Ana içeriğe atla

playpark

 

“YATIRIMCI-DEVLET-PERAKENDECİ OLARAK BİZLER AYNI GEMİDEYİZ”

12.10.2018 - 15:47

OPS!CO ENTERTAINMENT GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI KORAY DİLMAÇ: “DEVLET, YATIRIMCI VE KİRACIYI ZARARA UĞRATMADAN, KİRALAMA YAPILAN GÜNÜN ŞARTLARI İLE GELDİĞİMİZ GÜNÜN ŞARTLARINI MASAYA YATIRIP YASAL VERİLERİ BAZ ALARAK SÖZLEŞMELERİ TL’YE DÖNÜŞTÜRMELİDİR.”

Son çıkan KHK tüm sektörde dalgalanmaya sebep oldu. Siz bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Perakendeci açısından değerlendirecek olursak geç kalınmış bir karar açıkçası. Birçok markanın sürekli artan döviz kurlarına bağlı olarak ürün ve yerleşik maliyetleri hızlı bir şekilde artış gösterdi. Buna bağlı olarak satış hacmi düştü ve bırakın kar marjını, birçoğumuz zararına işler yapmak zorunda kaldık. Ülkemizde paranın dolaşımını sağlayan en büyük zincir perakende sektörü ise, markaların devlet tarafından desteklenmesi çok doğal. Bugün baktığımızda yıllardır aktif bir şekilde var olan, yurt dışında birden çok ülkede faaliyet gösteren birçok Türk markası gerçekten zor durumda.

Döviz ile kiralama uzun zamandır perakende ve AVM sektörünün en önemli sorunuydu. Açıklanan kararname ile bu sorunun çözümü olacak mıdır?
Kararnamenin kapsamı aslında sorunlarımıza tam olarak ne ölçüde yardımcı olacağını gösterecek. Geçmişte döviz üzerinden yapılan kiralamalarda alınacak kıstas bu noktada çok önemli. Döviz kurları günümüzdeki seviyenin neredeyse yarısındayken yapılmış olan sözleşmelere baktığınızda yıllık cirolar giderleri karşılar nitelikteydi. Ancak marka sahipleri ve yönetimlerinden bağımsız şekilde gelişen döviz kurunda yaşanan artış maliyetleri ikiye katlarken yıllık cirolarda aynı düzeyde bir gelişme yaşanmazken aksine ülke genelinde yaratılan kriz havası satışların düşmesine sebep oldu. Alınan kararname ile yasalaşan “Dövizle kiralamaların TL’ye döndürülmesi” hala birçok kiralama şirketi ve AVM yatırımcısı tarafından görmezden gelinmekte ya da bu yönde herhangi bir aksiyon alınmamakta. Mağazasını tahliye etmek isteyen birçok marka sahibinin sözleşmede yer alan cezai şartlarla karşı karşıya bırakılarak böyle bir dayatmanın da varlığından haberdarız.
 
Zarar eden firmaların mağaza kapatması durumunda yapmış oldukları kontratlarda tazminat yükümlülüğü firmaları zarara uğratır mı?
Şu anda bu şekilde bir dayatma söz konusu. Birçok markanın mağazasını kapatmak istediğini biliyoruz. Ancak karşı karşıya kaldığımız konu erken tahliye durumunda sözleşme gereği ödemekle yükümlü olduğumuz cezai şartlar ve tazminatlar. Bir markanın kolay doğmadığı ve gelişemediği ülkemizde kendi varlıklarımıza sahip çıkmamız gerekirken hala değerlerimizi baltalamanın peşindeyiz. Ülke olarak daha çok birlik olup bu süreci atlatmamız gereken dönemde, bir kesim hala kendi çıkarlarını ön planda tutarak krizi kendi adına fırsata çevirmenin yollarını arıyor. Unutulmamalı ki, yatırımcı-devlet-perakendeci olarak bizler aynı gemideyiz; eş doğrultuda ilerleyen yapıcı çalışmalar ile ancak bu sıkıntıları atlatabiliriz. 
Dövizin hızla arttığı dönemde AVM yatırımcıları döviz kurunu belirli bir orana sabitlemişlerdi.

