Ana içeriğe atla

S

 

“Üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz”

10.03.2017 - 15:49

Türkiye’ye yönelik saldırılara karşı toplumsal refah ve güven duygusunu pekiştirmeyi hedefleyen “Hayatına Sahip Çık” sivil toplum hareketine yönelik görüşlerini aldığımız Watergarden İstanbul Genel Müdürü Serhat Mermer, “Türkiye’nin geleceğine güvenimiz tam. Devletimiz halkın yaşam standartlarının terör gölgesi altında kalmaması adına sağlam iradesini gösterirken, biz de sektör olarak elimizden geleni yapmalıyız” dedi. 

Türk halkının yaşam standartlarını, değerlerini, kültürünü ve alışkanlıklarını hedef alan elim olaylara karşı geçtiğimiz günlerde bir sivil toplum hareketi olan “Hayatına Sahip Çık” projesi başlatıldı. Sizin bu projeye yönelik bakış açısınız nedir? 
Öncelikle yaşanan elim olaylarda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve baş sağlığı diliyorum. Bundan sonra bu tür terör olaylarının yaşanmamasını Watergarden İstanbul olarak yürekten diliyoruz. Bu olaylara karşı başlatılan sivil toplum hareketi ‘Hayatına Sahip Çık’ projesi toplumda ve sektörde duyarlılığın artması açısından önemli bir proje olacak. Türk halkının yaşam standartları, değerleri ve alışkanlıkları eli silahlı insanların insafına bırakılmamalı. 

Projeyi gerçek anlamda hayata geçirmek adına AVM’lerin, markaların ve derneklerin üzerlerine düşen görevler sizce neler olabilir?
İnsanlar yaşanan kötü olaylar neticesinde gündelik hayatının gidişatını aksatmaya başladı. Biz kötü niyetli kişilerin amaçlarına ulaşmasını istemiyoruz. Bu elim olaylara ne alışılmalı ne de hayatımızın çalınmasına imkan tanımalıyız. Yaşanan olaylar tüm sektörü derinden etkiliyor. Yalnızca yeme-içme sektörünün Türkiye’deki büyüklüğü 20 milyar dolar. Yaşanan olayların maalesef ekonomik boyutu da söz konusu… Bu sebeple markalar ve dernekler bu projeyi hayata geçirmek adına tek yürek ve tek bilek olarak savaşmalı. Alışveriş merkezleri bu tür olaylara yönelik olarak gerekli güvenlik önlemlerini zaten alıyor. Avrupa’daki alışveriş merkezlerinde Türkiye kadar güvenliğe önem verilmiyor.  Bundan sonrası için de üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz.

Sizin bu olaylara yönelik kendi içinizde almış olduğunuz önlemler var mı? Bu gibi kriz dönemlerinde neler yapıyorsunuz?
Daha önce de ifade ettiğim gibi bu konuda hem diğer AVM’ler hem de biz yetkilerimiz dahilindeki tüm güvenlik önlemlerini alıyoruz. Bu gibi kriz dönemlerinde umudumuzu yitirmemeliyiz. Türkiye’nin geleceğine güvenimiz tam. Devletimiz halkın yaşam standartlarının terör gölgesi altında kalmaması adına sağlam iradesini gösterirken, biz de sektör olarak elimizden geleni yapmalıyız.

Peki, güvenlik anlamında alınan önlemler yeterli mi? Eksiklikler varsa bunlar için neler yapılabilir?
Terör olayları sonrasında güvenlik önlemlerini artırmak adına özel güvenlik personeli ve yöneticilerde de farkındalık oluştu. Artık, yeni AVM yönetmeliğine göre açık ve kapalı otopark gibi kontrollü alanların giriş ve çıkışlarına AVM yönetimleri tarafından plaka tanıma sistemi kurulması ve işletilmesi sağlanacak. Söz konusu sistemden elde edilen veriler, kolluk birimleri ile anlık olarak paylaşılacak. Bahsettiğim gibi, AVM’lerimizde yaşanabilecek kötü olaylara karşı güvenlik önlemleri en üst seviyede. Şirketler, olası eksiklikler için Emniyet Müdürlükleri ile ortaklaşa bir çalışma yürüterek bu yetersizlikleri giderebilirler.
 

GGG

Yukarı