Ana içeriğe atla

ops

SEYYAR SATICILIKTAN ZİNCİRLEŞMEYE UZANAN BAŞARI ÖYKÜSÜ

06.10.2017 - 15:03

1990 yılına dayanan bir serüven Kahta Çiğköfte’nin kuruluşu…  12 yaşında, seyyar araba ile ticaret yolculuğuna başladığını belirten Kahta Çiğköfte Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Güzelaydın, o günleri ve Kahta Çiğköfte’nin geçirmiş olduğu evreleri şu şekilde anlatıyor; “İstanbul’a geldiğim zaman 12 yaşındaydım. O yıllarda Adıyaman’dan İstanbul’a gelip iş bulmak zordu, geldiğimiz zaman iş bulamadık. Amcamın bir restoranı vardı. Onun kapıda, tezgahta sattığı çiğköfte bize ilham kaynağı oldu. Amcam bize birkaç tane dürümü tepsiyle verip, bu dürümleri kahvelerde satarak, iş bulana kadar geçimimizi sağlamamızı söyledi. İlk etapta 30 dürüm verdi ve bir saatte onları sattım. Amcam tepsiyi boş görünce düşürdüğümü, zabıtaların aldığını düşündü. Sattığımı söyleyince çok şaşırdı ve aynı gün 30 dürüm daha verdi satmam için. O gün 60 dürüm sattım ve amcam, ‘Senin iş aramana gerek yok, sen işini buldun’ dedi. Yaklaşık 6-7 ay bu şekilde satış yapmaya devam ettim. Çokta iyi para kazanıyorduk. Ancak bir süre sonra amcam restoranını devretmek zorunda kaldı. Ben işimi bulmuştum ve o saatten sonra başka bir yerde işçilik yapmak mantıklı gelmiyordu. Çünkü insanların bir haftada kazandığını ben bir günde kazanıyordum. Kendime seyyar bir araba aldım. O dönem Aksaray, Beyazıt meydanlarından Bayrampaşa’ya doğru geldik. ‘Elit kesimlerde çiğköfteyi satmalıyım’ düşüncesiyle Levent Meydanı’na gittim ve orada seyyar olarak satış yapmaya devam ettim. 2-3 ay gibi bir zamanda sosyete dediğimiz insanlar seyyar arabamın önünde kuyruk oluşturdu. 2001 yılına geldiğimiz zaman artık bir çiğköfte dükkanının açılması gerektiğini düşündük. Tabi bunu yaparken abim ve birkaç arkadaş daha yanımdaydı. Her birimiz farklı noktalarda satış yapıyorduk. Çiğköfte dükkanı açma fikrimiz herkese komik geliyordu. Öyle ki kiralamak istediğim dükkanın mal sahibi bir gece beni aradı ve bana ‘gel paranı geri al’ dedi. Çiğköftenin bir dükkanı olabileceğine ve kazanabileceğine inanmıyordu. Ramazan ayında dükkanı açtık ve 3 saatte çiğköfte tükendi. Paramı geri vermek isteyen mal sahibi de çiğköfte sırasına girmişti o gün. O yıllarda çiğköfteyi elle yoğuruyorduk. 2 sene sonra artık yoğun bir talep vardı ve bir mühendise ufak çaplı bir makine yaptırdık. Bu sayede insan gücü azaldı. Bu işi artık daha profesyonel yapmaya karar verdik ve bayilikler vermeye başladık. 2011 yılında Adil El Gıda’yı kurdum. Adil El Gıda bünyesinde; Burak Lavaş fabrikası, tavuklu ve nohutlu pilav yapan Resul Usta ve Adıyamanlı Çiğköfteci Bilal Usta olmak üzere dört tane markamız var. Bu sene de bin 800 metrekarelik fabrikamızı kurduk ve bütün markalarımızı buraya taşıdık.”
Girişimcilerden markaya talebin yoğun olmasına bağlı olarak şubeleşme kararı aldıklarını söyleyen Güzelaydın, “İlk etapta Mecidiyeköy’den talep geldi ve orada bir şube açtık. Ayrıca Şirinevler, Büyükçekmece merkezlerinde de birer şube açtık. 2005 yılına geldiğimiz zaman 5-6 tane dükkanımız vardı. 2011’den sonra atağa geçerek, bayi sayımızı artırdık. Şu an da Türkiye genelinde yaklaşık 330 tane şubesiyle hizmet veren bir şirket haline geldik. Hayalim olan Nispetiye Caddesi’ne de dükkanımı açtım” dedi.

