Ana içeriğe atla

 

AVM

MALLREPORT

DEĞİŞİME UYUM SAĞLAYABİLEN YENİ NESİL AVM’LER TASARLIYORUZ

18.02.2021 - 15:42

Başta WaterGarden İstanbul, Palladium Antakya ve İsfanbul AVM olmak üzere birçok alışveriş ve yaşam merkezinin mimari ve iç mimari tasarımına imza atan Görkem Volkan Design Studio (GVDS) kurucusu mimar Görkem Volkan ile değişen alışkanlıkların AVM tasarımlarına etkisini konuştuk. Değişme uyum sağlayabilen yeni nesil AVM’ler tasarladıklarını belirten Görkem Volkan, AVM projeciliği hakkında önceliklerini anlattı. 

Sizi kısaca kendi cümlelerinizden dinleyebilir miyiz? Görkem Volkan kimdir?

1998 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Restorasyon bölümünden mezun oldum. Mimarlık eğitimimi 2003 yılında Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nde tamamladım.  Mimarlık eğitimim sırasında New York’taki Pratt Institute’da kısa süreli bir sertifika programına katıldım. Meslek hayatımın önemli bölümünü çok sevdiğim Beyrut, Lübnan’da geçirdim. Katar Doha’da ve Lübnan’da konut ve ofis projeleri üzerine tecrübe kazandım. Türkiye’ye döndüğümde kendi mimarlık pratiğimi kurmaya hazır olduğuma karar verdim. GVDS’nin de uluslararası standartlarda tasarım ve proje üretme yetisinin, yurtdışında kazandığım tecrübeme dayandığını düşünüyorum.

dfdf

Firmanız Görkem Volkan Design Studio’nun kuruluş öyküsünü öğrenebilir miyiz?

GVDS, 2006 yılında kuruldu, ofisin mimari ve iç mimari proje pratiğinin çok büyük bir kısmını, büyük ve orta ölçekli ticari işletme, AVM, konut ve ofis yapıları oluşturuyor. Son 15 yılda ağırlıklı İstanbul’da olmak üzere Türkiye’nin genelinde farklı ölçeklerde yapılara imza attık. Son yıllarda üretimimiz Türkiye dışında Suudi Arabistan’da da sürdü. 

Tasarımda GVDS’yi öne çıkaran unsurlar nelerdir?

GVDS temelde “uygulanabilir ve nitelikli tasarlanmış” mimarlık ürünleri üretmeyi hedefler. Uygulanabilirlikten kastım, tüm paydaşların -yatırımcı, yüklenici ya da kullanıcı- önceliklerine uygun olacak şekilde, projenin güçlü ve narin yönlerinin öngörüldüğü bir tasarım metodolojisi uygulamaktır. Tasarım açısından çağdaş, modern, günün gereklerine ve teknolojisine uygun bir dil oluşturma gayreti içinde olduk. Vitrivius’un 2000 yıl önce bir mimarlık ürününün sahip olması gereken nitelikler olarak ortaya “yararlılık, sağlamlık ve güzellik” ilkeleri GVDS için de hala güncelliğini koruyan bir rehber niteliğinde. Bu yaklaşımımız hem tasarım hem de üretim aşamasında bize ve İşveren’e büyük avantaj ve hız kazandırmaktadır, konuyla ilgili oldukça idmanlıyız.

hj

ÖNCELİĞİMİZ YENİLİĞE AÇIK MEKANLAR TASARLAMAK

Önceliğimiz, paydaşları arasında öne çıkan, yeniliğe açık, teknolojik avantajları içinde barındıran, aidiyet hissi geliştirilen mekanlar tasarlamaktır. Her durumda, heyecanlı ve meşakkatli bir serüven olan tasarım sürecinin sonucunda bir projemizi inşaa edilmiş karşımızda görmek bizim için en büyük motivasyon oluyor.

Yine aynı şekilde üretilebilir proje çizmek ve bu projeyi tüm aşamalar için en anlaşılabilir dilde  “uygulama projesi” haline dönüştürmek bizim için oldukça önemli bir unsur, ofiste çizilen detayın yapım aşamasında nasıl başka bir hale, şekle dönüşebileceğini öngörebilmenin, zorlukları avantaja çevirmenin, olası üretim tekniklerine hakim olmak gibi tecrübeye bağlı bilgilerin, uygulama projeciliği konusundaki becerilerimizi oldukça arttırdığını söyleyebilirim.

