Ana içeriğe atla

S

 

MALLREPORT

ÖNÜMÜZDEKİ 2 YIL KARARLILIK VE UYUMU SINAYACAK

13.05.2019 - 10:46

DOĞU’NUN EN BÜYÜK ALIŞVERİŞ MERKEZİ OLAN ERZURUM MNG ALIŞVERİŞ VE YAŞAM MERKEZİ, MNG YÖNETİM HİZMETLERİ A.Ş’NİN GENEL MÜDÜRÜ DOKTOR AYDOĞAN SÜER’İN 3. KİTABI "KAZANDIĞIN KADAR ÖDE", SEÇKİN KİTAPÇILARDA YERİNİ ALDI. PERAKENDE VE AVM’LERDE TÜM TARAFLAR İÇİN DAHA HAKKANİYETLİ BİR SEÇENEK OLAN ADİL KİRALAMANIN YAYGINLAŞMASINI HEDEFLEYEN KİTAP, BİRBİRİNDEN FARKLI PERAKENDECİLERE KENDİLERİNE EN UYGUN KİRALAMA FORMÜLÜNÜ OLUŞTURMANIN KAPILARINI ARALIYOR.

“Alışveriş Merkezleri ve Perakendede Sürdürülebilirlik” isimli kitabınız üniversitelerin de faydalandığı bir eser olmaya devam ediyor. “Alışverişin Geleceği” isimli kitabınızın ardından nisan ayında “Kazandığın Kadar Öde” isimli kitabınız çıktı. Yeni kitabınız hakkında neler söylemek istersiniz? 
Bu kitapta, sektörde örnekleri olan ama tam olarak yaygınlaşmayan adil kiralama formülünü mercek altına aldık. Bana göre, AVM ve perakende sektörü, sağlam adımlarla ilerlemek istiyorsa önce kendi içinde uyumu sağlamak durumunda. Bugün sıkıntı yaşayan alışveriş merkezlerindeki genel duruma bakacak olursak; dövizle kredi borcu ödemek durumunda olan AVM yatırımcıları zorlanıyor; enflasyon ise perakendecilerin satışlarında durgunluk riskini beraberinde getiriyor. İki taraf da kendi açısından geçmişte görülmemiş düzeyde sıkışmışlık hissederken, karşısındakine karşı tolerans geliştirmekte güçlük yaşıyor. Bu tablo içerisinde adil kiralama, her iki taraf için de rahatlatıcı bir formül. Sabit bir kira bedeline, üzerinde uzlaşılan ciro oranının eklenmesiyle oluşturulan kira formülü, iki tarafın da işine gelebilir. Kitapta bu konuya yer verdim ve farklı perakendecilere uygun alternatif formülleri anlattım. Ayrıca 2019 ve 2020 yıllarına ait ekonomik öngörülerde üzerinde tartışılmakta olan güncel iyimser ve kötümser senaryolara da yer verdim. 

kitap

Süer: AVM’lerde Başarının Sırrı, Yatırımcı ve Perakendecinin Uyumunda Gizlidir 
Dr. Aydoğan Süer açısından, önümüzdeki süreçte perakende ve AVM sektöründe, iki taraf için de kazandıran ve sürdürülebilir tek model, adil kiralama... Önerilen formül, kiracıyı kaldıramayacağı kadar zorlamayan ama para kazandığı halde sürekli yönetim ile tartışmasına da fırsat vermeyen, gayet esnek ve adil bir yöntem. 
Kazandığın Kadar Öde isimli kitap, AVM yatırımlarını doğru temeller üzerine oturtmak, AVM yönetimleri ile yatırımcılar arasında dengeyi kurmak problemlere çözümler önermek ve elbette karlılığı sağlamak konusunda yaşanan sorunlar için, benim yorumlarımı ve çözüm önerilerimi bir araya topluyor. Satış ve pazarlama, AVM yönetimi, sivil toplum kuruluşlarındaki çalışmalarım ve akademik yönden daima kendimi yenileyerek geçirdiğim 15 yılı aşan iş dünyası deneyimim ile, faydalı olacağını inandığım görüşlerimi sektörle paylaşmak istedim. 