LEZZET SIRRI YÖRESELLİĞİNDE 
Kahta Çiğköfte’nin lezzetini yöresel olmasına borçlu olduğunu belirten Güzelaydın sözlerine şu şekilde devam etti:  “Bizim biberimiz Kahramanmaraş’tan geliyor. Üretici topluyor, değirmende öğütüp bize gönderiyor. Bulgurumuz ve salçamız Gaziantep’ten; baharat çeşitlerimiz İslahiye ve Mersin bölgesinden geliyor. En önemli noktamız baharat. Hazır baharat kullanmıyoruz, ham olanı direkt üreticiden satın alıp biz kendimiz öğütüp, üretiyoruz. Lezzetimizin sırrı da bu…” 

AYAĞA HİZMET…
Franchise verdikleri şubeleri kendi yerleriymiş gibi benimsediklerini ve bu ayrıntıya göre çalışmalar yaptıklarını dile getiren Güzelaydın, “Bir yere tabelayı asınca orası artık sizin prestijini etkiliyor. O nedenle franchise verdiğimiz dükkanlara hassasiyet gösteriyor, bu yerlerin doğru bir yatırım olmasına dikkat ediyoruz. Amacımız hem karşımızdakine hem de kendimize kazanç sağlamak. Anlayacağınız ‘kazan-kazan’ mottosuyla hareket ediyoruz” açıklamasını yaptı.
Bazı firmaların girişimcilere çok ağır şartlar sunduğunu, Kahta Çiğköfte’nin ise sözleşme yaparken elini taşın altına koyduğunu belirten Güzelaydın, “Mesela ben şubeye ürün temin edemezsem, ürün kargoya takılsa vs. bende karşı tarafa tazminat ödemek zorundayım. Bizim sözleşmemizde sadece ‘bu işi yaparken başka markaya geçemez ve bizden izinsiz ürün satamaz’ şartı bulunuyor. Eğer şube iş yapamıyorsa hiçbir tazminat almadan, sözleşmeyi feshederek şube kapatılıyor” dedi ve sözlerine ekledi: “Biz franchise’larımızın ayağına hizmet götürüyoruz. Ürünlerini temin ediyor ve eğitmenlerimiz yoluyla onları sahada eğitiyoruz. Girişimciler eğitimlerde çiğköftenin gramajını, dürümünü, saklama koşullarını, temizliğini ve hijyenini öğreniyorlar.”

2017 HEDEFLERİNE ULAŞILDI, 2018 İÇİN YENİ PLANLAR YAPILIYOR
2017 yılına başlarken fabrikalarını büyütme hedeflerinin olduğunu ve bu hedefe ulaştıklarını söyleyen Güzerlaydın, ayrıca bu yıl için 10 şube açmayı planladıklarını ve bu 10 şubenin 6 tanesini açtıklarını belirtti. Geriye kalan 4 şubenin ise yılbaşına kadar açılması planlanıyor. Güzelaydın 2017’ye dair diğer planlarına yönelik ise şunları söyledi: “2017 yılında 50 tane franchising verme hedefimiz vardı, bu hedefe de neredeyse ulaşmış durumdayız. Önümüzdeki ay CNR’da düzenlenecek Bayim Olur Musun? fuarına katılacağız, buradan da olumlu geri dönüşler alacağımız kanaatindeyiz. 2018 yılında dünyaya açılmak gibi bir hayalimiz var. Son olarak uzun vadede Çorlu Sanayi’de bir imalathane kurmayı planladığımızı da söyleyebilirim.”

ops

Yukarı