Ana içeriğe atla

playpark

 

MALLREPORT

“SEKTÖRDEKİ TÜM PAYDAŞLARIMIZI DESTEKLİYORUZ”

19.12.2018 - 18:18

ECE Türkiye CEO’su Stefan Zeiselmaier, “bu sektörün geleceğinde yer alabilmek için tüm paydaşlara çok farklı unsurları bir arada sunabilmek gerekiyor” dedi ve 11 farklı ülkedeki 200 projeleriyle Türk markaları için uluslararası bir büyüme platformu olduklarını söyledi. 

Perakende Günleri’nde karşılaştığımız ECE Türkiye CEO’su Stefan Zeiselmaier ile sektörü masaya yatırma fırsatımız oldu. Tüm paydaşlarıyla birlikte Türkiye’de çok güçlü bir alışveriş merkezi ve perakende sektörü olduğunu belirten Zeiselmaier, uzun vadeli stratejilerle hareket etmenin önemini bir kez daha belirtti.

Sektörün bugünkü durumunu değerlendirmenizi istersek, neler söylersiniz?
Türkiye’de çok iyi alışveriş merkezleri var. Fakat özellikle bazı bölgelerde profesyonellerce geliştirilip işletilmeyen projelerin yarattığı birtakım sorunlar da bulunmakta. Bu sorunlar, makroekonomik göstergelerin seyrine göre zaman zaman daha belirgin hale de gelebiliyor. Hem yatırımcı hem de hizmet sağlayıcı olduğumuz için bu sorunları ve çözümlerini çok iyi biliyoruz. Kendini ispat edebilmiş projeleri incelediğimizde, başarılarının temelinde uzun vadeli stratejilerin ve perakendecilerimizin emeğinin olduğunu görüyoruz. 
Biz her zaman perakendeci ortaklarımızla omuz omuza yürüme taraftarı olduk. Yakın zamanda yaşadığımız piyasa şokundan önce dahi gerekli özveriyi göstererek onlara destek oluyorduk. Hem yatırımcı kimliğimizle yer aldığımız projelerde hem de hizmet sağlayıcısı olduğumuz diğer değerli projelerimizde ihtiyaç duyulan dengeyi sağlayabilmek ve herhangi bir tarafı tehlikeye atmadan uzun vadeli hedeflerimiz doğrultusunda ilerleyebilmek için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Marjların daralması ve artan finansman maliyetlerinin sebep olabileceği risklerin farkındayız ve bunlara karşı da önlemlerimizi almış durumdayız.

Buna ek olarak, birlikte yürüdüğümüz bu yolda onlara daha farklı imkânlar da sunmak istiyoruz. Bunların en önemlilerinden biri, 11 ülkeye yayılan portföyümüzde yer alan 200 alışveriş merkezi ile kendilerine yurt dışına açılma imkânı sunmamız. Büyük potansiyele sahip, perakende, gastronomi ve eğlence alanlarında uzman pek çok markamız var ve uluslararası çapta büyümenin ortaya çıkarttığı riskleri aşabilmeleri için onlara her aşamada destek olmak istiyoruz.

Uluslararası pazarlarda Türk markaları ile kurduğunuz işbirliğinden biraz daha bahsedebilir misiniz?
Biliyorsunuz standımızda çok güzel bir etkinlik gerçekleştirdik. Sektörün önde gelen oyuncularını ağırladık ve onlara bu uluslararası büyüme potansiyeli ile ilgili daha detaylı bilgi verdik. Yaptıkları konuşmalarla bize büyük destek olan iş ortaklarımız, Orka Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, DeFacto COO’su Serdar Ersoy ve Aymarka Genel Müdürü Eren Çamurdan’a bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bu değerli markalarımızla aktif bir şekilde işbirliğine devam ediyoruz. Ayrıca Colin’s, Kiğılı ve FLO ile de farklı aşamalarda işbirliklerimiz var. 2019 yılında bu örneklerin daha da artacağını öngörüyoruz.
Sadece Türkiye’deki perakendeci ortaklarımızla 2 bin 600 sözleşmemiz bulunmakta. Asıl büyük değer, sırf uluslararası markaları Türkiye’ye sokmaya değil, yerli markalarımızı da Avrupa’ya açmaya yoğunlaşırsak ortaya çıkacaktır diye düşünüyoruz. Böylece ülkemizin ve markalarımızın değerini artırmayı hedefliyoruz.

