Ana içeriğe atla

S

 

“2017 yılında verimliliğe daha çok ağırlık vereceğiz”

10.04.2017 - 17:27

2017 yılında verimliliğe daha çok ağırlık vereceklerini ve bu anlamda hem büyüme hem de süreç iyileştirme yatırımlarının devam ettiklerini belirten Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Songör, “Verimli olabilmek için doğru teknolojiyi, doğru işgücünü, doğru lokasyonu seçmek ve onu geliştirmek, büyük önem taşıyor” dedi.

Öncelikle gıda perakendeciliği sektöründe GPD’nin yeri ve önemini öğrenebilir miyiz?
GPD, modern gıda perakende sektörünün temsilcisi konumunda bir dernek. Ulusal ve bölgesel tüm marketler ile gıda servis zincirleri derneğimizin üyesi. Aynı zamanda bu gruba destek sağlayan çözüm ortaklarımız da üyemiz arasında bulunuyor. Derneğimiz, 2012 yılında kuruldu. Ancak gerek üyelerimizin cirosal büyüklüğü ve istihdam gücü, gerekse de gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla sektörde önemli bir yere geldik. 105 milyar TL ciro ve 300 binin üzerinde istihdamı temsil ediyoruz. Türkiye’nin hemen hemen her şehrinde, yaklaşık 35 bin satış noktasında tüketicilere kaliteli ve güvenilir hizmet ulaştıran GPD üyeleri, günde 15 milyon kişiyle doğrudan temasta bulunuyor. 
Çalışmalarımızda sektörün gelişiminin önünü açmaya ve verimliliğe yönelik konulara odaklanıyoruz. Dolayısıyla kayıtlı ekonomiye ve istihdama katkı yapacak sonuçlara ulaşmayı hedefliyoruz. Projelerimizin sürdürülebilir ve sektörün faydasına olmasına özellikle dikkat ediyoruz. GPD, bu özellikleriyle öne çıkıyor diyebiliriz.
2017’de dördüncüsünü düzenleyeceğimiz Ortak Gelişim Kongresi, derneğimizin en öne çıkan ve ses getiren etkinliği. Perakendeciler ile tedarikçilerini bir araya getirip aynı sahneyi paylaştıran bir etkinlik olmasıyla da önem taşıyor. “Tüketici Odaklı Tedarikçi ve Perakendeci Verimliliği” fikriyle oluşturulan kongre içeriğimiz, her yıl farklı bir temayla, özünde tüketiciye dokunan verimlilik çalışmalarını gündeme getiriyor.

Gıda perakendeciliğinin son durumunu değerlendirir misiniz? 
Gıda perakendeciliği, temel ihtiyaçlara yönelik olduğu için doğal olarak en güçlü kategori. Kurumsallaşmış ve modern yapı, sektörümüzün daha sağlam hareket edebilmesine olanak sağlıyor. Bununla beraber tüketicimizin tarafında da çok olumlu bir duruşumuz var. Müşteri memnuniyeti çalışmalarımız ürün ve hizmet kalitemizi de sürekli iyileştirmemizi sağlıyor. 
Bu sağlam ve güçlü yapımızla, modern marketler ve gıda servis zincirleri olarak daha çok tüketiciye kaliteli ürün ve hizmet sunabilmek amacıyla sürekli gelişiyoruz, büyüyoruz. Modern gıda perakendesinin 2016 yılında yüzde 10-11 seviyesinde büyüdüğünü söyleyebiliriz. Burada daha da önemli olan, cirosal büyümemizin yanında yeni açılan satış noktalarımızla birlikte istihdama sürekli bir katkı sağlıyor olmamız. Perakende sektörünün her kategorisi, istihdam için önemli bir alan. İşsizlikle mücadelede perakendenin yıllardır sürdürdüğü katkı, aynı hızla devam ediyor.
Diğer bir önemli katkımız ise tüm işleyişimizin kayıtlı, kurallı ve denetlenebilir olması. Modern perakende geliştikçe dolaylı olarak tedarikçilerini, çözüm ortaklarını ve hizmet aldığı diğer sektörleri de kendisi gibi kayıtlı ve denetlenebilir düzene çekiyor. Bu özelliğiyle de kayıt dışı ile mücadelede büyük önem taşıyor.