Uygulama projesi ile malzeme tanım tariflerine ait dokümanlara aynı oranda önem vermemizdeki en büyük amaç ise; sürecin başında belirlenen konsept projenin üretim sürecinin son safhasına kadar fiziki ya da bütçesel değişkenlere karşı korunabilmesi, bunu yapabilmek için; “olası saha içi değişkenlere”  karşı malzeme ve detay bilgisi ile yerinde çözümler üretmeye açık olmak ve yerinde doğru insiyatifi alabilmek gerekiyor ki bunu da başardığımıza inanıyorum.

Tamamlanmış ve şu an devam eden projeleriniz hangileri?

İlk AVM projemiz Palladium AVM sonrasında ise sırayla; Atlas Park AVM, WaterGarden, ParkAdana, Starcity Outlet Rönevasyon Projesi, İsfanbul AVM Rönevasyon Projesi, gerçekleştirdiğimiz AVM projeleri. Bunlar dışında Brasserie ve Grill Polonez Restaurantlar, Palladium Konut, Boeing Türkiye Ofisi, Gübretaş Yönetim Ofisleri, Nida Kule Göztepe, Cidde Biyari Ofis Yapısı ve özel konutlar, başlıca gerçekleştirdiğimiz projeler.

Şu an devam eden projelerimiz ise şöyle: İstaç-Metgün Katı Atık Yakıt Enerji Yönetim Binası, Terranova A.Ş. Montenegro Konut ve Hotel Karma Yapı Projesi, Sultanahmet’te Design Hotel, zincir restoran olarak daha önceden 3 adedini tasarladığımız Brasserie Polonez ve Grill Polonez Restaurant’ları…

5

TASARLADIĞIMIZ HER AVM’NİN KENDİNE ÖZGÜ BİR İLETİŞİM DİLİ VAR

AVM tasarımlarında özgünlüğü nasıl sağlıyorsunuz?

Tasarladığımız her bir AVM ve Yaşam Merkezi’nin kendine özgü bir karakterinin ve iletişim dilinin olmasına özen gösteriyoruz. Öncelikle yatırımcının, işletme, kiralama ve yönetim firmalarının bu yapıdan beklentilerini iyi okumak gerekiyor, sonrasında projeyi sektördeki paydaşları arasında lider pozisyona getirmek için çok çalışıyoruz, ekip olarak konumuzda oldukça tecrübeliyiz ve dünyanın öncü ve güncel perakende ve yeme-içme fuarlarını, yayınlarını, mekanlarını yakından takip ediyoruz ve pandeminin olmadığı zamanlarda muhakkak bu mekanları fiziki olarak da tecrübe ediyoruz. Yani projenin kaderini tayin ederken kendi üzerimize düşen görevi en üst seviyede yerine getiriyoruz ve çok çalışıyoruz.

Bu çalışmanın karşılığını da aldığımız için çok mutluyuz. Örnek vermek gerekirse, Starcity Outlet yenileme projesi tamamlandıktan sonra kapı girişi ilk 3 ayda yüzde 27 artmakla birlikte bu değişimin perakende ve yeme içme alanlarındaki ciroya da direkt etkisi oldu, yaptığımız tasarımın yerini bulmasının fiziki bir göstergesi olarak; Yatırımcı, İşletme ve AVM kullanıcılarına ulaşmış, yerini bulmuş her proje, bizim için gerçek bir motivasyon kaynağı olmaktadır.

gf

AVM’LER’DE YENİLEME/DÖNÜŞTÜRME PROJELERİNİ ÜSTLENİYORUZ

Pandemi süreci üstü açık, doğal ışığı alan AVM’lere olan ilgiyi artırdı. Bu kapsamda AVM’lerde nasıl bir yenilenmeye gidilmeli?

İsfanbul AVM’nin yeni halini pandeminin hemen öncesinde tasarlamıştık, inşai kısım ise pandemi süresince yatırımcı, yönetim ve yüklenicilerin konuya hakimiyetleri ile sorunsuzca gerçekleştirildi, dolayısı ile süreci pandemi öncesi ve sonrası tüm aşamaları ile tecrübe etme şansına sahip olduk.

