Ana içeriğe atla

nara

KADININ YARATICILIĞINA İHTİYACIMIZ VAR

09.03.2021 - 13:46

1988 yılında adım attığı Bilkent Holding’de Tepe Emlak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanlığı’na yükselen Hayal Olcay ile Dünya Emekçi Kadınlar Günü hakkında konuştuk. Kadınların iş hayatında kalıcı ve çok başarılı işlere imza attığını belirten Olcay, “Kadının yaratıcılığına, detaycılığına, hassasiyetine ve bereketli dokunuşuna her alanda ihtiyacımız var.” diyor.

Tepe Emlak Yatırım, kadın istihdamı konusunda önde gelen firmalar arasında yer alıyor. Şirketinizin cinsiyet ve fırsat eşitliği politikaları hakkında bilgi verir misiniz?

Tepe Emlak Yatırım’da son organizasyon yapısıyla birlikte çalışanlarımızın yüzde 53’ünü kadınlar oluşturuyor. Üst yönetim kadrosuyla beraber tüm yönetici kadrolarında kadın çalışanlar aktif rol almaktadır. Kadınların iş hayatındaki yerinin erkekler kadar sağlam olduğunu düşünüyorum. Çünkü kadınlar, alt yapısı, eğitimi ve tecrübeleri de uygun olduğu takdirde istediği her işi yapabilir. Kadınlarla çalışmak çok yaratıcı, kapsamlı düşünmeye teşvik eden ve performansı yüksek bir ortam sağlıyor. Hem ev, hem iş, hem de sosyal hayattan edindikleri becerileri ve çok boyutlu düşünme, ilişki yönetimi ve yaratıcı fikirler oluşturma alanlarındaki yetkinlikleri sayesinde, kadınlarla çalışmak bize önemli bir değer katıyor. Erkek ve kadının farklı becerileri birleştiğinde, dayanışmayla ortaya çıkan zenginlik, ekip çalışmasının başarılı olması için gerekli. Bence iş hayatı bir denge üzerine kuruludur. Biz, dengeyi iyi kurmuş, birlikte çok mutlu ve keyifli çalışan bir ekibiz.

Türkiye’de kadın istihdamı önündeki en büyük engeller nelerdir? Bu engellerin aşılması adına hangi adımlar atılmalı?

Hem ekonomik hem sosyal alanda kadınlara layık görülen roller çoğunlukla belirli kalıplar içinde kalıyor. Kadının yaratıcılığına, detaycılığına, hassasiyetine ve bereketli dokunuşuna her alanda ihtiyacımız var. Hiçbir çalışma alanını kadın-erkek diye ayırmayı doğru bulmuyorum. Çalışma hayatının zorluklarını hep birlikte yaşıyoruz. Sadece kadınların özel hayatıyla ilgili daha fazla sorumluluğu olabiliyor. Kadının üstündeki sorumluluk aynı anda işini, evini, çocuğunu, sosyal hayatını ve diğer pek çok şeyi bir arada düşünmesini gerektiriyor. Bu da mesai anlamında zaman zaman kadın çalışanımızı zorlayıcı bir durum haline gelebiliyor. Bunun ötesinde bir kadının yöneticiliğini çok kabullenmek istemeyen erkek çalışanlar olabiliyor. Bu noktada kadınların sabırlı, sakin, bilgisi ve tecrübesiyle ikna edici olarak erkek çalışma arkadaşlarıyla iletişim kurması ve ekip ruhunu yansıtacak şekilde çalışması gerekiyor. Atatürk’ün çizdiği yolda, daha çağdaş ve daha yaşanabilir bir ülke olmak için hayatın her alanında kadın ve erkek birlikte yürümeli, mutlaka dayanışma içinde olmalıdır.

Çalışan ve üreten bir kadın olmanın size neler kazandırdığını düşünüyorsunuz?

Çalışmak ve üretmek benim en büyük hayat motivasyonumdur. Çünkü yapılanlar kalıcı hale geldiğinde arkanızdan konuşulan, takdir edilen pek çok başarılı iş bırakmış oluyorsunuz. Çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras saygın bir isim, başarılı çalışmalar, emek verilmiş bir iş, belki bir sanat eseri olabilir. Ne olursa olsun sadece severek yaptığınız bir işte bile arkanızdan güzel bir iz bırakıyorsanız, bu en büyük mirastır. Yaşamınız boyunca kimlere dokunduğunuz, hangi olaylardan tecrübe kazandığınız, o tecrübeyi sizden sonra gelenlere nasıl aktardığınız ve kazanımlarınızı tekrar nerde kullandığınız çok önemli. Geçmişten geleceğe bunun hayatınıza, zihninize, bedeninize kattığı o kadar büyük bir enerji var ki… Bu enerji zaman zaman negatif de olabiliyor. Ama o da tekrardan güçlenmek için tecrübe edinmenizi sağlıyor. Başarısızlık da başarı kadar bizlerin gelişiminde çok önemli bir yere sahip.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü için mesajınız var mı?

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, sadece çalışma hayatındaki kadınlar için değil bütün kadınlar için güçlenmeleri, birlik olmaları ve eşit şartlarda var olma hakkını elde etmeleri ile ilgili her geçen yıl daha çok anlam kazanıyor. Biz de şirket olarak kadın çalışanlarımıza bir gün değil, kendilerini her gün değerli ve güçlü hissedecekleri ortamı sağlamaya özen gösteriyoruz. Değer yaratan, kendi değerini bilen ve dünyayı güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarım.

nara

Yukarı