Alışveriş merkezi sektöründe son dönem eğilimler nelerdir?
Yatırımcı açısından bakıldığında, mevcut projelere odaklanmak için çok iyi bir zaman olduğunu söyleyebiliriz. Projelerde, konsept, marka karması, pazarlama ve sunulan hizmetler açısından çağımızın gereklerinin uygulanması, yapılacak en doğru yatırım olacaktır. Yeni yatırımlar konusunda daha seçici olunan bir döneme girdik. Bunda makroekonomik göstergeler kadar, sektörün belli bir doygunluk seviyesine ulaşmasının da etkisi var. Seçicilik sektöre uzun vadede değer kazandıracaktır ve bu sebeple asla negatif bir şey olarak değerlendirilmemelidir.

Perakende açısından baktığımızda, eğitim ve eğlencenin bir araya geldiği özgün konseptlerin önemini arttırmasını bekliyoruz. Ebeveynler, çocuklarının sadece bir şeylerle eğlenmesini değil, eğlenirken bir şeyler de öğrenmesini istiyorlar. Buna ek olarak yakın zamanda sağlık ve güzellik ile ilgili konseptlerin de alışveriş merkezlerinde daha fazla görülebileceğini düşünüyorum. Tabi ki yeme-içme de önemini korumaya devam edecek. 

Hizmet firmaları açısından bakıldığındaysa, projelerini bir platform olarak konumlayabilenlerin yakın geleceğin kazananları olacağını söyleyebiliriz. Daha fazla yan hizmet sunabilmek ve online ticaret ile entegre olabilmek bu noktada çok önemli. ECE Grubu olarak benimsediğimiz dijitalleşme stratejimiz kapsamında, internetten ayırttığınız ya da satın aldığınız bir ürünü size en yakın alışveriş merkezimizden teslim alabilmeniz veya değişimini yapabilmeniz için gerekli altyapıyı kurmaktayız. Bir yandan da alışveriş merkezlerimizdeki dinlence alanlarını iyileştiriyoruz ve yan hizmetlerimizi arttırıyoruz. Örneğin, emanet dolabı ve concierge hizmeti sunabiliyoruz veya müşterilerimize telefonları için taşınabilir şarj aleti temin edebiliyoruz. Bunlar gibi pek çok hayatı kolaylaştıran çözümümüz bulunmakta.

Alışveriş merkezlerinde başarının anahtarı sizce nedir? Başarılı olabilmek için neler yapılmalı?
Lokasyonu doğru analiz edebilmek çok önemli. Hem demografik dokuyu çok iyi süzmek hem de mevcut ve gelecek rekabeti çok detaylı incelemek gerekiyor. Lokasyon analizinin işaret ettiği doğrultuda, uzun vadeli başarı elde edebilecek bir konsept geliştirmek ve yapıya form ve fonksiyon kazandırmak gerçekten çok önemli. Buna ek olarak, makul bir fizibilite doğrultusunda yatırım yapmak da en kritik konulardan biri.

Hem yatırımcı hem de perakendeci, sürdürülebilir finansal başarı sağlayabileceği projeleri arıyor. Her iki taraf da kendine göre projelere büyük yatırım bütçeleri ayırıyor ve karşılığında yeterli müşteri sayılarını ve ciro seviyelerini tutturabilmeyi umuyor. Doğru yatırımlar, ekonomideki veya sektördeki geçici iniş çıkışlardan görece daha az etkileniyor ve daha uzun yıllar yüksek performans sunabiliyor. Lokasyon analizi, konsepti ve fizibilitesi doğru kurgulanmamış projeler ise risklere çok daha açık oluyorlar.

jj

Yukarı