Gıda perakendeciliği yatırımları açısından sizce 2017 nasıl bir yıl olacak? 
2017 yılında verimliliğe daha çok ağırlık vereceğiz. Hem büyüme hem de süreç iyileştirme yatırımlarımız devam edecek. Tüketici ihtiyaçlarını hızlıca belirlemek, talepleri karşılamak için doğru analiz ve hızlı hareket etmek büyük önem kazanıyor artık. Stok yönetimi, mağaza içi alan yönetimi ve ürün çeşitliliğinin sağlanması için teknolojiden her geçen gün daha çok faydalanıyoruz. Verimli olabilmek için doğru teknolojiyi, doğru işgücünü, doğru lokasyonu seçmek ve onu geliştirmek, büyük önem taşıyor.
Daha çok tüketiciye ulaşmak için yeni formatlar, farklı konseptler geliştiriyoruz; ufak metrekareli mağazaların çoğaldığını görüyoruz. Farklı ekonomik gruplara ulaşmak için özel konseptlerde mağazalar ve hizmetler tasarlanmaya başlanıyor. Bununla beraber, mağaza içinde farklı deneyimler yaşatmak için yeni sistemler geliştiriliyor. Bir yandan tüketiciyi mağaza içinde daha fazla tutmak için çalışılırken, özellikle ödeme ve kasa işlemlerinde hız kazandıracak sistemler geliştiriliyor. Tüm bunlar yeni yatırımlarla, insan gücümüzün daha da geliştirilmesiyle oluyor.
Gıda servis zincirlerinde, Türk damak tadına uygun yeni ürünler geliştiriliyor, tüketiciyi çekmek için etkinlikler düzenleniyor. İyi-sağlıklı ürün kavramı yaygınlaşıyor, doğal ürünlerin ağırlığı artıyor. Ürünlerin izlenebilirliği, tüketici şikayetlerinin değerlendirilmesi gibi hizmetler, farklılık yaratmada öne çıkıyor.  2017 yılında yatırımlarımızı planlarken tüm bu konuları dikkate alıp özenle değerlendireceğiz.

Gıda perakendeciliği sektörünün yaşadığı temel sorunlar neler? Bu konu ya da konularda ne gibi çözüm önerileri sunabilirsiniz? 
Sektörümüzün en temel sorunu, haksız rekabet… Tamamıyla kayıtlı ve denetlenebilir şekilde tüm operasyonlarını sürdüren modern perakendecilerin, kayıtsız çalışan, vergisini düzgün ödemeyen, işçisinin haklarını tam sağlamayan bir kesim ile rekabet içinde olması çok üzücü. Gıda fiyatlarındaki artışlar ve sebze-meyve fiyatları gibi konularda maalesef halen modern gıda perakendecilerinde hedef gösteriliyor. Halbuki tüm pazara baktığımızda gıdanın içinde modern kanalların payı yüzde 25-26 seviyelerinde. 
Kendi içimizdeki sıkıntılara baktığımızda, istihdam yüklerinin ve işgücü sirkülasyonunun yüksekliği öne çıkıyor. Sektörümüz, yoğun bir istihdam sağlarken, kariyer fırsatlarının maalesef yeterince değerlendirilememesinden dolayı sirkülasyon çok fazla. Bunun için hem üyelerimiz hem de derneğimiz, eğitim-istihdam projelerine ağırlık veriyor. İSMEK Perakende Okulu, E-Learn Retail uzaktan eğitim programımız, İŞ-PER Kariyer Platformumuz ve son olarak PERAVOC Perakendede Mesleki Yeterlilik Belgelendirme Merkezi projelerimiz, bu amaçla sürdürdüğümüz başlıca projeler.
Sektörün oturmuş süreçlerine uymayan ve hızlıca yürürlüğe alınan bazı mevzuat da sıkıntı yaratabiliyor. Ancak Bakanlıklarımız ve yerel yönetimlerle ilişkilerimiz sayesinde, GPD’nin görüşlerine başvuruluyor olunması ve özel sektörle işbirliklerinin artması, sevindirici. 

AVM ve perakende sektörlerinin gündeminde olan, kiralamanın döviz üzerinden olmasından kaynaklanan sorunlara yönelik görüşleriniz nelerdir? Ortak bir çözüm için neler yapılabilir?
AVM’ler ve mağazacılar, her zaman aynı gemide yer aldılar. Perakendenin birbirinden ayrılmaz bu iki oyuncusu, şimdiye kadar ortaya çıkan her soruna ortak bir akılla çözüm geliştirdiler. Bu sorunun da çözümünün ortak akılla bulunacağını düşünüyoruz. Döviz kurlarındaki dalgalanma nedeniyle belirsizlik, kira ve diğer maliyetlerdeki kontrolsüz artış, sektörün bir sorunu. AVM yönetimleri, doğal olarak kendi yatırımlarını da koruyacak şekilde, kiracılarına kur sabitleme veya indirim gibi düzenlemelerle zaten yardımcı oluyorlar.

Son olarak 2008 yılından bu yana sektörün nabzını tutan ve bu ay 100. sayısını çıkartan Mall Report dergisi hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?
İlgiyle takip ettiğimiz ve sektörün farklı taraflarından görüşlerini izleyebildiğimiz Mall Report dergisinin 100. sayısını kutlarız. Sosyal medyanın ve dijital yayınların yanı sıra rakip dergilerin de çoğaldığı bir ortamda, 100 sayıya ulaşmış ve kalitesini devamlı artırmış yayınızda, başarılarınızın devamını dileriz.

n

Yukarı