Ana içeriğe atla

playpark

 

Gönül ile duygu arasında mavi ışık yolu…

17.10.2016 - 09:58

Sevtap Kaya Nurgönül, “Genellikle soluk alır gibi yazıyorum. Yazmak benim için zorunlu ve bir o kadar da doğal bir eylem…” dedi ve sözlerine ekledi: “Ben kendimi bildim bileli hep yazıyorum. Çocukluğumdan bu güne kadar şiir, mektup, hikaye, roman, aklınıza gelebilecek her türde çalışmalarım olmuştur. Yazmak benim için nefes alma biçimi…”

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? Sevtap Kaya Nurgönül kimdir?
1974 yılında Kars’ın Sarıkamış ilçesinde doğdum. İlk ve orta öğrenimimi burada tamamladım. Halkla İlişkiler ve Tanıtım mezunuyum. Evliyim, Deniz isminde bir oğlum var. Dünyadaki en büyük üç aşkım oğlum, yazmak ve mavi. Hayatta hiçbir şeyin aşksız var olmayacağına inanıyorum. Mavi benim yaşama bakış rengim, deniz ve gökyüzü gibi uçsuz bucaksız bir özgürlükte ve mavilikte olmalı her şey.


En son çıkarmış olduğunuz Canımın Dip Mavisi kitabı hakkında da bilgi alabilir miyiz? Okuyucular Canımın Dip Mavisi’nde neler bulabilecek?
İlk kitabım Mavi İstila isimli bir şiir kitabı. Canımın Dip Mavisi ise kısa kısa öykülerden, mektuplardan, aforizmalardan oluşan bir deneme çalışması. Okuyucular bence bu kitapta kendilerinden ve hayattan kesitler bulacaklar. Kitabı okuyan okurlarımdan aldığım tepkiler hep bu doğrultuda ve çok olumlu tepkiler zaten. Canımın Dip Mavisi neredeyse on yıllık bir sürecin birikimi. Anne, öğretmen, çocuk, hayat, acı, hüzün, aşk, yani yaşama dair ne varsa bu kitapta bulabilirsiniz aslında. Zaman zaman; birebir gerçeklerden, yer yer ise hayal ve kurgudan oluşan öykülerin harmanlanması sonucunda ortaya çıkan bir eser Canımın Dip Mavisi.


Eserlerinizin konularını seçerken beslendiğiniz yerler neler? Konularınızı nasıl buluyorsunuz? Karakterlerinizi nasıl seçip oluşturuyorsunuz?
Eserlerim için özellikle bir konu arayışım bulunmuyor açıkçası. Kendimden ve hayatın kendisinden besleniyorum. İçim derin bir kuyu gibi ve ben o kuyudan özellikle çocukluğumu çekip gün yüzüne çıkarıyorum mesela. İyi bir gözlemciyim ve hayatın içinden geliyorum. Yokluğu da, varlığı da biliyorum. Hayatı ve insanları tanıyorsanız, bir de sokakları biliyorsanız, gerisi zaten su gibi akıp yatağını buluyor yazarken.


Yazarken çektiğiniz zorluklar var mı? Varsa bunlar nelerdir?
Bu konuda şanslıyım ben. Çünkü genellikle soluk alır gibi yazıyorum. Yazmak benim için zorunlu ve bir o kadar da doğal bir eylem. Yazarken çok sorunum yok ama mesela Canımın Dip Mavisi kitabı beni oldukça zorladı. Çünkü on yıl öncesinde anneme yazdığım bir mektupla, birkaç ay evvel sevgiliye veya hayata hitaben yazmış olduğum cümleleri, akışta bir kopukluk olmadan, anlatımı sekteye uğratmadan, tabiri yerinde olursa cümleleri ve hikayeleri birbirine yedirmek, giydirmek, kısacası harmanlamak kolay olmadı.


Son olarak, hangi tür kitapları ve hangi yazarları okumaktan hoşlanıyorsunuz? Kitap seçerken belirli bir tarzınız var mı? 
Her insanın hayata bir bakış açısı ve inandığı doğrular vardır. Bakış açımızın ve inandığımız doğruların ne kadar doğru olduğunu anlayabilmek için karşı görüşlere ve fikirlere de yer vermek gerekir. Bu doğrultuda da bence karşılaştırma yapabilmek ve içimizin en iyisini, güzelini, doğrusunu bulabilmek adına, her tür kitap okunabilir. Benim edebiyat tutkumun yanında ikinci ilgi alanım psikoloji. Bu sebeple, şiir, roman kitaplarının yanı sıra psikolojik ağırlıklı kitapları da okumayı çok seviyorum. Mesela Irvin D. Yalom kitaplarını okumayı çok severim. Nietzsche Ağladığında isimli kitabı beni çok etkilemişti. Keza Friedrich Nietzsche, Charles Bukowski, Edgar Ellan Poe, Dostoyevski, Tolstoy, Gabriel Marquez, Franz Kafka ve Furuğ Ferruhzad Dünya Edebiyatı’ndan okuduğum yazarlardandır. Türk Edebiyatı’ndan ise Ahmed Arif, Nazım Hikmet Ran, Orhan Veli Kanık, Oğuz Atay, Turgut Uyar, Özdemir Asaf, Didem Madak, Nilgün Marmara, Sabahattin Ali, Şükrü Erbaş, Ahmet Erhan, Cemal Süreya, Tezer Özlü, Ümit Yaşar Oğuzcan diye uzar gider bu liste… Çünkü gerçekten çok değerli şair ve yazarlarımız var.

Bildiğimiz kadarıyla büyük bir AVM’nin yönetim kadrosunda uzun yıllardır görev alıyorsunuz. Ancak bir edebiyat tutkunuz da söz konusu… Peki, bu edebiyat aşkı ve tutkusu nereden geliyor?
Evet, uzun yıllardır büyük bir AVM’nin yönetim kadrosunda görev almaktayım. Oldukça zor ve stresli bir iştir hizmet sektörü, bunun yanı sıra güzel tarafları da var tabi ki… Ben kendimi bildim bileli hep yazıyorum. Çocukluğumdan bu güne kadar şiir, mektup, hikaye, roman, aklınıza gelebilecek her türde çalışmalarım olmuştur. Yazmak benim için nefes alma biçimi…

playpark

Yukarı