Ana içeriğe atla

playpark

 

Türkiye’deki CFO’lar Ne Panik Ne de Karamsar

15.12.2016 - 14:58

Deloitte’un CFO Anketine göre, yaşanan kalkışma ve güney sınırındaki gelişmelere rağmen, Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin CFO’ları yatırımlarda ya da istihdamda bir daralma öngörmüyorlar; yaşanan olumsuzlukları kısa vadeli görüyorlar ve uzun vadede hem ekonomiye hem de şirketlerinin performansına güveniyorlar. 

Türkiye’nin de yer aldığı 17 ülkeden bin 148 CFO’nun katılımı ile gerçekleştirilen Deloitte Avrupa CFO Araştırması'nın 2016 yılına ait üçüncü çeyrek sonuçları yayınlandı. Rapora göre, Avrupalı CFO’ların hem ekonomi hem de iş ortamı ile ilgili belirsizlik ve kaygıları devam etse de, bu CFO’lar kurumlarının 2017 yılındaki potansiyellerine iyimser bakmaya devam ediyorlar. 
Araştırmanın Türkiye sonuçlarını yorumlayan Deloitte Türkiye CFO Hizmetleri Lideri Cem Sezgin, “Bir önceki anketimizle son CFO anketimiz arasında çok uzun bir zaman dilimi olmasa da, ülke olarak başta 15 Temmuz’daki kalkışma ve güney sınırımızın ötesindeki gelişmeler olmak üzere birçok önemli olay yaşadık. Anketimizi gerçekleştirirken bu gelişmelerin CFO’lar üzerinde nasıl bir etki bırakacağını merak ediyorduk. İşte böyle bir ortamda gerçekleşen anketimizde, CFO’lar yatırımlarda veya istihdamda bir daralma öngörmediklerini ortaya koydular. Bu oldukça dikkat çekici… Demek oluyor ki CFO’lar olan biten olumsuzlukları kısa vadeli görüyor. Uzun vadede ise hem ekonomiye hem de şirketlerinin performansına güveniyor. Şirketlerin paralarını emanet ettikleri profesyonellerde bir panik veya karamsarlık havası oluşmamış. Bununla birlikte ilk çeyrekteki araştırmamızdaki temkinli tavır ve ‘bekle gör’ yaklaşımı biraz daha artmış gözüküyor” dedi.

TÜRK CFO’LARIN BEKLENTİLERİ
Finansal performans:
Şirketlerinin finansal performanslarının daha iyiye gideceğine inanan CFO’ların oranı yüzde 34’ten (ilk çeyrek) yüzde 30’a (ikinci çeyrek) inmiş durumda.
Gelir: Gelir artışı bekleyen CFO’ların oranı 2016’nın ilk çeyreğinde yüzde 71 iken, şu anda yüzde 68 olarak karşımıza çıkıyor.
Kar Marjı: Kar marjının daha iyiye gideceğine inanan CFO’ların oranı yüzde 60’tan (ilk çeyrek) yüzde 54’e (ikinci çeyrek) gerilemiş durumda.
Yatırım: Yatırımlarının artacağını belirten CFO’lar bir önceki ankette olduğu gibi yüzde 40 seviyesinde.
İstihdam: Daha önceki ankette, istihdam beklentisi yüzde 36 ile sınırlıydı. Şimdi ise yüzde 46’ya çıkmış durumda. Yani Türkiye’deki şirketlerin neredeyse yarısı, daha fazla çalışana sahip olmayı hedefliyor.
Belirsizlik: CFO’ların finansal piyasalara ve ekonomiye ilişkin belirsizlikle ilgili fikirleri neredeyse aynı seviyede.
Risk: 2016 ilk çeyreğinde daha fazla finansal risk almamak gerektiğini düşünen CFO’ların oranı yüzde 94 idi. Şu an bu rakamın yüzde 86 civarına inmesi risk iştahında bir artışa işaret etse de, gene de CFO’lar oldukça temkinli…
CFO’lar için en önemli ilk üç risk: Jeopolitik riskler, TL’deki değer kaybı ve nakit akışında bozulma…
CFO’lara göre firmalarının stratejik öncelikleri: Maliyetlerin kontrol altına alınması, maliyet azaltımı, organik büyüme…
Banka kredileri: Kredi kullanmayı cazip bulanların oranı yüzde 38’den (ilk çeyrek)  yüzde 26’ya (ikinci çeyrek) kadar düşmüş durumda.
 

playpark

Yukarı