2019 yılının ilk 4 ayını geride bıraktık. Bu yılı ekonomik açıdan nasıl görüyorsunuz? Yakın tarih için beklentileriniz neler? 
Bilindiği gibi, Türkiye’de 5 yıl öncesine kadar sürekli yeni yatırımlardan ve büyümeden konuşuyorduk. Alışveriş merkezleri, yakın tarihe kadar yatırımcıların iştahını kabartan bir alan olma özelliğini korudu. Son yıllarda ise yeni yatırımlar yerine daha çok AVM yönetimleri ile kiracılar arasındaki sorunları konuşmaya başladık. Yükselen maliyetler ve durgunlaşan tüketici talebi nedeniyle perakendede yaşanan sıkıntılar, TL ile kiralamaya geçişten sonra da hız kesmedi. Nisan ayında daha çok yerel seçimlere odaklandık. “Ekonomi iyiydi, kötüydü” derken yılın 2. çeyreğinin içindeyiz. Bu arada her gün hem Türkiye’de hem de dünyada, çok dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Dolayısıyla günlük işlerimizin ötesine geçip, parlak başarılar yaratabilmek için her şeyden önce kendi yaptığımız işlere iyi odaklanabilmemiz gerekiyor. Bana göre şu anda belirsiz koşullar içinde hedefe yürüme kararlılığını gösterebilmek, iş hayatının en çok özen gösterilmesi gereken alanı. Özellikle şirketlerin yönetici kadroları temkinli hareket etmeli. Kısa vadeli ekonomik beklentilere baktığımızda ise sektör olarak Ramazan ve bayramın olumlu etkisini arkamıza almak istediğimizi söyleyebilirim.

Perakendeci, Ortalama Aylık Ciro ile Kirayı Dengelediğinde Rahat Yürür 
Alışveriş merkezlerinde perakendecilerin başarılı olması için ödenen kiranın toplam ciroya oranının sürdürülebilir olması gerekir. Bu oran sektör bazında farklılık gösterir. Genel olarak toplam cironun içinde kiranın oranı tekstilde yüzde 15, gıdada yüzde 20 ve teknolojide maksimum yüzde 5’i geçmemelidir. 

Alışveriş Turizmi, Sektörün Önündeki En Büyük Şans 
Türkiye, 2019 yılının ilk çeyreğini yerel seçim heyecanı ile geçirdi. Seçimlerin ve hükümet tarafından açıklanan Yeni Reform Paketi’nin ardından, artık ticarete odaklanmak isteyen iş dünyası, enflasyon ve TL’nin değer kaybı gibi olumsuz unsurlarla başa çıkmak durumunda. Önümüzdeki aylarda tüketicilerin parasının ve dolayısıyla alım gücünün azalması nedeniyle iç talepte biraz daha daralma şaşırtıcı olmaz. Böyle bir ortamda likidite sorunu ve nakit akışını yönetebilmek her zamankinden daha fazla hassasiyet istiyor. Buna karşılık turizm beklentileri oldukça umut verici. Kurdaki yükseliş, yabancı ziyaretçiler için ülkemizi hem turizm hem de alışveriş açısından oldukça cazip bir konuma getiriyor. Böyle zamanlarda enseyi karartıp çekimser duran, proaktif davranamayan şirketlerin pazar paylarını rakiplere kolayca kaptırabildiklerini gayet iyi biliyoruz. Çok daha ağır ekonomik koşullarda ayakta durmuş, şartlara adaptasyonu çabuk sağlayan bir iş dünyamız var. O nedenle her dönemde oluşan fırsatlara karşı cesur yaklaşanlar zor zamanlardan güçlenerek çıkma şansını yakalayabilir. 

Alışveriş merkezlerinin geleceği konusunda en çok kafa yoran isimlerden birisiniz. Size göre küresel ekonomide bizleri neler bekliyor? 
Genel ekonomide odaklanmamız gereken başlıklar arasında özellikle dövizdeki olası iniş çıkışlar önemli. Bunun yanı sıra akaryakıt ve enerji fiyatlarının maliyetler üzerinde çok etkili olacağını düşünüyorum bu nedenle her adımda inovasyona açık durmalıyız. 
 

GGG

Yukarı