Ana içeriğe atla

https://www.dsdamat.com/

 

MODA TUTKUNLARI SÜRDÜRÜLEBİLİR MARKALAR İSTİYOR

11.09.2020 - 09:57

McKinsey & Company, moda endüstrisini mercek altına aldı. Araştırma, tüketicilerin değişen alışkanlıkları ve beklentilerine odaklanıyor. Buna göre, COVID-19 salgını, tüketicilerin moda endüstrisinde sürdürülebilirlik beklentilerine ivme kazandırdı. Tüketiciler çevre dostu ürünlere yönelmenin yanı sıra daha az ürün satın alıyor ve online kanalları daha fazla tercih ediyor.

Yönetim danışmanlığı firması McKinsey & Company, COVID-19 salgının küresel etkilerinden en çok etkilenen endüstrilerden biri olan moda alanında bir araştırma yayınladı. Avrupa’dan 2 bini aşkın tüketicinin paylaştığı görüşlere dayanan bu araştırmaya göre, moda endüstrisi, yeni normale hazırlanırken tüketicilerin sürdürülebilirlik alanında artan hassasiyetini göz ardı etmemesi gerektiği ortaya çıktı. Araştırmaya katılan tüketicilerin üçte ikisi salgın sonrası iklim değişimine dair çalışmaların her zamankinden daha fazla önem taşıdığına inanıyor, yüzde 88’i ise çevre kirliliğinin azaltılması için daha fazla emek verilmesi gerektiğini belirtiyor.

Artan hassasiyete paralel olarak tüketiciler, çevresel etkilerini azaltmaya özen gösteriyor. Araştırma katılımcılarının yüzde 57’si çevreye daha duyarlı bir yaşam biçimi için alışkanlıklarında ciddi değişimler gerçekleştirdiklerini, yüzde 60’tan fazlası ise geri dönüşüm ve çevre dostu paket kullanımına öncelik verdiklerini ifade ediyor. Bu durum tüketicilerin satın alma tercihlerine de yansıyor. Tüketicilerin yüzde 67’si sürdürülebilir malzemeden yapılmış ürünleri tercih ederken, yüzde 63’ü de markaların sürdürülebilirlik yaklaşımlarının satın alma kararlarında etkili olduğunu belirtiyor. Tüketiciler markaların farklı coğrafyalardaki tedarikçilerinin çalışanları da dahil olmak üzere tüm çalışanlarına etik davranmalarının da önem taşıdığını vurguluyor.

 

COVID-19 ALIŞKANLIKLARI KALICI OLABİLİR

McKinsey araştırması gösteriyor ki moda endüstrisinin etik ve sürdürülebilir bir duruş kazanmasının yanı sıra değişen tüketim alışkanlıklarına da uyum göstermesi gerekiyor. Genel olarak ekonomide yavaş bir iyileşme öngörülüyor. Bu durum, tüketicilerin moda harcamalarına da yansıyor. Araştırma katılımcılarının yüzde 60'ından fazlası kriz sırasında modaya daha az harcama yaptığını söylerken, yaklaşık yarısı kriz geçtikten sonra bu eğilimin devam edebileceğini ifade ediyor. Bununla birlikte, tüketicilerin giyim ve ayakkabı harcamalarını azaltmadan önce aksesuar, takı ve diğer isteğe bağlı kategorilerdeki harcamalarını azaltmaları muhtemel görünüyor. Satın alma davranışında değişiklik yapma söz konusu olduğunda, genç tüketici segmentleri normalde satın aldıkları ürünlerin daha ucuz versiyonlarını satın almaya hazır olduklarını belirtiyor.

Öte yandan COVID-19 krizi, online kanallara yeni tüketiciler kazandırdı. Krizden önce moda ürünlerini online kanallardan satın almayan tüketicilerin yüzde 43'ü bu kanalları kullanmaya başladı. Tüketicilerin yaklaşık yüzde 28'i bundan sonraki dönemde de fiziksel mağazalardan daha az alışveriş yapacaklarını öngörüyor dolayısıyla online alışveriş trendi COVID-19 sonrası kalıcı bir eğilime dönüşebilir.

 

‘YENİ SEZON’ BEKLENTİLERİ DE DEĞİŞTİ

Araştırma aynı zamanda, moda tutkunlarının ‘yeni sezon’ beklentilerinde de değişim olduğunu gösteriyor. Ankete katılan tüketicilerin yüzde 65'i, COVID-19 krizinin bir sonucu olarak yeni koleksiyonların lansmanını geciktiren moda markalarını destekliyor. Katılımcıların yüzde 58'i ise krizle birlikte önceliklerinin değiştiğini ve ‘yeni moda’ kriterinin kendileri için önemsiz hale geldiğini belirtiyor.

ds

Yukarı