazlı alacaklar için bir istisna tanınmıştır. İmtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. İmtiyazlı alacaklar İİK m. 206’da düzenlenmiştir. İmtiyazlı alacakları kabaca işçi alacakları, nafaka alacakları, yardım sandıkları ve derneklere olan borçlar olarak sayabiliriz.
Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.
Geçici mühlet (3+2=5 ay) sona ermeden mahkeme kesin mühlet hakkındaki kararını verir. Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Komiser, duruşmadan önce yazılı raporu sunar. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır. Kesin mühlet kararı verilebilmesi için “konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması” gerekir. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Geçici komiser, aksine bir karar verilmediyse kesin komisere dönüşür. Mahkeme dosyayı komisere tevdi eder. Kesin mühlet kararı da ilan edilir.
Mahkemece, kesin mühlet kararıyla beraber veya kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Kurul üye sayısı, yedi alacaklıyı geçemez. Her hangi bir ücret takdir edilmez. Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanır ve hazır bulunanların oy çokluğu ile karar alır. Komiser toplantıda hazır bulunarak alınan kararları toplantıya katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlar. Alacaklılar kurulu yeni değişlikler ile gelen bir müessesedir. Oluşturulması zorunlu bir organ değildir. Bununla birlikte uygulamasının nasıl olacağı da merak konusudur.
Komiserin görevleri şunlardır: Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak, borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek, bu kanunda verilen görevleri yapmak, mahkemenin istediği konularda ara rapor sunmak, alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek, talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel mali durumu hakkında bilgi vermek, mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek. Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder, komisere tavsiyelerde bulunabilir ve kanunun öngördüğü hallerde mahkemeye görüş bildirir. Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir. Komiser görevlendirilmesini müteakip borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve malların kıymetlerini takdir eder. Alacaklılar, komiser tarafından yapılacak ilanla, ilan tarihinden itibaren onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca, ilanın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlanda, alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.

AMAÇ BORÇLUNUN EKONOMİK DURUMUNUN İYİLEŞMESİ
Konkordato ile amaçlanan borçlunun ekonomik durumunun iyileşmesidir. Eğer konkordato yargılaması devam ederken amaçlanan iyileşme gerçekleşirse, bir bakıma yargılama konusuz kalmış olur. Bu nedenle mahkeme tarafından mühletin kaldırılmasına karar verilir. Mühletin kaldırılmasıyla birlikte durmuş olan icra takip işlemleri de devam etmeye başlar.
Mühlet içerisinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühlet kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına karar verilir. Aynı kararın verileceği üç hal daha vardır: Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılmasının gerekmesi, borçlunun komiserin talimatlarına uymaması ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğinin anlaşılması, borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatifin konkordato talebinden feragat etmesi.
Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir.
Kesin mühlet süresi boyunca yapılacak temel görev, konkordato projesinin hazırlanmasıdır. Konkordato projesinin hazırlanması üzerine komiser, alacaklıları toplantıya davet eder. Konkordato projesinin onaylanmış sayılabilmesi çifte çoğunluk gerekir. Yani hem alacaklıların belli bir çoğunluğunun sağlanması hem de alacakların belli bir miktarının sağlanması gerekir. Burada kanun koyucu iki farklı ihtimal öngörmüştür. Birincisi, alacaklıların yarısı ve alacak miktarını yarısı aşılırsa konkordato projesi kabul edilmiş sayılır. İkincisi alacaklıların dörtte biri ve alacak miktarının üçte ikisi aşılırsa konkordato projesi yine kabul edilmiş sayılır. İki formülden birinin sağlanması yeterlidir. Komiser gerekli belgeleri ve gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder. Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkortado hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. 

MAHKEME BAZI KISTASLARI DİKKATE ALIYOR
Mahkemenin yargılamada dikkate alacağı kıstaslar şunlardır: Konkordato da teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, çoğunluğun sağlanmış olması, imtiyazlı alacaklıların ve komiserin izni ile akdedilmiş borçların yeterli teminata bağlanmış olması, gerekli harç ve masrafların mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını ister.
Konkordato tasdik edilmezse, mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir. Bu karar ilan edilir ve gerekli yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkeme borçlunun iflasına resen karar verir.
Konkordato tasdik edilirse, mahkeme tasdik kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceğini belirtir. Konkordatonun taraflar için bağlayıcı hale gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür. Yukarda belirttiğimiz gibi imtiyazlı alacaklar bu kuralın istisnası olduğu için imtiyazlı alacaklıların hacizleri devam eder. Rehinli alacaklılar ise rehinle temin edilmiş alacakları bakımdan özel bir usule tabidir. Rehinle temin edilen kısmı aşan alacakları için ise adi alacaklılar gibidirler.
Mahkemece hüküm altına alınan konkordato projesine uyulmaması halinde konkordatonun feshi istenebilir. Kendisine karşı  konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.  Buna kısmen fesih denilmektedir. Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun tamamen feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir. Konkordatonun tamamen fesih kararı kesinleştiğinde konkordato kaldırılarak reddine karar verilir ve ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkeme borçlunun iflasına resen karar verir.

n

Yukarı