Ana içeriğe atla

S

 

Hedef, 2017’yi en az 35 şube ile kapatmak!

10.03.2017 - 09:44

Yakında Uşak, Erzurum, Ankara ve İstanbul’un farklı bölgelerinde yeni Somunarası şubelerinin açılacağını belirten Somunarası Kurucu Ortağı Arif Avcı,  ayrıca birçok il için de görüşmelerinin devam ettiklerini dile getirdi. Avcı, “2017’yi 35 şube hedefini geçerek kapatmak niyetindeyiz” dedi.  

Somunarası markanızdan bahseder misiniz? Ne zaman kuruldu? Gıda sektörüne girme fikri nasıl ortaya çıktı?
İki göçmen ailenin bir araya gelmesi ile hayat bulmuş bir marka Somunarası...  Aslında temeli uzun zaman öncesine dayanıyor diyebilirim. Kavara ailesi 1993 Balkan Savaşı’nda zorunlu olarak Türkiye’ye geliyor. Geçen zorlu yıllarda Dzevada Hanım, oğlu Nino ile birlikte sektör içerisinde çeşitli faaliyetlerde bulunuyorlar. Köfte bu aşamada önemli bir yer oluşturuyor. Benimse sektörde akademik anlamda bir geçmişim olmasına rağmen, ticari geçmişim daha çok başka alanlarda olmuştu. Sonrasında 2011’de yollarımız kesişiyor ve gastronomi sektörüne yeni bir soluk katmak adına güç ve işbirliği yapıp, franchise tabanlı bir marka oluşturmak için yola çıkıyoruz. İki yıla yakın bir dönem sadece Ar-Ge için çalışıp, altyapı yaptık. Bu dönemi hem yatırım anlamında hem de emek anlamında yorucu yıllar olarak adlandırabilirim. Ancak bayilik ile büyüme planı ile yola çıkıyorsanız, sisteme inanmalı ve tüm altyapınızı bunun üzerine konumlandırmalısınız. Hazır olduğumuza inandığımız bir dönemdi ve ilk şubemizi 2014 yılının Haziran ayında İzmir Karşıyaka’da açtık. İlk şubemizde bir franchise! Doğrusu zor bir iş… Çünkü size inanan ve hayalinize yatırım yapacak insanlar bulmak demek. Ancak biz çok doğru bir altyapı ile doğru bir işin sahibi olduğumuzu biliyorduk artık ve bunu anlatmak kalmıştı geriye. Hala daha anlatıyoruz ve birbirimize inandığımız yatırımcılarımızla hikayemizi yazmaya devam ediyoruz.

Hali hazırda kaç mağazanız bulunuyor? Şubelerinizin kaçı franchise? Yakın zamanda açacağınız mağazalar nerede olacak?
Biz tam bir franchise firmasıyız. Kendimize ait bir şubemiz yok. Aslında olması yönünde bir planımız da yok. Çünkü bir merkezi yönetim planı içinde çalışıyoruz, kendinize ait şube demek farklı bir kadro derinliği ve farklı fokus noktaları demek. Odaklandığınız yeri bir anlamda dağıtmanız demek. Bu açıdan büyüme planımızı franchise sistem üzerine kurgulamaya devam ediyoruz. Netice olarak halihazırda işleyen 12, şantiyesi devam eden 6 şubemiz var. Bunlara inşasına başlamak üzere olduğumuz 2 şubeyi de ilave edersek, toplam 13 ilde 20 şubeyi bulduğumuzu söyleyebiliriz. Şu an İzmir, İstanbul, Antalya, Afyon, Denizli, Kocaeli, Isparta, Yozgat, Kayseri ve Eskişehir’de açık olan şubelerimizle faaliyetimize devam ediyoruz. Yakında Uşak, Erzurum, Ankara ve İstanbul’un farklı bölgelerinde açılacak şubelerle de büyümemize devam edeceğiz. Bu arada birçok il için de görüşmelerimiz devam ediyor. 2017’yi 35 şube hedefini geçerek kapatmak niyetindeyiz. 

