Ana içeriğe atla

S

 

DAYATILAN KORKUYA TESLİM OLUNMAMALI!

10.03.2017 - 15:42

Markantalya AVM Müdürü Ceyda Gamzeli, “Hepimize dayatılan korkuya teslim olmadan, tedbirlerimizi maksimum seviyelerde tutarak, ama asla sosyal hayattan kopmadan ziyaretçilerimize hizmet vermeye gayret gösteriyoruz” dedi. 

Türk halkının yaşam standartlarını, değerlerini, kültürünü ve alışkanlıklarını hedef alan elim olaylara karşı geçtiğimiz günlerde bir sivil toplum hareketi olan “Hayatına Sahip Çık” projesi başlatıldı. Sizin bu projeye yönelik bakış açısınız nedir? 
“Hayatına sahip çık” projesi muhteşem bir sosyal dayanışma örneği bence… Hayatımızın ritmini yavaşlatmaya, bizi sosyal hayattan koparmaya, özetle ülkemizin üzerine oynanmaya çalışılan oyunlara karşı verilebilecek en anlamlı mesaj… Söz konusu vatan olduğunda, özgürlüğümüz olduğunda, her sektörde her platformda nasıl bir araya gelebildiğimizin en güzel örneklerinden biri… Düşünen, projelendiren, hayata geçiren ve tabii ki destekleyen herkesin emeklerine sağlık…

Projeyi gerçek anlamda hayata geçirmek adına AVM’lerin, markaların ve derneklerin üzerlerine düşen görevler sizce neler olabilir? 
Sosyal ve ekonomik hayatın yapıtaşlarını oluşturan sektörlerde çalışan bizlere, bireysel desteklerin de ötesinde çok şey düşüyor tabii ki hayatımıza sahip çıkabilmemiz adına. Öncelikli mesele; ziyaretçilerimizin kendilerini güvende hissetmesini sağlamak… Alanlarımızda alınan güvenlik tedbirlerini psikolojik sınırı aşmadan ve tedirgin etmeden artırmak gerekiyor. 
Hemen hemen her şehirde, özellikle AVM’ler için çıkan ya da çıkarılan spekülatif haberler karşısında doğru bir algı yönetimi yapmak da çok önemli. Bu spekülatif haberlerin de en az terör olayları kadar sosyal hayata zarar verdiğini düşünüyorum. Bu haberleri önleyici ya da etkilerini minimize edici planlamalar yapılmalı.  Ve tabii ki; öncelikle biz kendi hayatımıza sahip çıkmalıyız. Bu tedirginliğin rutin etkinlik ve pazarlama planlamalarımızı olumsuz yönde etkilemesine izin vermemeliyiz. Etkinlik ve aktiviteler hiç yapılmadığı kadar yapılmalı bence bu dönemde. Tabii ki maksimum güvenlik önlemleriyle… 
Son olarak, kendi dinamiklerimiz, mecralarımız “hayatına sahip çık” projesi için kullanılmalı diye düşünüyorum. Projenin yarattığı etkiyi artırmak, bir kamuoyu oluşturmak ve hassasiyeti artırmak adına, proje ziyaretçiye en kolay ulaşılabilecek AVM mecralarında duyurularak anlatılmalı.

Peki, insanların günlük yaşantısını devam ettirmek ve onların sosyal alanlardan uzaklaşmasını engellemek adına ne gibi güvenlik önemleri alınıyor? 
Şu an yöneticiliğini yaptığım Markantalya, gerek ziyaretçi yoğunluğu gerekse de lokasyonuyla, güvenlik anlamında ciddi özen isteyen bir AVM. Şehrin tam merkezinde olması, binanın fiziki yapısı, yoğun ziyaretçi trafiği ve müşteri profilinin çeşitliliği bir takım zafiyetleri de beraberinde getiriyor tabii ki. Bu anlamda bu zafiyetleri ortadan kaldırmak adına, özellikle emniyet ile sürekli işbirliği içerisindeyiz. Oluşturdukları güven timleri kendi ekibimizle birlikte çalışıyor. Özel güvenlik ekibimize, emniyetin farklı farklı birimlerinden çeşitli eğitimler aldırıyoruz. Operasyonel tüm süreçlerimizi gözden geçirerek ve risk oluşturabilecek hususları belirleyerek, riski ortadan kaldıracak önlemler alıyoruz. Fiziki şartlar uygun olmadığında bugüne kadar koyamadığımız X-Ray cihazlarını koyabilmek için, ciddi bir tadilata gireceğiz ve X-Ray cihazları en kısa sürede koyulacak. Özetle; hepimize dayatılan bu korkuya teslim olmadan,  tedbirlerimizi maksimum seviyelerde tutarak, ama asla sosyal hayattan kopmadan ziyaretçilerimize hizmet vermeye gayret gösteriyoruz.

GGG

Yukarı