Ana içeriğe atla

ops

TEKNOLOJİNİN SONU YOK ANCAK 50 SENE SONRA DA ATLIKARINCA VAR OLACAK

16.11.2017 - 15:21

BOWLINGO VE PLAYPARK ŞİRKET SAHİBİ FATİH KEÇEBİR,  “OYUN SEKTÖRÜ, ULAŞILMASI ZOR OLANI VE KORKULANLARI TEKNOLOJİYİ KULLANARAK, SANAL GERÇEKLİK OLARAK BİZLERE SUNUYOR” DEDİ.

Değişen ve dijitalleşen tüketici isteklerine göre eğlence sektörünün dünyadaki gelişimi ve Türkiye’deki yansımaları neler? 
Öncelikle belirtmek gerekir ki teknoloji ile ilgili artık dünyada nasıl ya da Türkiye’de ki yansımaları nasıl sorularının cevabı eskisi gibi değil. Türkiye her konuda olduğu gibi eğlence sektöründe de teknolojiyi son derece yakından takip etmekte. Dünyada eş zamanlı ne varsa burada da var aslında. Ama dijitalleşen tüketici isteklerini ayrıştırmak gerekli. Eğlence gruplarını yani bilinen adı ile oyuncakları da otomobiller gibi düşünmek lazım. Arabalarda; son teknoloji, yüksek güçlü, konforlu ve güvenli araçlar talep edildiği gibi nostaljiden ve klasikten de hiçbir zaman vazgeçilemiyor. Eğlence sektörü de benzer aslında. Teknolojiyi en yakından takip eden, maksimum derecede oyuncak üretiminde bunu kullanan ama bir o kadarda klasiklikten ve gelenekçilikten vazgeçmeyen bir sektör. 

Teknoloji ve sanal gerçeklik eğlence alanlarını nasıl şekillendiriyor? 
Geleneksel oyuncaklar sektörde yerini korumaya devam ederken, son teknoloji oyuncaklar ve bunların son örneği olan sanal gerçeklik çok sağlam bir şekilde sektörde yerini almakta. Aslında bir paylaşım var. Hiçbir zaman top havuzları, kaydıraklar, salıncaklar, atlıkarıncalar gibi oyun grupları sanal olmayacak çünkü gerçeği çok daha zevkli ve en önemlisi ulaşılabilir ve riski yok. Ama ne zaman siz bir roller costerdan korktuğunuz halde binmek isterseniz ya da uzay boşluğunda bir uzay gemisi ile uçmak ister ya da denizin 500 metre altında gezinmek isterseniz işte o zaman devreye sanal gerçeklik giriyor. Yani normalde yapamayacağınız ya da yapmaya cesaret edemeyeceğiniz her şey sanal gerçekliğin hammaddesi aslında. Ve sanal ama bazen gerçekten daha canlı olan teknolojinin bize sağladığı imkan en çokta eğlence sektöründe etkisini gösteriyor.

Gelecekte eğlence sektörünü sizce neler bekliyor? Sektörde daha ne gibi değişimler söz konusu olabilir?
Dediğim gibi klasik ve gelenekçi oyuncaklar hiçbir zaman yok olmayacaklar. Bundan 50 sonrada bence hala atlıkarıncalara biniyor olacağız ama teknolojinin getirdiği oyuncaklar nerelere kadar gider inanın onu buradan kestirmek çok zor. Her yeni çıkan üründe evet bu son nokta artık diyorsunuz ama üreticiler her seferinde çok daha iyisini yaparak sizi şaşırtıyorlar. Bu aşamada bir şey daha eklemek istiyorum ki yerli üreticilerimizde inanın bu konuda son yıllarda çok fazla yol kat ettiler. Ve imkanlar dahilinde dünya pazarını da zorlayacaklarına eminim.

ops

Yukarı