Franchise verirken öncelikli kriterleriniz neler? AVM mi yoksa cadde mağazası mı tercih edersiniz?
Aslında ilk kriteri, yatırımcı odaklı cevaplamak daha doğru olur kanısındayım. Size farklı gelecek belki ama Türk insan yapısına uygun olmayan bir sistem aslında franchise sistem. Çünkü insanımız inisiyatif kullanmayı seven ve çok sistem içinde bir kalıpta olmayı kısıtlayıcı bulan, daha özgür hareket etmeyi tercih eden bir yapıya sahip. Bu sebepten dolayı bizim ilk kriterimiz oluşturduğumuz sistemi harfiyen uygulayacak ve bunu para kazanma fırsatına çevirecek profildeki adaylar. Bu kriter bizler için önemli. Lokasyon ise sonrasında önem arz ediyor. Burada da hem AVM, hem cadde mağazalı konseptler üzerinde yürüyoruz. İş yapabileceğine kanaat getirdiğimiz ve yatırımcımızın para kazanabileceği inancını taşıdığımız yerleri öncelikli tercih ediyoruz. Bir yeri beğenmek sadece yeterli olmuyor. Çok parametre var bir yere doğru lokasyon demek için... İş geliştirme dediğimiz bu süreç, bazen o lokasyonu bünyeye katmak için çok uzun zamanları harcamayı gerektiriyor. 2 buçuk yıl uğraşıp sonrasında bünyeye kattığımız lokasyon dahi var. Aslında çok hassas bir konu… Bizim sektörde doğru lokasyon, işin yüzde 60’ını oluşturuyor düşüncesindeyim. Geriye kalan yüzde 40 belki içinde yüzlerce detay barındırıyor, ama işte orası da bizim işimiz… 

Günümüzde varlığı yoğun bir şekilde hissedilen rekabete yönelik yapmış olduğunuz çalışmalar nelerdir? Rakiplerinizden ayrışmak adına neler yapıyorsunuz?
Aslında tercih edilen bir marka olmak, farklılıklarınızı ortaya koymaktan geçiyor. Sektörün üç ana yapı üzerinde konuşlandığını düşünüyorum. Konsept odaklı modeller, fiyat odaklı modeller ve ürün odaklı modeller. Hepsine örnek oluşturabilecek firmaları zannederim sıralamak zor olmaz. Biz kendimizi ürün odaklı görüyoruz. İşimizin merkezine ürünü koyduk biz. İddialı bir söylem diyebilirsiniz, ama bizce Türkiye’nin en iyi köftelerinden birini yapıyoruz. Seçkin danaların, en kıymetli yerlerinden özel reçetelerle üretilmiş köfteler sunuyoruz misafirlerimizin beğenilerine. Asıl kazanımımızın da bu olduğu görüşündeyim. Arkadaşlarımızın yaptığı çalışmalarda görüyoruz ki, bize gelen müşterimiz, mutlaka bir daha geliyor ve mutlaka birilerine önerip onları da müşteri haline getiriyor. Bunu ürün odaklı yapımıza bağlıyoruz. Nitelikli ürün prensibinden asla taviz vermeyeceğiz. 
Bir de sisteme olan inancımızdan bahsetmek sanırım yanlış olmaz. Burada kişilere değil de sisteme bağlı bir model oluşturmak için çalıştığımızı söyleyebilirim. Yatırımcılarımızın tüm organizasyonu en basit haliyle kontrolü için teknolojik yardımcılar oluşturduk. Uzun zaman üzerine çalışıp emek verdiğimiz çözüm ortağı olan yazılımcı firmalarla ortaya koyduğumuz efektif çalışmalar sonucunda, tamamlamaya yakın olduğumuz sistemlere sahibiz. Neticede hem web tabanlı hem de mobil cihazlarda uygulamalar yardımıyla çalışan bu yardımcılar, işleri inanılmaz kontrollü götürebilme olanağı sağlıyor. Oluşturduğumuz bu farklılıklarla yatırımcılarımızın yatırımlarını da koruyabilmelerine fırsat veriyoruz. Uzun zaman emek verdiğimiz bu çalışmaları çok yakın bir zamanda sonuçlandırıp, yeni program ve aplikasyonları bayilerimizin kullanımına sunacağız.
Sorunuza şunu da eklemek isterim. Bir iş sahibi hayal ettiği işi, partner veya çalışanlarının kafasına kendi hayal ettiği şekilde yerleştiremezse, o işin başarıya ulaşması beklenemez. Bu fikirden hareketle merkezi yapıda en önem verdiğimiz oluşum işimizin operasyon ve pazarlama kadrosu. Arkadaşlarımızla sürekli yaptığımız iletişimler, onların sahada eğitimlerle oluşturduğu Somunarası çalışanlarını besliyor. Bu öğretiler de ortaya çıkarmaya çalıştığınız Somunarası prensiplerini tamamlıyor. Bu zorlu ve meşakkatli süreç imtina edilmediği sürece sizi çok yükseklere taşır fikrindeyiz. Sizin vesilenizle de bu emeği sahada veren tüm ekip arkadaşlarıma da teşekkürlerimi iletmiş olayım…
 

GGG

Yukarı