İsfanbul AVM’ye veya daha önceki bir AVM tecrübemiz olan, Watergarden Yaşam Merkezi’ne baktığımızda pandemi öncesi tasarladığımız bu yapılar, pandemi sırasında da birçok kriteri kolaylıkla sağlamaktadır. Bunu sebebi aslında GVDS’nin mesleki araştırma ve geliştirme pratiğinin büyük bir kısmını açık mekan tipi AVM’ler ve yenileme/dönüştürme projeleri oluşturmaktadır. Şunu çok iyi biliyoruz ki; “doğal ışık talebi” ya da kontrollü açık hava ve dolaşılabilir alan” isteği pandemi öncesinde de vardı, iklim koşullarındaki değişim bu talebi de mümkün kıldı açıkçası.

Pandemi tabii ki yeni kurallar getirecektir fakat yeni nesil AVM ve yenileme projelerinde bir başka önemli kriter de “online alışverişin” hızlı bir şekilde hayatımızı girmesi ile AVM’lerdeki perakende ve yeme&içme alanları arasındaki alan oranlarının değişmesi, kazanılmış emsal alanları için artık yeni işlevler, yeni bir pazarlama ve yeni bir ilişki türü icat etmek gerekiyor, bu minvalde yeşil alanların, çocuk oyun ve spor alanlarının, co-working alanların ve aile temasının ağırlık kazandığı, teknoloji ve eğlence ile iç içe yeni nesil AVM’ler tasarlıyoruz. Şu an üzerinde çalıştığım, yazdığım konular içinden örnek vermek gerekirse, restoranların içinde interaktif mutfakların olmasına, AVM içi sağlık kliniklerine, okul ya da okul öncesi sınıfların yer almasına ileriki zamanlarda çok şaşırmayacağız.

‘EV’ ÜZERİNE TASARLAMAYI SEVİYORUM

AVM projeleri dışında hangi alanlarda projeler gerçekleştiriyorsunuz?

“EV” duyunca bile hepimizi gülümseten, düşüncelere sürükleyen bir kavram, ev/konut üzerine çalışmayı, düşünmeyi, üretmeyi kişi olarak çok seviyorum. Kalabalıklaşıp, ıssızlaşabildiğimiz, saklandığımız, korunduğumuz, ailemizi kurduğumuz, kendimizi yansıttığımız kendimize ait bir tuval  “EV”. Konuya dair bu saklayamadığım hisler GVDS’ye de sirayet ediyor, biz çoğunlukla az katlı -bazen müstakil- konut ya da konut siteleri üzerine çalışıyoruz. Tekil-kişiye özel mimari ve iç mimarisini çalıştığımız “EV”ler dışında, Montenegro’daki site ya da Büyükçekmece’deki villa konutları bunlar için bir örnek.

Sizi en çok heyecanlandıran projeniz hangisi oldu?

Sanırım ilk olduğu için ya da ben daha genç olduğum için Palladium Antakya, kontrolünü üstlenmediğimiz hiçbir projeyi kabul etmiyoruz, dolayısı ile yaklaşık 18 ay her perşembe-pazar Antakya’ya gittim, sonuç olarak iyi proje çıktı. Bir diğeri Cidde’deki Biyari ailesine ait olan yönetim binasının mimari ve iç mimarisi için bu sefer 1 yıl kadar her ay 1 hafta Cidde’de bulundum, bunlar hem heyecanlı hem de kişiye ivme kazandıran tecrübeler. Şu an Montenegro’daki konut yerleşkesinin de konsept projesini bitirdik, bir sonraki aşama için de oldukça heyecanlıyız.

klk

YEŞİL ENERJİSİNİ ÜRETEN YAPILAR TASARLAMALIYIZ

Sosyal ihtiyaçlar sürekli değişiyor. Bu değişim tasarım anlayışına nasıl yansıyor?

Pandemi sonrası önümüzdeki en büyük küresel sorun “iklim değişimi ve kuraklık”. Bu sorun,  yapı üretim şeklini, yapı tasarım anlayışını oldukça değiştirecek, enerji sarfiyatı, karbon izi gibi konularda hepimiz bir takım sertifika markalarıyla çalışıyoruz fakat ne kadar işe yaradığı ortada. Bundan sonrası için, artık sadece enerjiyi doğru sarf eden değil aynı zamanda kendi yeşil enerjisini üreten yapılar tasarlamalıyız, yeni yapılar yapmak yerine “var olanı dönüştürmek” son yıllarda oldukça rağbet gören bir akım, bundan sonrası içinde artarak ilerleyeceğini düşünüyorum.

ASDAS

Yukarı