Sözleşmelerin TL’ye çevrildiği bu durumda güncel kur ile kiraların revize edilmesi durumunda kiracı zarara uğrar mı?
Kiracı, döviz kurlarında yaşanan bu hareketlilik daha ortada yokken zaten belirli riskleri göze alıp döviz ile kiralama yapmaktaydı. Ülkemizde TL ile kiralama yapan çok az sayıda alışveriş merkezi vardı. Ancak o dönemde alınan riskler ve yakalanan satış hacmi birbirini tolere edebilir düzeydeydi. Ani yaşanan döviz artışı ülkemizde alışveriş merkezi yatırımcılarını kira gelirlerini döviz kurunu sabitleyerek tahsil etme yoluna itti ve perakendeci bir nebze de olsa nefes alabilmişti. İlerleyen süreçte ülke genelinde yaşanan maliyetlerdeki artışlar ve satış hacminin daralması, yapılan kur sabitleme hareketinin anlamını yitirmesine sebep oldu. Kiracı olarak, 1 USD= 3 TL iken yapılan kiralama sözleşmeleri şu an 1 USD=6 TL’den TL sözleşmeye dönüştürüldüğünde kiracının faydasına olabilecek bir durum söz konusu bile değil. Kiralama yapılan günün şartlarından bugüne satış fiyatları ve elden edilen yıllık ciro ikiye katlanmış olsaydı bunu tartışıyor olabilirdik; fakat ciro aynı, maliyetler iki katı artık. Devlet, yatırımcı ve kiracıyı zarara uğratmadan, kiralama yapılan günün şartları ile geldiğimiz günün şartlarını masaya yatırıp yasal verileri baz alarak sözleşmeleri TL’ye dönüştürmelidir. Yapılması gereken kiralama sözleşmesinin yapıldığı tarihten günümüze TÜFE oranı ile artış sağlanarak sözleşmenin Türk Lirasına çevrilmesidir. Aksi halde, alışveriş merkezi yatırımcıları mağazalarını kiralayabilecek marka bulamayacaklar, bu durum da onların zararına olacaktır. Çünkü hiçbir marka güncel kur üzerinden TL sözleşmeyi kabul edebilecek konumda değil şu an.

Özellikle dövizle borcu olan yatırımcıların nasıl pozisyon almalarını bekliyorsunuz?
Ülkemizde birçok yatırımı olan ulusal veya uluslararası kuruluş mevcut. Yabancı yatırımcı için ülkemiz her zaman güvenilir ve kazançlı bir sığınak olmuştur. Yerli yatırımcılar için de perakende sektörü uzun süredir sürdürülebilir bir kazanç ivmesi yakalamış durumda. Fakat şöyle bir durum da söz konusu: 2018 yılı itibari ile Türkiye’de faal AVM Sayısı 400’ü aşmış durumda. Büyük kentlerde neredeyse karşı karşıya yapılan, hatta mimari olarak birbirine bağlı alışveriş merkezleri var. Yurt dışı fonlar kullanılarak ülkemizde yanlış yapılanmalar ve kararlar sonucu dengesiz bir alışveriş merkezi popülasyonu yaratıldı. Öncelikle bu durumu ele almak gerekir. Birçok alışveriş merkezi yatırımcısının döviz kredilerle yatırım yapıp yaşanan kur artışında ise bu farkı kiracıdan çıkartmak gibi bir yanılgısı mevcut. Baktığımızda mağazalarda döviz cinsinden satış yapmıyoruz maalesef. Türkiye’de yatırım yapıyoruz, çalışıyoruz, üretiyoruz ancak her birimimiz döviz endeksli olmuş durumda. Devlet bu üçgendeki dengeyi sağlamakla mükellef; 3.taraf olarak yasal düzenlemeleri yapmakla ve Türk Lirasi sirkülasyonunu artırarak para birimimizin kaybetmiş olduğu değerini artırmakla sorumlu. Döviz karşısında düşmüş olduğumuz sıkıntıları aşmamızın tek yolu Türk Lirasının değerini artırmaya çalışmak olacaktır. Dolayısıyla bu anlamda devlet, almış olduğu kararname ile bu yolda en büyük adımı atmış ve yatırımcıya da kiracıya da kendi pozisyonunun ne olduğunun sinyalini vermiştir. Yatırımcıların da bundan sonraki süreçte yatırımlarını bu çerçevede planlamaları faydalarına olacaktır diye düşünüyorum.

playpark

Yukarı